Bodrum Kalesi efsanesi

Bodrum Kalesi efsanesi

Bodrum Kalesi efsanesi

Bodrum, dediğimizde birçoğumuzun hayatlarında yerini almış, güzel anılar zihinlerde canlanacaktır. Bu ayki yazımda; Bodrum’ un eşsiz değerleri arasında kabul gören kalenin tarihini yazmak sizleri geçmişe dair kısa bir yolculuğa çıkartmak istedim.

Bodrum, tarihçilere göre üçbin beşyüz yıllık tarihi ile coğrafi açıdan bir yarımadadan oluşan liman kenti olmaktadır. İlk yerleşimlerin Milattan önceki çağlarda olduğu bilinmektedir.  Öyle bereketli ve güzel bir coğrafya olmuş ki; Dönemin güçlü tüm medeniyetleri şehri ele geçirebilmek adına birbirleri ile hep savaşmışlar. Antik dönemden tanıdığımız ünlü yazar Homeros, Halikarnasos’a (Bodrum); “Ebedi Mavilikler Cenneti” adını vermiştir.

Bu güzel liman kenti adı Antik dönemde Halikarnasos olarak bilinmiştir. Antik dönemden günümüze; Lidya, Karia, Pers, Dor, Helen, Roma, Bizans ve Osmanlı uygarlıklarının hakimiyeti altında olmuştur.

Bodrum’ da yetişmiş olan; Tarih yazarlığı denildiğinde ilk akla gelen ünlü tarihçi Heredotos ((M.Ö. 484) o dönemde ada şeklinde olan kale yerinin Dorlar tarafından kurulduğunu yazmaktadır. Dünya tarihinde önemli yeri olan ilk kadın deniz amirali I.Artemisia’ da bu şehrin yetiştirdiği özel kişilerden olmuştur.

Bodrum ismi kaleyi inşa eden St. Petrium şövalyelerinden gelmektedir.              

Bodrum’ u hakimiyeti altında tutan Rodos Şövalyeleri döneminde bölgede Türkler’ de yaşamaktaymış. Bu dönemde şehrin adı Bodrum olarak telaffuz edildiği rivayet edilir.

 Bodrum Kalesi Tarihi Süreç;

Osmanlı’ nın, Anadolu’ da topraklarını genişletmek adına girdiği savaşların etkisi ile Osmanlı’ ya karşı şehri korumak için kalenin yapımına başlandığı bilinmektedir.  St Jean Şövalyeleri tarafından inşa ettirilen, Bodrum kalesi yapımına 1402 yılında başlanmış olsa da, bitmesi 120 sene sürmüş ve 1522’ de inşası bitmiştir. Kale’ nin ilk ismi Aziz Peter Kalesi olmuştur.  Kalenin inşasına başlanırken, bölgede savunma için Dorlar döneminden kalan küçük kale burçları ve 11.yy’ dan kalan Selçuklu kalesinin bu alanda bulunduğu ifade edilmektedir. St Jean Şövalyeleri tarafından 1402-1522 yılları arasında kontrol edilen kalede; Fransız, İtalyan, İngiliz, Alman ve İspanyol (Yılanlı) kuleleri yer almaktadır. En yüksek kule ise Fransız kulesidir.

Şehir XI. Yüzyılın son çeyreği itibariyle Türklerin kontrolüne geçmiştir. Rodos adasını, Kanuni Sultan Süleyman’ ın fethi ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu toprağı olmuştur.

Müttefiklerin yenilmesi sonucu mağlup olunan I. Dünya savaşı sonrası İtalyan işgali başlamış ve Kurtuluş savaşı sonrası işgal sona ermiştir. Kale, 19 yy sonlarında bir dönem hapishane olarak kullanılırken hamam eklenmiştir. Hamam, Osmanlı eseri olma özelliğini içerir. 1960 yılında Sualtı Arkeoloji müzesi olarak hizmete alınmıştır.

 Bodrum Kalesi Hakkında;

Kale yapılırken, yıkık halde olan dünyanın yedi harikasından sayılan *Mausoleion’un taşlarının kullanıldığı ifade edilir. (“Halikarnas Mozolesi (ya da Mausoleion), Kral Mausolos adına karısı ve kız kardeşi Artemisia tarafından Halikarnassos‘ta yaptırılmış mezar”)

Kale, iki liman arasında kayalıklar üzerine kurulmuştur. Dorlar döneminde ada şeklinde olan kale bölgesi sonraki dönemlerde kara bağlantısı ile yarımada durumuna dönüşmüştür.

Savaş anında kuşatmalarda su teminini rahat sağlayabilmek adına iç kale içerisine yapılmış 14 adet sarnıç yer almaktadır.

İç kale mevkii alanına ulaşmak için 7 kapıdan geçilir. Her kapının üzerinde farklı anlamlar içeren ejderha, aslan gibi figürler yer almaktadır.

Kalenin iç güvenliğini tesis için yaptırılmış olan; takviye edilen çift duvarları arasında su hendeği üzerinde asma köprü, kontrol kulesi yer almaktadır. Ayrıca Sultan II. Mahmut tuğrası da bu bölümde yer almaktadır.

Sultan II. Beyazıd’ a karşı başarısız bir kalkışma gerçekleştiren kardeşi Cem Sultan şövalyelere sığınmış bir süre kalede ikamet etmiştir.

Kale içerisinde yer alan dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Sualtı Arkeloji müzesi;                  1995 yılında Avrupa’da Yılın Müzesi Yarışması’nda “Özel Övgü” ödülüne değer görülmüştür.

Müze içerisinde 14 adet sergi salonu bulunmaktadır. Doğu Roma gemisi, Amphora sergileri, Cam batığı, Cam salonu, Uluburun batığı, Sikke ve Mücevherat salonu, Karya Prensesi salonu, Alman kulesi içerisinde yer alan; işkence odaları yer almaktadır.

Müze, sahip olduğu Amphora sayısı itibariyle; Dünyanın en zengin Doğu Akdeniz amforaları koleksiyonuna sahiptir.  Dünyanın en eski batığı batık gemisi olarak kabul gören; 3 ton cam ile çıkarılmış Serçe Limanı batığı ve diğer önemli Yassıada, Şeytan Deresi batıkları da müzede sergilenmektedir.

 

Halikarnas Balıkçısı olarak bildiğimiz; Cevat Şakir Karabağaçlı (1886-1973)

Hikaye ve roman yazarımızı anarak yazımı bitirmek isterim.  Mahkumiyetini kalebent olarak geçirmek üzere Bodrum’ a sürgün edilmesi sonrası bir Bodrum aşığı olmuştur. Bugün göğe doğru uzanan meydan ve liman bölgesinde yer alan o dev ağaçları o ekmiş ve baba sevgisi ile onlara şefkat ve ilgi göstermiştir.  Bu vesile ile yazılarında bize verdiği ilham ve tüm katkılarından ötürü minnet ve şükran duygularımla…

 

Murat Söker

neexss@gmail.com

intagram: murat_soker

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir