Mercedes-Benz EQC Stockholm’de dünya prömiyerini gerçekleştirdi

Mercedes-Benz’in yeni ürün ve teknoloji markası EQ altında satışa sunulan ilk modeli EQC, 4 Eylül Salı akşamı Stockholm’de gerçekleştirilen lansman ile dünyaya tanıtıldı. Mercedes-Benz EQC, elektromobilitede markanın geleceğine dair çok önemli bir rol üstleniyor. İki elektromotoru toplamda 408 BG güç üreten, dört tekerlekten çekişli EQC, NEDC formuna göre yaklaşık 450 km’lik menzil sunuyor. Evde veya halka açık alanlardaki AC tipi prizden de şarj edilebilen EQC’nin bataryaları, hızlı şarj istasyonlarında yüzde 10’dan yüzde 80’e sadece 40 dakikada doldurulabiliyor.
Mercedes-Benz elektromobiliteye yönelik yeni ürün ve teknolojilerini sunduğu yeni EQ markasını, ilk kez 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtmıştı. 2019 yılı ortalarında Batı Avrupa’da satışa sunulacak EQ markasının altında tanıtılan ilk otomobili EQC modelinin, Türkiye’de ise 2020 yılında yollarda olması planlanıyor.

Kesintisiz, net ve renkli vurgulara sahip tasarımıyla öne çıkan Mercedes-Benz EQ markası, yenilikçi lüks (Progressive Luxury) tasarım dilini kullanırken yenilikçi elektrikli otomobil görünümünün de öncülüğünü yapıyor. Kalite, güvenlik ve konfor gibi konulara sadık kalan EQC, elektrikli otomobillerin Mercedes-Benz’i konumunda bulunuyor ve sahip olduğu niteliklerin toplamıyla bunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Tüm bu nitelikleri, ön ve arka aksta birer tane olmak üzere toplam iki elektromotorun ürettiği 300 kW (408 BG) gücün sağlamış olduğu dinamik performans tamamlıyor. Sistem son derece gelişmiş mühendislik çözümleri sayesinde NEDC normuna göre yaklaşık 450 km’lik bir elektrikli menzile imkân tanıyor. EQ ayrıca “Mercedes me” ile hayatı kolaylaştıran kapsamlı hizmetler sunuyor ve elektromobiliteyi günlük sürüş için uygun hale getiriyor. EQC, Daimler bünyesindeki yeni bir mobilite döneminin başlangıcını simgeliyor.
Yeni ürün ve teknoloji markası EQ altında satışa sunulan ilk Mercedes-Benz modeli olan EQC, marka için klasikleşmiş olan birçok tasarım detayına ve renk vurgularına sahip. EQC, gerek iç mekânda, gerekse de dış tasarımda ilerici lüks tasarım dilini kullanıyor. Birbirine zıt dijital ve analog öğelerin bir arada kullanılmasıyla duyguları harekete geçiren çarpıcı bir tasarım ortaya çıkıyor.

Yeni EQC, bünyesinde barındırdığı kaslı ve gösterişli gövde orantıları ile crossover SUV olarak sınıflandırılıyor. Geniş tavan çizgisi, yüksek omuz çizgisine sahip dar yan camlar ve arkaya doğru eğimli tavan çizgisinin ortaya çıkarttığı coupé benzeri arka kısmıyla görsel olarak SUV ile SUV Coupé arasında bir görünüm sunuyor.
Önden bakıldığında farları ve ön ızgarayı çevreleyen siyah panel yüzey dikkat çekiyor. Bir ilk olarak siyah panelin üst kenarı fiber optik bir hat ile dolduruluyor. Söz konusu hat, gündüz farlarını birbirine bağlaması ile karakteristik bir Mercedes-Benz özelliği olarak öne çıkıyor. Bu yapı karanlıkta neredeyse kesintisiz bir ışık bandı oluşturuyor. Standart olarak sunulan MULTIBEAM LED ön farların iç yuvaları ve tüpleri çok parlak bir siyah renge sahip. Beyaz zemin üzerine mavi şeritler ve mavi tonlardaki MULTIBEAM gibi zıt renk vurguları bu modelin yeni EQ ailesinin bir üyesi olduğunu teyit ediyor.
Yeni Mercedes-Benz EQC, premium elektrikli araç görünümüne öncülük eden, son derece kaliteli bir iç mekânla dikkat çekiyor. Gösterge panelinin üst sınıf amplifikatörün soğutma kanallarını andıran panjurlu kenarları buna iyi bir örnek niteliği taşıyor. Araçtaki gösterge paneli sürücü odaklı bir kokpit mimarisi ortaya koyarken, Mercedes-Benz markasının karakteristik kanat profili sürücü bölgesinde kesintiye uğrayarak asimetrik bir görünüm sergiliyor. Kokpitin en önemli görsel unsurlarından birinin bulunduğu yer tam da burası. Bu bölüm rosé-gold aplikasyonlar da dahil olmak üzere bünyesindeki tüm detaylarla ileri teknoloji üssü gibi görünüyor.
Güç kaynağı: Dinamik performans verimlilikle buluşuyor
Yeni ürün ve teknoloji markası EQ altında satışa sunulacak olan ilk Mercedes-Benz modeli EQC’de tamamen yenilikçi bir dört tekerlekten çekiş sistemi devreye giriyor. Sistem her bir aksta birer adet olmak üzere iki adet kompakt elektromotordan oluşuyor. EQC böylece dört tekerlekten çekişli bir aracın sürüş karakteristiğini sunabiliyor.
Tüketimi azaltmak, son derece etkili bir performans sunmak üzere elektromotorlar farklı bir şekilde konumlandırılıyor. Ön akstaki elektromotor düşük ve orta güç gereksinimlerinde mümkün olan en yüksek verimlilik seviyesini sunacak şekilde ayarlanırken, arka aks salt dinamizm sunmak üzere ayarlanıyor. Ön ve arka akstaki elektromotorlar toplam 300 kW güç ve 765 Nm tork kullanıma sunuyor.

Mercedes-Benz mühendisleri, bir dizi ileri mühendislik çözümü ile maksimum gürültü konforu sunan bir yapı oluşturdular. EQC’nin güç üniteleri motorun şasiye ve şasinin gövdeye bağlandığı yerler olmak üzere iki farklı noktadan kauçuk takozlarla izole ediliyor. Söz konusu izolasyon yöntemi ilave yalıtım çözümleriyle destekleniyor ve böylece EQC son derece sessiz bir yaşam alanı sunuyor.

EQC’ye NEDC normuna göre 80 kWh kapasiteye sahip olan lityum-iyon bataryalar enerji sağlıyor. Elektrikli araçların tüketim ve menzil değerleri kullanım şartlarına göre değişkenlik gösteriyor. EQC, sürücüsünü her biri farklı karakteristiklere sahip COMFORT, ECO, MAX RANGE, SPORT ve INDIVIDUAL olmak üzere beş farklı sürüş programı ile destekliyor. Ekonomik sürüş modlarında gaz pedalının tepkileri sürücüyü daha sakin sürüşlere yönlendirerek enerji tüketimini düşürmeye yardımcı oluyor. Sürücü ayrıca direksiyon simidinin arkasındaki vites değiştirme kulakçıklarını kullanarak enerji geri kazanma seviyesini de yönetebiliyor.

ECO Assist sistemi sürücüye öngörülü sürüş noktasında önemli bir destek sağlıyor. Sistem örneğin hız sınırı bölgesine yaklaşma veya enerji geri kazanım sistemini daha da iyileştirme gibi durumlarda sürücüyü ayağını gazdan çekmeye yönlendiriyor. Bu amaçla, navigasyon verileri, trafik işareti tanımlama sistemi ve akıllı güvenlik yardımcılarından gelen bilgiler (radar ve stereo kamera) birbirine bağlanıyor ve işleniyor.

Şarj: Kolay ve hızlı
EQC standart olarak su soğutmalı 7,4 kW kapasiteli bir batarya ile donatılıyor. Bu batarya evde ve halka açık alanlarda AC tipi prizden şarj etme imkânı sunuyor. Bir Mercedes-Benz Wallbox kullanarak şarj etmek, şarj süresini yerel güç kaynağına oranla üç kat hızlandırıyor. EQC’de standart olan DC tipi şarj ile, örneğin Avrupa’da CCS ile şarj süresi daha da kısalıyor. EQC, şarj tipine bağlı olarak maksimum 110 kW’a kadar güç çıkışına sahip herhangi bir şarj noktasında şarj edilebiliyor. Batarya yüzde 10’dan yüzde 80’e sadece 40 dakikada doluyor (Yaklaşık veriler).
Akıllı hizmetler: Başından sonuna kadar rahat bir yolculuk
Mercedes me ile donatılan EQ bugünün ve yarının elektromobilitesine yönelik kapsamlı hizmetler sunuyor. Piyasaya sürülmesi planlanan en önemli EQC hizmetleri ve işlevleri aşağıdaki şekilde sunuluyor;
Giriş öncesi klima kontrolü: Bu özellik aracın yaşam alanının hareket öncesi arzu edilen sıcaklıkta olmasını sağlıyor. Özellik doğrudan MBUX ve “Mercedes me” uygulaması üzerinden programlanabiliyor. Isıtma pompası ve elektrik ısıtıcıdan oluşan son derece gelişmiş bir sistem kabin içi sıcaklığı önceden ayarlıyor.
EQ için optimize edilmiş navigasyon: Her zaman mümkün olan en kısa rotayı hesaplarken en kısa şarj süresini dikkate alıyor. Rota planlaması değişikliklere dinamik olarak cevap veriyor ve hem araç içinden hem de araç dışından “Mercedes me” uygulaması üzerinden gerçekleştirilebiliyor. EQ için optimize edilmiş navigasyon sayesinde Mercedes-Benz müşterileri kolaylıkla şarj istasyonlarını bulabiliyor ve Mercedes me Charge, uluslararası yollarda bile çok sayıda tedarikçinin şarj istasyonlarına kolay erişim sağlıyor. Müşterilerin bu durumda basit ve entegre ödeme fonksiyonundan yararlanabilmeleri planlanıyor.

EQC’ye özel aktif ve pasif güvenlik konsepti: EQC en güncel Mercedes-Benz sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Sunulan sürüş destek sistemleri paketinde; sürüş istikametindeki bir araç kuyruğu veya konvoya yaklaşırken öngörülü hız ayarı gibi yeni fonksiyonlar kullanıma sunuluyor. Böyle bir durumda Aktif Mesafe Yardımı DISTRONIC, bir önlem olarak hızı yaklaşık 100 km/s’ye düşürüyor. Sistem aracı, otoyoldaki araç kuyrukları ve konvoylarda ambulans veya itfaiye gibi acil durum araçların geçişini kolaylaştıracak şekilde konumlandırıyor.

EQC ayrıca pasif güvenlik açısından da en yüksek gereksinimleri karşılıyor. Mercedes-Benz, her zamanki kapsamlı çarpışma test programına ek olarak, akü ve elektrik akımı taşıyan tüm bileşen parçalarına son derece katı güvenlik standartları uyguluyor ve söz konusu standartlar yasal gereklerin de ötesine geçiyor. Elektrikli bileşenlerin ve akünün özel gereksinimlerine uyacak şekilde ayarlanan EQC’nin araç yapısı yüksek güvenlik seviyesine ulaşacak şekilde yapılandırıldı. Örneğin, ek bir alt şasi ön kısımda bulunan yürüyen aksam bileşenlerini çevreliyor ve bu bölüm normal montaj noktaları tarafından destekleniyor.

Batarya güvenliği, EQC’nin gelişiminde büyük bir titizlikle ele alınan kalemlerden biri olarak dikkat çekiyor. Yüksek güvenlik seviyesine sahip koruma uygulaması yüksek voltajlı bataryanın konumlandırmasıyla başlıyor. Araç zeminine entegre edilen batarya enerjiyi sönümleme özelliğine sahip özel bir koruyucu çerçeve tarafından çevreleniyor. Çerçeve ile bataryanın arası özel darbe emici koruma malzemesi ile dolduruluyor. Bataryanın ön tarafında bulunan bir batarya muhafazası, enerji depolama ünitesinin yabancı cisimler tarafından delinmesini önlüyor.
Yüksek voltajlı sistemin elektriksel güvenliği: Mercedes-Benz’in yüksek voltajlı sürüş sistemleri ile yaşadığı kapsamlı tecrübe, bir kaza durumunda devreye giren çok aşamalı bir güvenlik konseptinin hayata geçirilmesini sağladı. Yüksek voltajlı sistem, kazanın şiddetine göre otomatik olarak kısmen veya tamamen kapanıyor. Ayrıca acil durum ekiplerinin yüksek voltajlı sistemi manuel olarak devre dışı bırakabileceği kapatma noktaları da bulunuyor.

MBUX multimedya sistemi: EQC’ye özel fonksiyonlar
EQC; menzil, şarj durumu ve enerji akışı olmak üzere EQ’ya özel bazı bilgileri de gösteren yenilikçi multimedya sistemi MBUX – Mercedes-Benz User Experience ile donatılıyor. EQ için optimize edilmiş olan navigasyon, sürüş modları, şarj süresi ve hareket saati gibi bilgiler de yine MBUX üzerinden kontrol edilebiliyor ve ayarlanabiliyor. MBUX ekranında farklı EQ özelliklerinin gruplandırıldığı özel bir bölüm bulunuyor. Kullanıcı alternatif olarak kontrol panelinin sol alt köşesindeki bir tuşla MBUX sisteminin EQ menüsüne doğrudan erişebiliyor.

Standart geniş ekranlı dijital kokpitinin sol tarafındaki gösterge panelinde, EQC sürücüyü bir EQ karşılama animasyonuyla karşılıyor. Soldaki gösterge hızı ve hemen altındaki bölgede ise şarj durumu ve menzil gösteriliyor. Sağdaki ekranda ise güç üretimini ve enerji geri kazanım seviyesi gösteriliyor.
Ekranlar hızlanma anında araç ile doğru orantılı bir dinamizm ile hareket ediyor. Her iki göstergede beyaz bir bant, EQC’nin hız ve gücüne ilişkin görsel bir canlandırma yapılıyor. Ekranda ayrıca şarj durumu ile ilgili bir bölüm bulunuyor.
Geniş ekranlı dijital kokpitin sağ tarafındaki multimedya ekranının ana menüsünde belirli ekran ve ayarlara erişim sağlamak üzere özel bir EQ bölümü bulunuyor. Burada şarj akımı, hareket saati, enerji akışı ve tüketim bilgisi yer alıyor. EQ için özel olarak optimize edilen navigasyon ve “Mercedes me” şarj fonksiyonları ve sürüş programları multimedya ekranı üzerinden kontrol edilebiliyor.

Navigasyon ekranı şarj istasyonlarının yerini ve internet bağlantısı varsa, bunların kullanılabilirlik durumu ve açılış saatleri gibi dinamik ek bilgileri gösteriyor.
MBUX – Mercedes-Benz User Experience: Sezgisel kullanım ve öğrenme yeteneği
Bilgi ve eğlence sistemine verilen MBUX – Mercedes-Benz User Experience ismi sisteminin kullanıcı öncelikli olduğunu açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Yapay zekâ sayesinde sunulan öğrenme yeteneği bu sistemi daha da özel kılıyor. MBUX, öngörü özelliği ile kullanıcının hangi zamanda ne isteyeceğini tahmin edebiliyor. Örneğin; sürücü her hafta Salı günü annesini arıyorsa artık Salı günlerinde annesinin telefon numarası otomatik olarak ekranda gösteriliyor. Belirli bir zamanda haberleri dinlemek üzere düzenli olarak bir radyo istasyonuna geçiş yapan sürücü için ise, bu kanal artık ilgili saatte kendisine bir öneri olarak sunuluyor.

“Hey Mercedes
MBUX’un en güçlü yönlerinden biri, “Hey Mercedes” anahtar kelimesi ile etkinleşen doğal dil anlama yeteneğine sahip akıllı sesli komut sistemi. Yeni LINGUATRONIC; hedef girişi, telefon aramaları, müzik seçimi, yazılı mesajlar ile sesli mesajlar ve hava durumu tahmini de dahil birçok bilgi ve eğlence fonksiyonu dışında iklimlendirme veya aydınlatma gibi sayısız fonksiyonu da destekliyor.
Otomobillerdeki geleneksel ses kontrol sistemleri kullanıcıların belirli sabit komutlarını algılıyor. Ancak doğal konuşma tanıma özeliği sayesinde MBUX’un LINGUATRONIC sesli komut sistemi hemen hemen her türlü komutu tanımlıyor ve EQ’ya özel olanlar da dahil olmak üzere bilgi ve eğlence ile araç fonksiyonlarına yönelik neredeyse tüm cümleleri anlıyor. Örneğin, “Bir sonraki şarj istasyonu nerede?” sorusu kadar “Bataryayı nerede şarj edebilirim?” sorusu da sistem tarafından algılanıyor.

Akıllı sesli komut sistemi direksiyon üzerindeki bir buton veya “Her Mercedes” komutu ile etkinleştiriliyor. Bu sistemde insan araca adapte olmak zorunda kalmıyor, araç insana uyum sağlıyor. Sistem açık komutların dışında, dolaylı ifadeleri de anlayabiliyor. Örneğin kullanıcı, klimayı ayarını yükseltmek için “Sıcaklığı 24 dereceye ayarla” gibi net bir komut vermek yerine “burası çok soğuk” da diyebiliyor. Sistem bu durumda havalandırma sisteminin sıcaklığını 1 derece arttırırken “burası çok sıcak” komutu karşılığında 1 derece düşürüyor.

Mazda MX-5; trafik işaretlerini tanıyor


2.0 litrelik motor da biraz daha fazla tork sağlamak için ayarlandı. Güncellenmiş MX-5’i Japonya’da piyasaya sürdükten sonra, Mazda şimdi Avrupa’da…
Bu, dördüncü nesil bir süper otomobil olup, 2.0 devirli dört silindirli motor ile artırılmış devir kapasitesiyle birlikte yükseltilmiştir. Bu süper özellikli aracın motoru hafif pistonlar, geliştirilmiş giriş ve yeni krank mili ile tasarlanmıştır. Diğer değişiklik şunları içerir: yeni gaz kelebeği gövdesi, daha hafif bağlantı çubukları ve serbest akışlı egzoz.
Ekstra gücün üstesinden gelmek için mühendisler, bu süper aracı, titreşimi, gürültüyü ve sertliği azaltmak için kurulmuş çift kütleli bir volanla uyguladılar. Ek uygulama ile, bu süper aracın monte edilmiş yükseltilmiş motoru kullanıcı dostu olacak.

Akıllı Şehir Frenleme sistemi;
2019 Mazda MX 5 Miata ayrıca, engellerin yolunu taramak için lazer sensörünü gerektiren bir Akıllı Şehir Frenleme sistemi ile tasarlanmıştır. Potansiyel bir çarpışmayı tespit etme ve frenleme sistemi için otomatik olarak aracı hazırlama gücüne sahiptir. Ve bir şekilde, sürücüler fren sistemine cevap vermezse, sistem otomatik olarak frenleri uygular. Bu süper otomobilin diğer özellikleri arasında dikiz kamera ve teleskopik direksiyon bulunmaktadır.

Trafik işareti tanıma özelliği;
Sürücü dikkat uyarısı ve dikiz kamera gibi yeni kit sayesinde artık her zamankinden daha güvenli. Daha da önemlisi Gelişmiş Akıllı Şehir Fren Desteği, araç ve yayaları önceden algılayarak çarpışmaları önleyebiliyor.

“BENTLEY YÜZÜNCÜ YIL KİTABI…”

100. yılını kutlayan Bentley, özel kitaplar çıkaran yayınevi Opus’la işbirliği yaparak, markanın hayranlarının çok hoşuna gidecek sınırlı baskıya sahip bir kitap hazırladı.
Bentley’in 1920’lerdeki olağanüstü Le Mans zaferleri, geçmişin ikonik modelleri ve onları yaratan sıradışı insanları kapsamlı bir şekilde ele alan Opus kitabı sadece tarihsel bir kayıt olmanın çok ötesine geçerek Bentley’in geleceği için bir kutlama da yapıyor.

Marka ikinci yüzyılına girerken lüks otomobilin geleceğini tanımlayacak olan Bentley tasarımcıları, mühendisleri ve yöneticileri için yayıncılara eşi görülmemiş bir erişim imkanı verildi.
30 kilogram gibi ciddi bir ağırlığa sahip Bentley Yüzüncü Yıl Kitabı, daha önce hiç görülmemiş resimlerin hakkını vermek amacıyla, yarım metre kareye varan sayfalar içerecek ve boydan boya iki metre boyutunda özel katlı sayfaları da olacak.
Bentley Yüzüncü Yıl Kitabı, üç özel versiyon halinde sunulacak: “Mulliner” ve “Yüzüncü Yıl” sınırlı baskıları en büyük baskı formatında sunulurken, “Crewe” baskısı daha rahat erişilebilir bir boyuta sahip olacak. Üç baskının tümü 2019’un başında teslim edilecek.

BENTLEY – OLAĞANÜSTÜ İLK 100 YIL
1888’de doğan kurucu W.O. Bentley, bir mühendislik meraklısı olarak yetişti. W.O.’nun sonunda tüm ilgisini bir sürücü, bir mühendis ve bir beyefendi olarak kendi sıradışı beklentilerini karşılayacak otomobiller üretmeye yöneltmesi, onu tanıyan insanlar için hiç de şaşırtıcı değildi.
1919’da kurulan Bentley Motors, Eylül 1921’de ilk seri üretim modelini 1.050 sterlin karşılığında sahibi Noel van Raalte’ye gururla sundu. Otomobil, Bentley’in alametifarikası radyatör gövdesini ve Uçan “B” simgesini taşıyordu.

Bentley’in 1920’lerdeki modelleri, dönemin en karakteristik otomobillerinden bazıları haline geldi. W.O.’nun ayrıca yarış motorları geliştirmeye de merak sarmasıyla beraber, otomobilleri Brooklands, Indianapolis ve Isle of Man yarışlarında ünlü zaferlere imza attı. Bentley Boys’un efsanevi başarıları Le Mans’ta beş zafer kazandırdı.

Mütevazı başlangıçlarla yola çıkan Bentley, hem lüks hem de performans konusunda durmaksızın sürdürdüğü arayışında gücüne güç katarak büyük başarılar elde etti. İngiltere Crewe’de el yapımı üretilen Bentley, tam bir lüks İngiliz otomobil şirketi olmaya devam ediyor.

AVENTADOR SVJ REKOR KIRDI

Bu yazın sonlarına doğru tanıtılacak olan yeni Lamborghini Aventador SVJ, Nürburgring Nordschleife’de 6:44.97 tur süresiyle seri üretim otomobiller arasında tur rekorunu kırdı.

Lamborghini resmi sürücüsü Marco Mapelli’nin kullandığı kamuflajlı Aventador SVJ, 20,6 kilometrelik pistte tur süresi testine girdi. Lamborghini’nin Araştırma-Geliştirme ekibinin yönettiği teste, Pirelli teknisyenleri ve sürücüsü lastik konusunda geniş kapsamlı bir destek verdi. İç ve dışta kameralarla ve tam uzaktan ölçüm sistemiyle donatılan ve VBOX -Racelogic cihazları kullanarak süre ve GPS sertifikasyonunu yöneten Remak personelinin resmi denetimi altında bulunan Aventador SVJ’nin tur rekorunu kırma girişimi, Nürburgring Nordschleife’e özel bir seans olarak yapıldı.

Yüksek güç üretmek üzere tasarlanan Aventador SVJ’de kullanılan hafif malzemelerin de katkısıyla sadece 1,98kg/hp ile en yüksek ağırlık/güç oranına ulaşılıyor. Lamborghini’nin patentine sahip olduğu ALA 2.0 aktif aerodinamik sistemi ve aero vectoring teknolojisi, en iyi yol tutuş ve bastırma kuvvetinin yanı sıra SVJ’ye özgü yeni aerodinamik özellikler kazandırıyor.

Otomobilin geliştirilme aşamasında önemli ölçüde CFD simülasyonu kullanılarak ALA performansı optimize edildi. Benzersiz bastırma kuvveti ise Aventador’un aktif ve pasif dinamik sistemlerininin baştan sona elden geçirilerek otomobilin fiziksel sınırlarının zorlanmasını gerektirdi. Aventador SVJ için hem statik hem de dinamik sanal simülasyonlar üzerinden ALA stratejileri geliştirilirken, Nürburgring Nordschleife’de yapılan bir sanal deneme şimdiden Lamborghini Huracan Performante için daha iyi bir tur süresi ortaya çıkarmış durumda.

Aventador SVJ’nin düzenlemesi tümüyle yeniden tasarlanarak dört tekerlekten çekiş, arka tekerden yönlendirme ve ESC sistemleri güçlendirildi. Aventador LP 750-4 SV’den önemli ölçüde daha sert olan direksiyon, SVJ’de yeniden ayarlandı. Aventador SVJ’de yeni ve özel geliştirilmiş Pirelli P Zero Corsa lastikleri standart olarak bulunuyor. Sürüş süresi denemesi için opsiyonel Pirelli P Zero Trofeo R lastikeri monte edildi.

2015 yılında Lamborghini Aventador LP 750-4 SV, yedi dakikanın altında bir tur süresi gerçekleştirmişti. 2016’da ise Huracan Performante, 6:52.01 ile Nürburgring Nordschleife seri üretim otomobil rekorunu kırmış ve bu unvanı Eylül 2017’ye kadar elinde tutmuştu.

BENTAYGA PIKES PEAK SADECE 10 ADET ÜRETİLECEK

Seri üretim SUV’yla Pikes Peak Uluslararası Tırmanma Yarışı’nda net bir rekor kıran Bentley Bentayga olağanüstü performansını bir kez daha sergilemişti.
Rekor kıran sürüşü kutlamak için Bentley, sadece on otomobille sınırlı Pikes Peak Bentayga’yı üreteceğini açıkladı. Bentley’in kendi bünyesindeki özel ısmarlama ve karoser bölümü Mulliner tarafından yaratılan ve el işçiliğiyle üretilen Pikes Peak Bentayga, W12’nin dağda gösterdiği başarılara da bir saygı duruşu niteliği taşıyor.

Pikes Peak Bentayga çeşitli göz alıcı özellikler sunuyor. Yoğun Beluga siyahına veya çarpıcı Radium rengine boyanan otomobil, Radium ikincil rengiyle tamamlanan Beluga renginde, opsiyonel iki renkli 22’’ jantlara sahip. Siyah Spasifikasyonu içeren otomobilde tüm krom dış kısımlar parlak siyah öğelerle değiştirilerek, karbon fiber ayırıcı, yan etekler, difüzör ve arka spoyler ekleniyor. Göze çarpmayan Pikes Peak deseni ise ön tamponu süslüyor.

Otomobilin içinde ise Mulliner tasarım renk ayrımı, Key Lime tonlarını, koltuklardaki ve kapılardaki Alkantara dolgularla beraber Beluga deriyle buluşturuyor. Direksiyon ve vites kolunda da Alkantara kullanılırken, tavan döşemesinde Eliade kumaşı tercih ediliyor. Pikes Peak logosu karbon fiber panelleri süslüyor ve numaralı Pikes Peak kapı eşikleri iç mekanı tamamlanıyor.

Kaportanın altında Pikes Peak Bentayga, rekor kıran yarış otomobiliyle aynı motora ve şasi sistemine sahip. 600 HP güç ve 900 Nm maksimum tork sunan Bentley’in ikonik 6.0 litre çift turbo W12 motoru, kesintisiz bir dört çekiş sürüşü için sekiz vitesli otomatik ZF şanzımanla besleniyor. Adaptif hava süspansiyonu ve Bentley’in eşsiz ve dünya lideri 48V elektrikli aktif yalpa önleme kontrol sistemi (Bentley Dinamik Sürüş), üstün bir sürüş konforu ile optimum gövde kontrolü arasında mükemmel dengeyi sağlıyor. Otomobil, Bentayga Spor Egzozu ve Touring Spesifikasyonu paketiyle tamamlanıyor.

ABD ve Avrupa’daki müşteriler Pikes Peak Bentayga için siparişleri Ağustos’tan itibaren verebilecek.

Yeni Mazda6 Eylül ayında Türkiye’de…

Yeni Mazda6 Eylül ayında Türkiye’de…
Mazda’nın “KODO –Hareketin Ruhu” tasarım temasına sahip olan, motoru, şanzımanı, gövde ve şasisi ile tamamen SKYACTIV TEKNOLOJİSİ kullanılarak üretilen Mazda’nın en kapsamlı güncellenmiş modeli Yeni Mazda 6, Eylül ayında Türkiye yollarına çıkıyor.

Yeni Mazda 6, 2.0 litrelik sedan benzinli SKYACTIV-G 165 BG ve altı ileri otomatik şanzıman ile birlikte sunuluyor. Yeni Mazda6, yeni WLTP/RDE test döngüleri koşullarına ve Euro 6d Temp emisyon düzenlemelerine uyumlu . Aynı zmanda 2.0 litrelik motor düşük-orta seviye tork gücü ile yakıt verimliliği ve güçlü sürüş arasında ideal bir denge sağlıyor.

Mazda’nın yeni teknolojileri, SKYACTIV güç aktarım organının performansını ve artırılmış gövde sertliği ile sürüş dinamiğini, direksiyon ve süspansiyon sistemi revizyonları ile daha fazla aerodinamik verimlilik ve azaltılmış NVH sunuyor.

Yeni Mazda6’nın sürüş ortamı, şirketin insan merkezli tasarım felsefesine dayanarak yenilendi ve geliştirildi. Gösterge panelinde ve kapı trimindeki değişiklikler kabin içerisinde narin bir atmosfer yaratıyor. Ön ve arka koltuklar daha rahat, doğal bir duruş pozisyonu sağlıyor ve göstergelerin okunması da daha kolay hale getirildi.

Yeni Mazda6’nın yeni teknolojileri içerisinde güvenlikte de önemli gelişmeler olduğuna dikkat çeken Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul, YeniMazda 6’nın Türkiye’de 271.350 bin TL anahtar teslim fiyatı ile satışa sunulacağını sözlerine ekledi.

Yeni Mazda6’nın gelişmiş i-ACTIVSENSE güvenlik teknolojileri, Mazda Radar Hız Kontrol Sistemi (MRCC) ve Stop & Go, Adaptif LED Farlar (ALH), 360 derece Görünüm Monitörü ve Akıllı Hız Yardımcısı (ISA) sistemleriyle sürücüye daha geniş bir güvenlik desteği veriyor. Önceden tanıtılan güvenlik özellikleri ile birlikte, bu teknolojiler, sürücülerin daha geniş bir yelpazede çeşitli koşullar altında üstün güvenlik ve endişesiz sürüş keyfini çıkarmasını sağlıyor.

YENİ BENTLEY MULSANNE W.O. EDITION BY MULLINER”

Bentley Motors, yeni ve çok özel bir Mulsanne sınırlı sürümle, özel sipariş üretimin tüm güzelliğini gözler önüne seriyor. Şirketin kurucusuna bir saygı duruşu niteliğinde olan Mulsanne W.O. Edition by Mulliner serisindeki tüm otomobiller Bentley tarihinden orijinal bir parça taşıyor.
100 sınırlı sürüm Mulsanne’in her birinde, W.O. Bentley’in yıllar önceki şahsi 8 Litre otomobilinden (1930’da Bentley Motors için tasarladığı son model) alınmış orijinal krank milinin bir parçası sergileniyor.

Bentley 2019’daki yüzüncü yıl dönümüne yaklaşırken, Mulliner tasarımcıları olağanüstü İngiliz otomotiv tarihinin son 99 yıllını yansıtan yeni Mulsanne W.O. Edition’ı yarattılar. Bunun sonucunda da ortaya gerçekten eşsiz bir koleksiyon parçası çıkardılar.
Mulsanne W.O. Edition için, müşteri tercihine bağlı olarak Mulsanne serisindeki üç modelden herhangi biri seçilebiliyor. Ana özellikler arasında, Heritage Hide’dan klasik otomobillerin nostaljik havasını yansıtan, renk ayrımlı bir iç mekan tasarımı, şık Beluga siyah jantlar ve W.O.’nun kendi 8 Litre otomobiline ait krank milinden bir parçanın yerleştirildiği kolçakla beraber büyüleyici bir kokteyl dolabı veya şişe soğutucusu yer alıyor.

MULSANNE W.O. EDITION BY MULLINER – TARİHTEN BİR PARÇA
Yeni Mulsanne W.O. Edition by Mulliner, Britanya’da otomobil sektörünün “altın çağı” olarak tanımlanan bir dönemde üretilen 8 Litre’den tasarım izleri taşıyor. Sadece 100 otomobilden oluşan bu özel seri Mulliner tarafından el işçiliğiyle üretilecek.
İç mekan, 1930’lardaki lüks yaşam tarzından esinlenilen bir dizi muhteşem özellik sergiliyor ve bunların en çarpıcılarından biri de Mulliner aydınlatmalı kokteyl dolabı olarak karşımıza çıkıyor. El yapımı parçanın üzerindeki kakma işleme 8 Litre’nin geometrik ön matris ızgarasını ve farlarını resmederken, bir cam aralıktan da W.O. Bentley’in kendi 8 Litre otomobilinden bir krank mili parçası sergileniyor. İşlenmiş metalden sergileme çerçevesinin hemen altında ise bu Bentley eserinin önemini belirten bir yazı bulunuyor.
Kakma işlemeyi yapmak için farklı kaplamalar ve malzemeler kullanıldı. Dört farklı ahşap türüyle parçaya kontrast ve derinlik kazandırılırken, vurguları, imzayı ve geometrik deseni yaratmak için alüminyum kullanıldı. Her iki kenara paralel uzanan, baklava desenini andırır bordürler modern görünüme katkıda bulunurken, art deco hissini de koruyorlar. Parça, W.O.’nun imzasıyla bitiriliyor.
Lüks Fireglow Heritage ve Firglow deriden yapılan iç mekan renk ayrımı, Beluga deri detaylarla ve gizli dikişle daha da tamamlanıyor. Dark Stain Burr Walnut (Koyu Vernikli Hareli Ceviz) kaplama, küçük gösterge paneline, direksiyona ve diğer alanlara doğru uzanıyor.
Mulsanne, Fireglow kuzu yünü halılarla, cam bardaklarla, arka kapılardaki perdelerle ve arka koltuk eğlence sistemiyle tamamlanıyor.

Mulsanne W.O. Edition, olağanüstü yol varlığını Onyx boyayla (müşteriler Bentley’in kapsamlı renk paletinden başka renkler de seçebilirler), krom kaput şeridiyle ve opsiyonel krom radyatör muhafazası ve ızgarasının üstündeki zarif Flying B maskotuyla daha da güçlendiriyor. Alt tamponda, göze çarpmayan bir W.O. Bentley imzası sergilenirken, özel yüzüncü yıl arması kendinden ayarlı jant merkezlerini ve kapı eşiklerini süslüyor.

Mulsanne W.O. Edition için, müşteri tercihine bağlı olarak Mulsanne serisindeki üç modelden herhangi biri seçilebiliyor. Bu modellerin her biri zaten Bentley inovasyonunun ve işçiliğinin gerçek bir ifadesi olarak kabul ediliyor. Dünyanın en iyi el yapımı otomobili olan Bentley’in amiral gemisi modeli, lüksün ve performansın muhteşem birleşimini sunuyor.

BENTLEY 8 LİTRE – W.O. TARAFINDAN TASARLANAN SON OTOMOBİL
8 Litre, W.O. Bentley’in en iyi grand tourer’ı olarak tanımlanır. 1930’da sunulan otomobil ayrıca kendisinin Bentley Motors için şahsen tasarladığı son otomobildir.
Zamanının en büyük ve en lüks Bentley’i olan bu otomobil, ayrıca Britanya’da bulunan otomobiller arasında da en güçlü motora sahipti: Olağanüstü bir performans sunan 7.983 cc’lik bir düz sıralı altı silindirli. W.O., 8 Litre için şöyle demişti: “Her zaman ölü gibi sessiz bir 160 km/s otomobil üretmek istedim ve sanırım bunu başardım.”

GK 706 olarak kaydedilen ve üretim hattı dışındaki ikinci 8 Litre olan otomobil, W.O.’nun özel otomobili oldu. W.O., kısa dingil mesafeli 3,6 metrelik şasinin üzerine bir sedan gövdesi inşa etmesi için HJ Mulliner’i görevlendirdi. W.O. 1931’de çok sevdiği otomobilini satmak zorunda kaldı.
2006’da Bentley Motors tarafından geri satın alınan otomobil, aslına olabildiğince uygun şekilde restore edildi ve değiştirilen orijinal krank milinin parçaları bugün sembolik olarak yeni Mulsanne W.O. Edition by Mulliner sürümüne koyuldu.

BENTLEY’İN YÜZÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ – 100 OLAĞANÜSTÜ YIL
1919’da Walter Owen (W.O.) Bentley, tek bir amaca sahip bir şirket kurdu: “Hızlı, iyi ve sınıfında bir numara olan bir otomobil” yaratmak. O zamandan beri Bentley’i yönlendiren bu temel prensip, markanın hep daha ileriye gitmesini ve bugün lüks otomobil alanında bir dünya lideri haline gelmesini sağladı.

Bentley’in 100. yılının başlangıcı olan 10 Temmuz 2018 tarihinde, 2019’daki yüzüncü yıl dönümü için geri sayım başlayacak. Sadece birkaç özel şirketin ulaşabildiği bu olağanüstü kilometre taşı, şirketin geçmişini ve bugün eriştiği küresel başarıyı kutlamak için mükemmel bir fırsat sunuyor.

BMW i3S gelecekten gelmiş gibi…

BMW i3S gelecekten gelmiş gibi…
BMW’nin kompozit şasisi dört koltuklu elektrikli şehir otomobili için hafif bir yenileme, yumuşak bir stil koruması, daha fazla menzil için yükseltilmiş bir batarya ve BMW i3 S serisinde ekstra bir model içeriyor.
Daha düşük süspansiyon, daha geniş lastikler ve daha fazla güç içerir – normal i3’ün 168bhp değerine karşılık 181bhp eşdeğeri.

Yeni i3 S normal bir i3’ten nasıl farklıdır?
Görsel olarak siyah bir tavan çizgisi, i3 S’nin daha düşük görünmesini sağlarken, sürüş yüksekliğinin 10 mm azaltılması, gerçekte olduğu anlamına gelir. Daha parlak siyah olan farklı bir ön tampon önlüğü, yeni bir arka tampon bakımı ve siyah wheelarch çevrelediği gibi BMW’nin daha geniş görünmesine de yardımcı oluyor. En önemlisi kullanım ön yüzünde, parça tam 40 mm daha geniş ve tekerlekler ve lastikler 20 mm daha geniş. Alaşım jant tasarımı, i3 S, 20 inç dimere özeldir. Dinamik Stabilite Kontrolü (DSC) ve çekiş kontrolü, daha geniş ayak izine uyacak şekilde yeniden ayarlandı ve biraz daha az tetikleyici oldu.

I3 S’yi unut, normal i3 için yeni olan ne?
Standart i3’e, gövde renginde ön tampon önlüğü ve arkada yatay bir krom şerit için U-şekilli bir çevre ile, yine görsel genişlik ekleyerek, kendi başına birkaç küçük şekillendirme tweaks verildi. Lityum-iyon pil 94Ah / 33kWh’ye yükseltildi ve elektrik motorunun çıkışı 168bhp ve 184lb ft’ye göre biraz arttı. Daha güçlü i3 S aynı yeni pili kullanıyor.
Daha önce olduğu gibi, motor tek hızlı otomatik şanzıman ile çalışır. Gerektiğinde aküyü şarj etmek için iki silindirli bir benzinli motor kullanan ve böylece otomobilin potansiyel menzilini büyük ölçüde artıran bir Range Extender (REX) versiyonu hala mevcuttur.

Diğer küçük güncellemelerin yanı sıra, yeni deri koltuklar dahil olmak üzere bazı yeni iç kaplama seçenekleri de bulunuyor. Arabanın sıcak hava koşullarında oturmak için hoş tokluğa sahip olan i3 S ayrıca en son geniş ekran BMW bilgi-eğlence sistemine de sahip.

Lamborghini 2018’de de büyümeye devam ediyor

2018’İN İLK YARISINDA SATIŞ REKORU KIRDI…

Automobili Lamborghini S.p.A dünya satışlaının artmaya devam ettiğini açıkladı. İçinde bulunulan 2018 yılının ilk altı ayında (1 Ocak – 30 Haziran) İtalyan süper spor otomobil üreticisi, dünya genelindeki müşterilerine toplam 2.327 otomobil teslim etti. Böylece önceki yıla kıyasla satışlarda yüzde 11 artış gerçekleşti. Bu rakamlar yeni bir rekor anlamına geliyor ve sadece beş yıl önceki tüm yıllık satış rakamlarını bile aşıyor.

Automobili Lamborghini S.p.A. Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Stefano Domenicali şunları söyledi: “Lamborghini 2017’de, istikrarlı bir şekilde iyi durumda olduğunu kanıtladı. Üst üste dördüncü altı aylık dönemde de yeni bir rekor kırmamız, markamız, ürünlerimiz ve ticari stratejimizin sürdürülebilirliğini teyit ediyor. Üstesinden geldiğimiz benzeri görülmemiş iki zorlu görev göz önüne alındığında, bu başarılar daha da dikkat çekiyor: bir yandan süper spor otomobili serisi için yeni modeller hazırlarken, bir yandan da çok takdir edilen Süper SUV Urus’un üretimini artırdık. Lamborghini tarihindeki bu önemli atılım, eşsiz ekibimizin tutku, azim ve yetkinlik özellikleri sayesinde mümkün oldu.”

Temmuz ayında Lamborghini Urus’un müşterilere ilk teslimatları başlayacak. Yani yılın ilk yarısındaki büyüme esas olarak, iki süper spor otomobil modeli olan Huracan ve Aventador model hatlarındaki satışların daha da artmasından kaynaklandı.

Huracan Performante satışlarındaki artışın desteğiyle, Coupe, Spyder ve yarış otomobili versiyonlarını kapsayan Huracan model hattının global satışları 1.400’den 1.604’e yükseldi. Aventador hattı, önceki dönemdeki yüksek seviyeyi tutturdu ve 673 adet otomobil teslimatı yapıldı.

Lamborghini için en büyük pazar ABD olurken bu ülkeyi Japonya ve İngiltere izledi. En güçlü bölge olan Avrupa’da yüzde 30’dan fazla artış gerçekleşti. Avrupa ülkeleri arasında İtalya, İngiltere ve Avusturya en yüksek büyüme oranlarını gösterdi.

Lamborghini için görünüm son derece olumlu olmaya devam ediyor. Şirket, Sant’Agata Bolognese’deki genel merkezinde Urus model hattı için yeni kurulan geliştirme ve üretim tesislerinde devasa yatırım aşamasını başarıyla tamamladı. Şirket, 2018 yılının kalan kısmında da güçlü büyümenin sürdürülmesinin beklendiğini teyit etti.

BUGATTI 100. CHIRON’U ÜRETTİ

BUGATTI 100. CHIRON’U ÜRETTİ

 Bugatti 100. Chiron’un üretim ve teslimatının yapılmasını kutluyor. Fransa’nın Alsace Bölgesindeki Molsheim şehrinde bulunan Bugatti’nin genel merkezinde 2016 sonundan beri 1.500 HP gücündeki süper spor otomobillerin el işçiliğiyle üretildiği “L‘Atelier“den bu hafta 100. otomobil çıktı. Otomobilin alıcısı olan Arap Yarımadısından bir müşteri son derece çekici bir konfigürasyon tercihi yaptı.

Otomobilin dış yüzü tamamen koyu mavi karbondan oluşuyor ve ilk defa mat bir cila ile sunuluyor. İtalyan kırmızısı olan ikonik Bugatti kenar çizgisi ve vizon siyahı jantlar vurgulu bir kontrast oluşturuyor. Tamamen deri olan iç kısımda hakim renk kırmızı.

Sipariş kayıtları son derece yoğun olan Chiron üretimi tam hızla devam ediyor. Her yıl Bugatti fabrikasından yaklaşık 70 otomobil çıkıyor. Toplam olarak sadece 500 Chiron aracı üretilecek.