Bülent Ersoy, evine müezzin çağırıp ‘ezan dersi’ verdi

Bülent Ersoy, evine müezzin çağırıp ‘ezan dersi’ verdi

Sanat müziği sanatçısı Diva Bülent Ersoy, İstanbul Caddebostan’da oturduğu apartman dairesinin yanındaki camide okunan ezanın makamlarının yanlış okunduğunu fark etti.

Ersoy, her ezan okunduğunda müezzinin kendisini duyması için cama çıkıp ezana eşlik etti. Daha sonra ise kapıcıdan müezzini çağırmasını talep etti.

Ersoy, eve gelen müezzine ezanı nasıl okuyacağının ‘dersini’ verdi. Diva daha sonra yakınlarına “İşte şimdi daha güzel oldu” dedi.

Akira Back’in lezzetleri davetlileri mest etti

Akira Back’in lezzetleri davetlileri mest etti

Ünlü Şef Akira Back Türkiye’deki ilk restoranını JW Marriott Hotel Istanbul Marmara Sea Otel’de yapılan özel davet ile açtı!

Açılışta, Japon kültürünü yansıtan özel dans şovları, Dj Doğan Çabakçor’un müzik ziyafeti ile keyifli dakikalar geçiren davetliler, Akira Back’in dünyaca ünlü menüsünü deneyimleme fırsatı buldu.

Restoranın Paris, Las Vegas, Dubai, Beverly Hills, San Diego, Toronto, Singapur ve Seul’de şubeleri bulunuyor.

Müdavimleri arasında Elon Musk, Dalai Lama, Bill Clinton, Sarah Jessica Parker, Justin Timberlake, Taylor Swift, Nick Jonas gibi dünyaca ünlü isimlerin yer alıyor.

 

 

 

 

 

 

The Grand Tarabya Oteli yeni menüsünü tanıttı

The Grand Tarabya Oteli yeni menüsünü tanıttı

The Grand Tarabya Oteli’nin The Brasserie restoranı, yeni menüsünü özel konuklarına sundu. Şef Aydın Sevindik’in oluşturduğu menüden közlenmiş domates çorbası, hardal marineli ılık dana eti, tavada kızarmış limonlu nohut ezmeli somon fileto gibi lezzetlerin yanı sıra yanı sıra, canlı arp müziği ile sunuldu.   Pasta şefi İrfan Demir’in tatlı sunumu sonrası, güzel bir sonbahar gününde hasret giderdiler.

 

 

 

 

Yeni koleksiyona özel davet

Yeni koleksiyona özel davet

TAGG kurucusu ve kreatif direktörü Gökay Gündoğdu, İlkbahar-Yaz 2023 Koleksiyonu Turquerieyi, Galataport Frankiede gerçekleşen özel bir davetle tanıttı.

Gökay Gündoğdu’nun, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’nın sanat ve kültür hayatındaki Osmanlı etkisini tarifleyen “Turquerie” temasını merkezine aldığı yeni koleksiyonu, bu topraklardaki zengin giyim geleneğinin altını çiziyor. Batı’nın Doğu’ya, özellikle de Türkiye ve Osmanlı İmparatorluğu’na ait gelenekler ve kültürüne karşı ilgi duyması anlamına gelen Turquerie (Türköri) deyimi, TAGG markasının minimal karakterinden ödün vermeden incelikli bir tavırla yorumlanıyor.

İstanbul’un dünyaya açılan kadim limanı Galataport İstanbul’da yer alan Frankie ve TAGG yerelden dünyaya açılan kimlikleriyle renkli bir geceye imza attı.

 

 

 

 

İKSV’nin yeni başkanı Ömer M. Koç oldu

İKSV’nin yeni başkanı Ömer M. Koç oldu

İstanbul Kültür Sanat Vakfı başkanı Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç oldu.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı Mütevelliler Kurulu’nun 1 Kasım 2022 tarihli toplantısında, görev süresi dolan Prof. Dr. Münir Ekonomi yerine Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’un İKSV Mütevelliler Kurulu Başkanlığı’nı üstlenmesine oybirliğiyle karar verildi.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, İKSV Mütevelliler Kurulu’nda başkanlık görevini üstlenmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Medeni, çağdaş ve aydın bir Türkiye’nin yolunun eğitim ve sanattan geçtiğine inanıyorum. Ülkemizin kültür ve sanat yaşamına, 50 yıldır paha biçilemez katkılar sağlayan İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Mütevelliler Kurulu Başkanlığı’nı üstlenecek olmaktan memnûniyet duyuyorum,” dedi.

xKoton koleksiyon’a özel alışveriş etkinliği

xKoton koleksiyon’a özel alışveriş etkinliği

Ayşegül Afacan Köksal’ın özgün tasarımlarının Koton’la buluştuğu  Ayşegül Afacan x Koton koleksiyonu özel alışveriş etkinliğiyle tanıtıldı.

Modern stiliyle ilham veren Ayşegül Afacan Köksal, Koton ile hayata geçirdiği ilk koleksiyonunda, şehirli kadının seçkin görünümleri için klasik parçaları, sonbahar – kış trendleriyle birleştiriyor.

Klasik, güçlü ve yalın tasarımların yer aldığı koleksiyon, şehirli iş kadınını yeni sezonun trend görünümleriyle buluşturan ‘Elegan Suit’, ‘Winter Marine’ ve ‘Shiny Grey’ olmak üzere üç temadan oluşuyor.

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz ve Ayşegül Afacan Köksal ev sahipliğinde gerçekleşen özel alışveriş etkinliğine iş, sanat, influencer, moda ve cemiyet dünyasından birçok seçkin sima katıldı.

 

 

 

 

 

 

Dice Kayek şimdi Doha’da

Dice Kayek şimdi Doha’da

 İstanbul ve Paris merkezli moda markası Dice Kayek, Harvey Nichols Doha’nın içindeki ilk pop-up mağazasını açtı.

Katar’ın başkentinde bulunan Harvey Nichols Doha’da açılan Dice Kayek pop-up mağazası 3 Aralık’a kadar moda severlerle buluşacak.

Pop-up mağazada, Dice Kayek’in Sonbahar-Kış 2022 koleksiyonunun yanı sıra bu mağaza için özel olarak tasarlanan aksesuar ve elbise koleksiyonu satışa sunuluyor. Markanın el işlemesi ve Swarovski kristal taşlı elbiseleri, Harvey Nichols Doha’nın içinde yer alan pop-up mağazada sunulan heyecan verici seçkinin bir parçası olarak öne çıkıyor.

 

Atiye “Yeniliklere ayak uyduran ayakta Kalacak”

Atiye “Yeniliklere ayak uyduran ayakta Kalacak”

Hayatın ritmini yakalayabilenlerden… Üç yıldır yoktu. Bu dönemi; “Planlı bir ayrılık değildi. Pandemi hiç birimizin öngöremediği bir şeydi. Hiç ara vermedim, üretmeye devam ettim işte yeni çalışmalarımla buradayım” dedi. Süreci üreterek geçirdi, çalıştı, zamanın ruhuna, ritmine içindeki bitmeyen enerjisi ile her zaman yetişmeyi bildi.  Bu süreçte ayrı boyuta geçerek anneliği de öğrendi. Ve şimdi yine yeniden başarılarına yenilerini eklemek için yola koyuldu.  Müzikleriyle, sözleriyle, danslarıyla kısaca Türk Pop müziğinde kendi ritmini başarıyla sürdüren genç sanatçı Atiye bu ayki kapak söyleşi konuğumuz. Son dönemlerde ekranlarda, sahnelerde eskisi kadar bulunmayan sanatçı ile sanatında geldiği noktayı, neler yaptığını, kazanımlarını, yeni çalışmalarını sizler için konuştuk. Keyifle okumalar dileriz.

Atiye

Atiye nerelerdeydi? Neler oldu hayatınızda? 

Atiye hep buradaydı. Müzik, dans ve ben bir aradaydık. Bunlar benim vazgeçilmez tutkularım. Pandeminin ilan edildiği gün klip çekimindeydik. Her şey hazırdı. Çıkış tarihimiz bile belliydi. Bir anda her şey değişti. Psikolojik olarak zor bir süreçten geçtik dünya genelinde… Böyle bir dönemde çıkış yapmak yerine enerjisi daha güzel bir zamanda harekete geçelim istedik. Ama sürecin bu kadar uzayacağını biz de ön görememiştik. Bu arada annelik ve pandemi sonrası uyum süreci ve dünyanın çeşitli yerlerinde kayıtlarını yaptığımız çalışmalar, gel gitler, şarkılar

derken tüm bu işlerin sonunda albümün çıkması 3 yılı buldu. Albümü Ses Seda Yok ile başladık tanıtmaya… Allem Kallem, Dalgana Bak ile yola devam ettik. Şimdi de Z kuşağının çok sevdiği ‘Kendime Not’ ile devam ediyoruz.

 Artık bir anne Atiye var karşımızda… Annelik size ne kattı?

Ben açıkçası bu konularda ballandıra ballandıra duygularımı anlatmaktan hoşlanmıyorum. Çünkü çok özel duygular. Çocuk İsteyen var, istemeyen var, isteyip bir sebepten sahip olamayan var. Böyle bir hassasiyetim var. Tek diyebileceğim isteyen herkese Allah nasip etsin. Ferah Feza benim dünyam, her şeyim. Daha duygusal, sabırlı, kızı için fazlaca hayalleri olan bir anne oldum. Kızımla vakit geçirmeye bayılıyorum. Ondan bir sürü şey öğreniyorum.

Müzik dünyasına ara verdiğiniz hep konuşuldu? Bu doğru bir yakıştırma mı? Müziğe ara verdiniz mi?

Hayır… Hiç ara vermedim. Sadece hazırlığını yaptığımız işi Pandemi nedeniyle doğru zamanı bekleyerek geç sumak zorunda kaldık. Koca bir albümü bitirdik. Bol bol beste yaptık. Kızımı dünyaya getirdim. Ona bol bol gönlümce vakti ayırdım. Film izledim. Kitap okudum, yeni döneme hazırlandım. Bahçede vakit geçirdim. Ağaçlar ve bitkiler hakkında daha fazla bilgiye sahip oldum. Eskiden beri doğayı severim. Aramızda güçlü bir bağ oluştu. Doğum andan itibaren müzikle nefes alıp vermeye ve yaşamaya başladım. Baştan aşağı arınma gibi bir süreç geçirdik.

Atiye

 Yeni parçanız ve albümünüzden bahseder misiniz?

Albüm adı gibi tam deli işi oldu. Sürekli farklı ülkelerde yeni insanlarla tanışarak ve çalışarak. Kendimize özgü melodileri, farklı kültürlerin motifleriyle harmanlayarak başka ve sound olarak güçlü bir albüm yapmak istedik. Kendimizi tekrar ederek kolaya kaçmak yerine yenilikleri takip edip onları uyguladık. Müzikal olarak Türkiye’de yapılan pop müziğin üzerinde güçlü soundu ve lirikleri olan bir albüm oldu. Rap şu anda çok revaçta. Bizim gibi müzik yapanlar son dönemde iyi işler ortaya çıkarmaya başladı. Pop müzikteki duraklama döneminin yeniden yükselişe geçmesine katkı sağlayacak bir albüm oldu. Kocaman bir ekiple, dünya işi yaptık.

Bu albümde süreç nasıldı anlatır mısınız kimlerle çalıştınız?

Çok uzun süren bir çalışma sürecinden geçtik.  Üç ay Hindistan’da kaldım.. Hem onların danslarını öğrendim, hem de yerel ve dünyaca ünlü Hintli müzisyenlerle kayıtlarda çalıştık.

Yunanistan’a gittik. Orada a dünyaca ünlü darbukacı benim için özel ürettiği bir enstürman aldım. Tam dünya işi olan, her notasında büyük emeğin olduğu bir albüm oldu.

Albüm ya da single hikâyesinden bahseder misiniz? Ne tür parçalar var? 

Nitelikli ve kimlik, etnik ögelerin fazlaca yer aldığı ama günümüz dünyasının soundlarının bulunduğu fusion pop bir albüm yaptık.

Çok genç yaşat sizi tanıdık. O günkü Atiye ile bugün atiye arasında annelik dışında nasıl bir fark var?

Okuyan, dinleyen kendini hep bir adım öteye taşıyan bir Atiye oldum. Çok çalıştım. Var olduğum yeri çalışarak emeğimle elde ettim. Yıllar içinde ne istediğini bilen kendinden çok emin bir noktadayım.

Atiye

Size ilham olan isimler oldu mu? Kimler?

Sadece bir kişiyi örnek gösteremem ama birçok farklı müzik stillerini dinliyorum. Çoğunun adını bile bilmezsiniz. Ama Madonna, Michael Jackson, Sting, George Michael, Prince de severim.

Pop müzik genel anlamda sizce durakladı mı? 

Her şey de olduğu gibi… Aslında bir duraklama dönemi değil de üretim azlığı oldu diyebiliriz. Müzik zevkleri ve eğilimleri değişti. Bu yeniliklere ayak uyduran ayakta kalacak.

Siz çok sevilen, çok yerde parçaları çok çalınan, dinlenilen bir isim oldunuz… Olmadığınız dönemler merak uyandırdı doğal olarak. Dinleyicilerinin bu sadakatini nasıl yorumluyorsunuz?

Gerçek sanatçı sanatıyla her zaman anılır. Bizi var eden üretimlerimiz. E sosyal medya gerçeği de var.  Sekiz yıl önce söylediğim bir şarkı yeniden Tik Tok’ta viral oldu. Ya da birinin dans videosunda benim söylediğim bir şarkıyı kullanıp onun popüler yapması gibi konularda aktif olarak sahnede olmasam da var olmamı desteklediler. Dinleyicimle aramda kurulan saf, temiz, çıkarsız sadece sevgiye dayalı bağ bizi ayakta tuttu.

Sahne size ne ifade ediyor? Sahnedeki Atiye ‘den de bahseder misiniz? 

Büyülü. Bulutların üstünde. Şarkı söylerken ve dans ederken en yalın halinizle binlerce göz tarafından takip ediliyorsunuz. Bilinçli bir transa geçme hali. Seyircim ile hiperaktif ve interaktif bir iletişim kurmayı seviyorum. Yorulmak nedir bilmem.

Atiye

Yaşadığınız zorluklar oldu mu bu sektörde?

Sağlam adımlarla ilk günden beri kendi kararlarımla ilerledim. Çocukluğumdan beri ne istediğimi biliyordum. Ve ona doğru ilerlerken donanımlarımı da öyle oluşturdum. O yüzden taviz vermem gereken olaylarla hiç karşılaşmadım.

Kararlı bir insan mısınız? Çok sık fikir değiştirdiğiniz olur mu? Çıkış şarkınıza nasıl karar veriyorsunuz ya da albümdekilere?…

Duygusal olarak sürekli dalgalanmalar yaşıyoruz. Hep iyi olmak, hep güzel olmak ve başarıyı devam ettirmek zorunda olmak stresli bir hal içinde olmanızı sağlıyor. Alkış, şarkının sevilmesi, hep bir ağızdan söylenmesi. İşte bunlar tüm yorgunluğunuza değiyor. Bir maç bitiyor ve sonra diğer maç için hazırlıklar başlıyor.

Sosyal medya kullanıyor musunuz? Nasıl yönetiyorsunuz? 

Evet kullanıyorum. Anlık olarak yaptığım işle ilgili tüm duyurularımı paylaşıyorum. Bazen canlı yayınlarda buluşuyoruz. İnteraktif ve güncel bir şekilde yönetiyorum

 Dünyada haksız bir rekabet söz konusu… Satın alma yaparak elde edilen beğeniler var. Gerçek olmayan görüntülenme ve tıklamalar…  Trende videolar ve müzik listelerine girmek, Platformların üst sıralarda bulunmak gibi yapay süreçler de hayatta var oldular. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Dünyanın her yerinde olan olaylar. Yapay ve doğal olan artık dinleyici tarafından ayrıştırılıyor. Er meydanı sahnedir. Konser vermeye kalkınca hepsi dökülmeye başlıyor. Gerçek sanat yapanla ticaret yapanlar her zaman elemilasyondan geçer. Üst sıralarda olmak, çok çalınmak bir kriter değil artık. Konser verdiğinizde gerçekler ortaya dökülür. Sistemin buna izin vermemesi, böyle yapanları tespit edip otomatik olarak silmesi gerekiyor.

Atiye

Size göre sektörün eksikleri neler?

Üretim eskisi kadar olmuyor. Şimdi rap revaçta ve bir dönem gelecek başka akımlar ve soundlar ön planda olacak.

Hızlı tüketim çağında sıkışıp kaldık. Bu çağ sizi korkutuyor mu? Ne gibi korkular?

Çağın gerisinde kalmak ve demode olmak sadece. O yüzden dünyayı ve çevremi sıkı bir şekilde takip ediyorum.

Sizin verdiğiniz görüntü; her zaman çok dinamik ve enerjik… Bunun için bir şeyler yapıyor musunuz?

Az yemek, düzenli hayat, kaliteli uyku ve spor. Sigara hiç içmem. Yediğimiz her şey organik. Az et, balık ve bolca yeşil ve renkli besinleri tüketiyorum. Tatlı ve süt ürünlerini tüketmiyorum. Bol su içerim. Bitki çayları içiyorum. Dengeli ve kararında yiyerek yaşıyorum. Uzun uzun yürüyüşler yaparım. Sporda hayatımın bir parçası.

Peki sizce bir şarkının, bir klibin ömrü içinde bulunduğumuz “hızlı tüketim” çağında ne kadar?

Rap yapanların hızı ve dinleyicinin hızla tüketmesi 1 ay. Ama tutan bir şarkı için süre daha da uzuyor. Kendi şarkınızı yazan biriyseniz zaten onu yazma ve kaydetme süreçleri var. Klip sadece sosyal medya platformlarında bir etiket oldu. Müzik kanalları sayısı tv izlenme oranları gibi hızla düştüğü için diyebilirlim.

Atiye

Yalnızlıktan korkar mısınız? Ya da yalnızlığı sever misiniz?

Yok korkmam. Çok da severim. Bizim işimizle uğraşan insanların üretim açısından en çok ihtiyaç duyduğu şey.  O yüzden akşamları daha rahat çalışırız.

Kolay sinirlenir misiniz? En çok neye kızarsınız?

Anlıktır sinirlenmem. Plansız programsız hareket etmeyi severim. İşle ilgili mükemmeliyetçiyim. Tembelliği ve yalan söylenmesini sevmem.

 Kendinizi nasıl yenilersiniz? Şehirden uzaklaşan doğaya bir süre kapanan insanlar var, spor yaparak zihnini yenileyen var… Siz hangi gruptasınız?

Evim doğanın içinde sayılır. Sabah ve akşam kızım ve köpeğimle uzun uzun yürüyüşlere çıkarım. Bisiklete binmeyi çok severim. Spor hayatımda hep bir yerde duruyor. Düzenli olarak spor yapıyorum. Bir de ailemin olduğu Almanya Bremen’e gitmek bana güç veriyor. Orada özgür bir şekilde kendimle baş başa kalarak yenileniyorum.

 Sosyal medyayı aktif kullanır mısınız?

Gerektiği kadar kullanıyorum. Kendiişlerimi, kişisel dünyamı ve yaptıklarımı paylaşmak hoşuma gidiyor. İnteraktif bir şekilde dinleyicim ile olan ilişkimizi devam ettiriyoruz. Organik olarak büyüme de devam ediyor.

Kimleri takip edersiniz?

Sosyal medya hesaplarım herkese açık. Oraya bakarlarsa görürler.

Yeni projeler var mı ya da bu soruyu şöyle soralım gelecek planlarınızdan bahseder misiniz?

Yeni şarkılar var. Birikti cepte. Albümden 4 video klip yayınladık. Şimdi bir yeni şarkıyı single olarak yayınlamak için kolları sıvadık.

Sizce başarının sırrı nedir?

Çok çalışmak, dünyayla aynı frekansta olmak. Her gün bir öncekinin bir adım önünde başlamak zorundasınız. Üreten, okuyan, yazan çizen insan her zaman ayakta durmayı başarır.

Lumberjack Golf Cup’ta yapıldı

Lumberjack Golf Cup’ta yapıldı

Lumberjack Golf Cup, Cumhuriyet Bayramı haftasında 250 golf sporcusunu Kemer Country Golf Club’ta bir araya getirdi.

FLO Mağazacılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ziylan’ın ev sahipliğini üstlendiği, Golf Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Nihat Özdemir, Kıvanç Oktay gibi iş dünyasının önde gelen isimlerinin buluştuğu turnuva 3 gün sürdü.

Kazananlar

Teksas Scramble formatında ikili takım halinde oynanan turnuvada, gross birinciliğini Kemal Veli ve Mehmet Kazan’ın takımı kazanırken, gross ikinciliğini Timuçin Başar – Ogün Çay aldı. Gross üçüncülüğünü Selim Esemenli – Oğuz Şenol Yüce’nin takımı alırken, gross dördüncülüğünü ise Evrim – Selçuk Çetin çifti kazandı.

Net takım birinciliğini kazanan isimler ise Ataşehir Golf Kulübü’nden Murat Karaduman – Cüneyt Sapmaz’ın takımı olurken, ikinciliği Kemal Veli – Mehmet Kazan aldı. Üçüncülük ödülünü Neriman Erim – Cengiz Şahin, dördüncülüğünü Asuman-Hüseyin Alp çifti, beşinciliği ise Cemal Demirören – Kıvanç Oktay takımı kazandı.

Kazananlara kupalarını Golf Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Nihat Özdemir, Revna Demirören ve Mahmut Ziylan verdi.

Amerikan-Türk Cemiyeti, Türk girişimcileri buluşturdu

Amerikan-Türk Cemiyeti, Türk girişimcileri buluşturdu

Amerikan Türk Cemiyeti’nin (ATS) geleneksel gala yemeği The Plaza Hotel New York’ta gerçekleşti.

ATS eş başkanları Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer ve ABD’li yatırımcı Linda Wachner’ın ev sahipliğinde düzenlenen gece, hem Türkiye’de hem de ABD’deki başarılarıyla ilham veren Türk girişimciler onuruna düzenlendi.

Aynı gün Goldman Sachs’la bir Girişimcilik Forumu da düzenleyen ATS’nin iki etkinliği de büyük ilgi ile karşılandı.

Her yıl merakla beklenen ve Cemiyet’in imza organizasyonlarından olan gala yemeği ABD’deki başarılarıyla ilham veren Türk girişimcilerin onuruna yapıldı. Türkiye ve ABD’den 400’e yakın önemli ismi bir araya geldi.

Gecede bir konuşma yapan ve girişimciliğin ATS için önemine değinen Suzan Sabancı Dinçer, Türk girişimcilerin başarı hikâyelerinin herkese ilham verdiğinin altını çizdi. Sabancı Dinçer şu açıklamalarda bulundu:

“ATS’de göreve geldikten sonra 4 temel faaliyet alanı belirledik. Bunlardan birisi de girişimcilik. Türkiye’nin son yıllarda büyük bir sıçrama yapmış ve ABD’de de ilgi gören çok parlak girişimcileri var. Bu girişimcilerin iki ülkenin ekonomilerinin başarısında büyük rol oynayacağını düşünüyoruz. Aynı zamanda ATS’nin iki ülke arasındaki kültürel, ticari ve ekonomik başarı güçlendirme hedefini de daha ulaşılabilir kılacaklarına inanıyoruz. İz bırakan hikâyeleriyle bizi gururlandıran bu girişimciler yeni nesle girişimcilik motivasyonu ve ilhamı katması da ayrıca mutluluk verici.”

Goldman Sachs’ın Küresel Birleşme ve Satın Alımlar Başkanı Dusty Philip’in açılışını yaptığı “Türkiye’de Girişimcilik” adlı etkinlikte,  Chobani’nin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Hamdi Ulukaya, Goldman Sachs CIO’su Sharmin Mossavar-Rahmani, Getir’in kurucu ve CEO’su Nazım Salur, Insider kurucu ve CEO’su Hande Çilingir, Trendyol CMO’su Erdem İnan, BTC Türk CEO’su Özgür Güneri, Martı kurucu ve CEO’su Oğuz Alper Öktem kendi hikayelerini paylaşırken girişimciliğin geleceğine dair de önemli değerlendirmelerde bulundular.