Emekli olunca yaşayabilecek 12 sahil kasabası!

Emeklilik hayali ikiye ayrılır. Emekli olunca dünyayı gezme hayali kuranlar ve sessiz, sakin bir sahil kasabasına yerleşip, müstakil evinin bahçesinde domates yetiştirmeyi düşleyenler… Biz ikincisine sesleniyoruz. Özellikle kalabalık şehirlerde yaşamanı sürdüren, her gün ömründen bir parçasını trafikte yitiren ve ruh emici gökdelenlerin arasında bir gıdım oksijene muhtaç kalan bizlerin, emekliliğimizde daha dingin bir hayat sürme isteğimiz hiçbir şekilde sıkıcı karşılanmamalı.

Akarca

1 – Akarca

Akarca’yı çoğu insan bilmez. Çünkü burada sabahın ilk ışıklarına dek süren eğlenceler yoktur. Yalnızca buz gibi bir deniz ve dingin bir yaşam sürmeyi seçmiş emekli büyüklerimiz vardır. Genelde yazlıkçıların mekanı olan Akarca, İzmir’in Seferihisar ilçesinde bulunuyor. Ege Denizi’nin en berrak hali, bu güzide sahil kasabasına bahşedilmiş desek yeridir.

 Bademli

2 – Bademli

Eğer emekli ikramiyenizi Maldivler’e yatırmak istemiyorsanız, ikinci seçenek olarak Bademli Köyü’nü düşünebilirsiniz. Neden böyle diyoruz, çünkü Bademli’deki deniz, o gördüğünüz Maldivler’deki okyanustan farksız. Popüler olamamasının nedeni ise malum, zamane gençliği işte. Bademli’nin İzmir’in Dikili ilçesinin güneybatısında olduğunu da belirtelim unutmadan.

Çukurbağ

3 – Çukurbağ

Sessiz ve sakin bir hayat süreyim, domatesimi de ekeyim ama sıkılınca eğlenceden de çok uzak kalmayayım diyorsanız eğer, o zaman Çukurbağ Yarımadası’na yerleşebilirsiniz. Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Çukurbağ, Meis Adası’nın manzarasıyla da büyülüyor insanı. Hem torunlarınız da çok sevinir bu duruma.

Güzelçamlı

4 – Güzelçamlı

Hep özlediğiniz o bakir doğaya en sonunda kavuşacağınız bir yer Güzelçamlı. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Güzelçamlı, dünyanın en yüksek oksijen oranına sahip bölgelerinden biri. Hani gökdelenlerin arasında nefes alamıyoruz dedik ya, Güzelçamlı bu yönden ömürlük bir terapi niteliğinde anlayacağınız.

Badavut

5 – Badavut

Issız, daha da ıssız, olabildiğine ıssız bir yer arayışındaysanız, tası tarağı toplayıp Sarımsaklı Badavut’a yerleşebilirsiniz. Issız dediysek gözünüzü korkutmuş olmayalım, Ayvalık Sarımsaklı’ya çok yakınsınız aynı zamanda. Canınızı sıkıldığında, iki çift laf edeceğiniz insanlar da bulabilirsiniz istediğinizde.

Mazı

6 – Mazı

Emeklilik hayalleri genelde Bodrum üzerinden yürüyor. Özellikle her 5 insanın 3’ünün domatesi hep Bodrum’da yetişiyor. Yaz aylarında Bodrum’un ne kadar kalabalık olduğunu söylememize gerek yok. Ama Mazı öyle mi? Değil tabi. Bodrum’da emeklilik hayalini kuranların, kesinlikle yerleşmesi gereken bir cennet köşesi Mazı.

Palamutbükü

7 – Palamutbükü

Yeryüzünde cenneti arıyorsanız, Palamutbükü’nün aradığınız yer olduğunu söyleyebiliriz. Tamam, belki domates yetiştiremeyebilirsiniz ama bol bol badem ağacı ekebilirsiniz. Datça’nın en huzurlu köşelerinden biri olan Palamutbükü’nde yeniden gençleştiğinizi hissedebilmeniz olası.

Akyaka

8 – Akyaka

Hem doğal güzelliklerin ortasında hem de insanlarla iç içe bir emeklilik hayali düşlüyorsanız, Akyaka Gökova’nın büyülü dünyasını da bir kolaçan edin bizce. Gökova Körfezi’nin en şahane koylarının bulunduğu Akyaka’da, kim bilir, belki bir pansiyon işletmeye başlar ve hayatınıza bambaşka renkler katarsınız. Bu da bir fikir.

Turunç

9 – Turunç

Kışı sessiz, sakin köşemde geçireyim, yazın ise cıvıl cıvıl olsun etrafım diyorsanız, Marmaris’te yer alan Turunç’taki müstakil evinizin hayalini kurmaya şimdiden başlayın deriz. Yaz aylarında bol turist akınına uğrayan Turunç’ta, kışın ise birkaç pansiyon dışında herkes köşesine çekiliyor. Yılların yorgunluğunu üzerinizden atmak için Turunç biçilmiş kaftan.

Köyceğiz

10 –Köyceğiz

Son zamanlarda dikkat ediyoruz da Köyceğiz gittikçe popüler olmaya başladı. Doğal güzelliklerin ve tarihi dokunun bu kadar uyumlu olduğu daha kaç yer var ki ülkemizde? Hem sessizliği seviyor, hem tarihe ilgi duyuyorsanız, emeklilik hayali kurmaya Köyceğiz üzerinden devam etmenizi tavsiye edeceğiz.

Sokakağzı

11 – Sokakağzı

İleride, “nerede yaşıyorsun bey amca” diye sorduklarında ‘Ege’nin en uç noktasında yaşıyorum delikanlı’ cevabını verdiğinizi düşünün. İşte o an, bir delikanlının daha emeklilik hayaline yön vermiş olmanın haklı gururunu yaşayacaksınız. Bizim için bir inci tanesinden daha da değerli olan Assos’un şirin bir sahil kasabası olan Sokakağzı, bizim de emeklilik hayallerimizi süslüyor.

Söğüt

12 – Söğüt

Konumu biraz sapa, kabul ediyoruz. Ama Söğüt bu güzelliğini, böylesine ulaşılması güç bir yerde olabilmesine borçlu. Marmaris’in en büyük köyü olan Söğüt, oldukça sessiz bir yer olmasına rağmen, çarşısı her daim cıvıl cıvıl ve capcanlı. İnsanlarla hem iç içe hem de onlardan kendinizi bu denli soyutlayabileceğiniz başka bir yer daha var mı, bilmiyoruz…

En iyi ve en ucuz tropikal tatil rotaları

Kumlu plajlar, muhteşem açık hava destinasyonları ve en iyi güneşli havayı sunan ucuz tropikal tatiller mi arıyorsunuz? İster kumda uzanıp bronzlaşmak ister sık ​​ormanda yürüyüş yapmak veya bir yanardağa tırmanmak isteyin, tropikal tatil fırsatları dünyanın her yerinde mevcuttur.

Dominik Cumhuriyeti

Dominik Cumhuriyeti

Dominik Cumhuriyeti, ana tatil beldeleri yerine, düşük sezonda tatil yapmayı tercih ederseniz veya biraz daha az bilinen kasabaları tercih ederseniz iyi bir değer sunuyor.

Dominik Cumhuriyeti’nde yüksek sezon her zaman ucuz olmayabilir, ancak Nisan, Mayıs ve Haziran ayları iki dünyanın en iyisini sunar. Çoğunlukla güneşli günler ve konaklama ve uçuşlarda birçok özel indirim- fiyatlar yüksek sezon fiyatlarına göre %50’ye kadar düşer.

Haziran yağmurlu ve kasırgalı sezonun başlangıcıdır, ancak bu ayda fırtınalar nadirdir. Bu nedenle daha az maliyetle keşfetmek için harika bir aydır. Eğer bir uçurtma sörfçüsüyseniz, bu Cabarete gibi yerlerde uçurtma sörfü yapmak için en iyi aydır ve ayrıca ucuz konaklama için en iyi aylardan biridir.

Bali, Endonezya

Bali, Endonezya

Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin gözde tropikal destinasyonu olan Bali, seyahat zamanlarınızı doğru seçerseniz veya temel konaklama olanaklarından memnunsanız oldukça uygun bir yer olabilir.

Genel bir kural olarak, adanın güney kısmındaki yerler daha pahalıdır. Bunlara Kuta, Ubud ve Seminyak dahildir. Burada her şey, merkezi tepelerdeki veya kuzeydeki yerlerdeki yerlerin iki katıdır. Yine de burada bile, düşük sezonda (Mart-Mayıs) ziyaret etmek size önemli miktarda para kazandıracaktır. Yemek bir pazarlıktır ve dışarıda yemek yemek, yemeğin sonunda büyük bir hesap olmadan bir zevktir.

Cozumel, Meksika

Cozumel, Meksika

Aralık’tan Mart’a kadar Meksika’nın bu bölgesinde yüksek fiyatlar görülse de yılın geri kalanında çok daha iyi fiyatlar ve para biriktirmenin birçok yolu vardır. Kasırga sezonu Cozumel’de Temmuz’dan Ekim’e kadar sürer, ancak Eylül’e kadar bu genellikle sadece ara sıra yağmur anlamına gelir. Temmuz ve Ağustos ayları, burada ve orada biraz bulutlu gökyüzü karşılığında uçuşlarda ve konaklamada çok düşük fiyatlar sunar.

Daha iyi hava koşulları ve aynı derecede harika fiyatlar için Mart sonu ile Haziran arasında ziyaret edin. Cozumel plajları tüm yıl boyunca ücretsizdir.

Palawan, Filipinler

Palawan, Filipinler

Haziran’dan kasım ayına kadar olan dönem, Filipinler’deki bu küçük takımada eyaletinde düşük sezondur. Ayrıca muson sezonudur, ancak bunun sizi korkutmasına izin vermeyin. Yağmurlu sezonda bile her gün yağmur yağmaz ve yağmurlar genellikle yoğun ama kısa öğleden sonra sağanak yağışları şeklinde gelir. Yağmurlar sıcaklıkları biraz düşürür, bu da etrafta dolaşmayı ve keşfetmeyi daha konforlu hale getirir.

Mümkün olan en iyi hava koşulları için, sezonun başlarında gelin, çünkü en yoğun fırtınalar genellikle Eylül ayından sonra olur. Havayolları ve oteller bu dönemde büyük indirimler sunar, düşük sezon fiyatları normal maliyetlere kıyasla %80’e kadar tasarruf etmenizi sağlar.

Luang Prabang, Laos

Luang Prabang, Laos

Laos uzun yıllardır sırt çantalı gezginler için bir cennettir; bu tropikal Güneydoğu Asya ülkesinin çok uygun fiyatlı bir yer olduğunun iyi bir göstergesidir. Sokak yemek tezgahlarından erişte, yapışkan pirinç ve diğer hızlı yemekler birkaç dolara veya daha azına alınabilir ve başkentin dışında dört yıldızlı oteller Avrupa’da ödeyeceğinizin üçte birine mal olacaktır.

Aralık ve Ocak ayları en çok ziyaretçiyi çeker, çünkü hava kuru ve serindir, sıcaklıklar 20’li derecelerin ortasındadır. Başka bir zamanda gelirseniz daha az kalabalık ve daha düşük fiyatlar görürsünüz.

Kosta Rika

Kosta Rika

Kosta Rika her zaman ucuz bir tropikal tatil yeri olmayabilir, ancak yılın doğru zamanında varmak veya bağımsız bütçeli gezginlere hitap eden yerlere gitmek kesinlikle çok para tasarrufu sağlayacaktır.

Mayıs’tan Aralık ortasına kadar Kosta Rika, “yeşil mevsim” olarak bilinen şeyi yaşar. Bol yağmur, yeşil dağ yamaçlarında yoğun bulut ormanları ve büyük kalabalıkların çoğunlukla uzak durduğu bir zamanda bütçe dostu sörf molaları. Ancak yağmurun sizi korkutmasına izin vermeyin. Hala sıcak, manzara yemyeşil ve güzel ve plajın tadını çıkarmak için bolca güneşli gün elde edeceksiniz.

Koh Rong, Kamboçya

Koh Rong, Kamboçya

Kamboçya’ya gelen ziyaretçilerin çoğu Angkor Wat’taki antik tapınaklara gitse de ülke tropikal macera arayanlar için de birçok açık hava macerası sunuyor. Yemyeşil dağlar, sık ormanlar ve şeker beyazı kumlar Kamboçya’da bolca bulunur.

Kamboçya’nın engebeli ve gelişmemiş plajları ziyaretçiler için bir şölendir, çünkü kalabalıklar komşu Tayland’dakinden daha azdır ve tatil köyleri daha ucuzdur. Ülkenin en gelişmiş adası olan Koh Rong, mercan resifleri ve kumlu koyların cennetidir, burada büyüleyici bir gün batımının tadını çıkarmak için arkanıza yaslanabilir veya masmavi sular üzerinde bir sürat teknesi turuna çıkabilirsiniz.

Koh Samui, Tayland

Koh Samui, Tayland

Tayland, bütçeniz ne olursa olsun lüks bir seyahat yapabileceğiniz ziyaret edilebilecek en ucuz tropik adalardan bazılarına sahiptir. Tayland’da nereye gittiğinize bağlı olarak, düşük sezon Aralık veya Ağustos’a denk gelebilir. Bu nedenle en ucuz ayları bulmak için önceden biraz araştırma yapmak önemlidir.

Tayland’ın en sevilen plaj destinasyonlarından biri olan Koh Samui, Ekim ile Aralık ortası arasında düşük sezondadır. Ekim ve Kasım aylarında öğleden sonraları yağmurlu olabilir, ancak Aralık daha güneşli ve kurudur. Bu aylar, otel ve uçak bileti fırsatları yakalamak için harika aylardır.

Hoi An, Vietnam

Hoi An, Vietnam

Uygun fiyatlı tropikal balayı yerleri arıyorsanız büyüleyici küçük kasaba Hoi An birçok nedenden dolayı harika bir seçimdir. Kalabalık yerlerden yeterince uzakta olduğundan büyük kalabalıklarla karşılaşmazsınız, bütçenize uygun gizlilik ve romantizm sunar. Da Nang’ın turkuaz sularına ve yumuşak beyaz plajlarına sadece birkaç dakika uzaklıktadır.

Çok sayıda lüks tatil köyünün yanı sıra çok sayıda olanak sunan ancak çok bütçe dostu plaj otelleri bulabileceğiniz Da Nang bulunmaktadır. Hoi An ve Da Nang’ın düşük sezonu Eylül ve Mart ayları arasına denk gelir.

Langkawi, Malezya

Langkawi, Malezya

Tropikal Malezya’da görülecek ve yapılacak çok şey var. Yağmur ormanı yürüyüşleri, mağara keşifleri ve şehir ormanlarında bitmeyen alışveriş. Ancak canlı Malezya aynı zamanda muhteşem dalış noktalarına, altın rengi plajlara ve kristal berraklığında sulara da ev sahipliği yapıyor.

Andaman Denizi’nin kalbindeki 99 adadan oluşan bir takımada olan Langkawi, bütçeniz kısıtlıysa ziyaret etmek için harika bir adadır.

Daha iyi tasarruflar için, fiyatların her yerde %50 düştüğü yağmurlu Eylül veya Ekim aylarında ziyaret edebilirsiniz.

Aruba

Aruba

Aruba sadece zengin ve ünlülerin gittiği bir yer gibi görünse de Karayip Denizi’nin güneyindeki bu ada, uygun fiyatlı plaj tatilleri için de harika bir yer olabilir.

Aruba’ya yapacağınız seyahati ucuz tutmanın anahtarı zamanlamadır: Eylül ve Ekim ayları Aruba’da genellikle çok ucuz aylardır çünkü adanın ticaret rüzgarları azalır ve sıcaklıklar yükselir, geceleri bile genellikle 30’lu derecelerin ortasında kalır. Kavurucu sıcağı dert etmiyorsanız ve zaten zamanınızın çoğunu suda geçirmeyi planlıyorsanız, bu aylarda harika indirimler bulabilirsiniz. Oteller genellikle odalarda %50 veya daha fazla indirim sunar ve dalış tekneleri de indirim paketleri düzenler.

Haziran’dan ağustosa kadar daha az sıcaktır ancak yine de ucuzdur, ancak indirimler o kadar derin değildir.

Puerto Escondido, Meksika

Puerto Escondido, Meksika

Meksika’da ucuz fırsatlar yakalamak istiyorsanız, en iyi bahis, daha az bilinen yerlere gitmektir. Örneğin, Oaxaca kıyısı, ülkedeki diğer plaj destinasyonlarına kıyasla hala nispeten ayak basılmamış bir yerdir. Sonuç olarak, Oaxaca’da konaklama, yemek ve yapılacak şeylerin çok daha uygun fiyatlı olduğunu göreceksiniz.

“Yüksek sezon” teknik olarak hava ve yaz seyahatleri nedeniyle Mayıs’tan Kasım’a kadardır, ancak fiyatların önemli ölçüde dalgalandığını görmezsiniz. Ocak’tan Nisan’a kadar kuru sezon ve aynı zamanda Puerto Escondido’nun en uykulu olduğu zamandır. Bu, dip fiyatları yakalamanın zamanıdır.

Koh Lanta, Tayland

Koh Lanta, Tayland

Tayland’da güzel adalardan eksiklik yoktur, ancak daha fazla insan onları keşfettikçe fiyatlar artma eğilimindedir. Krabi’deki en iyi adalardan biri olan Koh Lanta, Tayland’daki en uygun fiyatlı adalardan biri olmaya devam ediyor.

Koh Lanta, uzun ve güzel plajları ve Asya’nın her yerinden Avrupa’ya ve ötesine kadar onlarca yıldır kıyılarına inen kültürlerin karışımıyla bilinir. Ayrıca, özellikle Ko Haa ve His Dang gibi noktalarda dalış için popüler bir noktadır.

Tahmin edilemeyen ve yağmurlu sezonda (Nisan-Temmuz) giderseniz, bu mükemmel plajların çoğunun tamamen size ait olduğunu göreceksiniz.

Güzel plajların yanı sıra, Koh Lanta’ya gelen ziyaretçiler gecelik 100 dolardan daha düşük fiyata, hatta bazen bundan çok daha ucuza konaklama imkânı bulabilirler.

Gili Adaları, Endonezya

Gili Adaları, Endonezya

Bali, Endonezya’daki en popüler seyahat noktası olabilir, ancak Gili Adaları’nı ziyaret etme fırsatınız varsa, hayal kırıklığına uğramayacaksınız. Bu küçük kumluk tarzı adalar zinciri, Lombok kıyılarında yer alır ve dünyanın herhangi bir yerinde ziyaret edebileceğiniz en uygun fiyatlı tropikal adalar arasındadır.

Gilis’teki oteller inanılmaz derecede ucuzdur, otel odaları gecelik ortalama 20 dolardır. Airbnb de son derece ucuz olabilir, gecelik 30 ila 140 dolar arasında değişir. Yemek de inanılmaz derecede uygundur, lüks bir deniz ürünleri yemeği yaklaşık 10 dolara mal olur. Elbette, isterseniz her zaman daha fazla harcayabilirsiniz. Seyahat tarzınıza bağlı olarak, günde en az 30 dolarla idare edebilir veya 300 dolara kadar ödeyebilirsiniz.

Gili Adaları’ndaki yoğun sezonlar Temmuz-Ağustos ve Aralık-Ocak ayları arasındadır. Muson sezonu Kasım ayında başlar ve Nisan ayına kadar sürer. Daha az insan ve kuru hava istiyorsanız, Eylül-Kasım ayları gitmek için ideal zaman olacaktır.

Mısır Adaları, Nikaragua

Mısır Adaları, Nikaragua

Ucuz bir tropikal tatil için Nikaragua ülkesini henüz düşünmediyseniz, Corn Adaları’na göz atmak isteyebilirsiniz. Nikaragua, Granada, Leon ve San Juan del Sur gibi turistik noktalarıyla bilinen Orta Amerika’nın en büyük ülkesidir. Ancak Nikaragua’da biraz alışılmışın dışına çıkmak, Corn Adaları gibi Orta Amerika’da bulabileceğiniz en iyi ucuz kaçamaklardan bazılarını yapmanıza yol açabilir.

Mısır Adaları, Nikaragua Karayip kıyılarından 43 mil uzaklıkta bulunan bir takımadanın parçasıdır. Bu uzak adalar, gezginlere uygun fiyatlı konaklama, yemek seçenekleri ve aktivitelerle resim gibi mükemmel bir tropikal cennet ortamı sunacaktır.

Zanzibar, Tanzanya

Zanzibar, Tanzanya

Tanzanya lüks bir safari için bir yerden çok daha fazlasıdır. Aslında, Tanzanya kıyıları dünyanın en güzel tropikal destinasyonları arasındadır. Özellikle Zanzibar, özellikle bütçesi kısıtlı gezginler için Afrika’nın o pastoral tropikal plaj cennetini deneyimlemek için en iyi yerlerden biridir. Zanzibar aslında Unguja, Pemba ve Mafia olmak üzere üç ana adadan oluşan bir takımadadır. Zanzibar’da dolaşmak, bol miktarda taksi veya minibüs ile kolaydır. Konaklama da inanılmaz derecede uygun fiyatlıdır, Zanzibar lüks bir balayı destinasyonu olarak ün yapmış olsa da. Stone Town sırt çantalı gezginlere uygundur. Tanzanya cennetini ziyaret etmek için en iyi zaman Haziran’dan Ekim’e kadar olan dönemdir, ayrıca Ocak ve Şubat aylarıdır. Diğer mevsimler daha yağışlı ve nemli olma eğilimindedir.

Saygının ve düzenin şehri Tokyo

Dünyanın en büyük şehirleri söz konusu olduğunda, Tokyo’dan daha iyisini bulamazsınız. Derin gelenek ve hızlı tempolu, modern enerjinin bir araya geldiği Japonya’nın başkenti Tokyo, Asya’da ziyaret edilebilecek en iyi yerlerden biridir. İmparatorluk Sarayı’na ve Hükümet ve Parlamento’nun merkezinin yanı sıra lüks otellere, Michelin yıldızlı restoranlara ve harika alışveriş olanaklarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu saygının ve düzenin şehrini gelin birlikte gezelim.

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Tokyo’nun Asakusa semtindeki Sensō-ji Tapınağı

Altyapısı ve tasarımı bakımından dünyanın en modern şehirlerinden biri olan Tokyo büyük ölçüde 1923 depremi ve II. Dünya Savaşı’nın yıkımı nedeniyle aynı zamanda dünyanın yaşamak için en pahalı şehri unvanını da elinde tutuyor. Neyse ki, mükemmel demir yolu ve metro ağları sayesinde dolaşması en kolay şehirlerden biri.

İmparator Meiji ve eşi İmparatoriçe Shōken’e adanan görkemli Meiji Tapınağı’nın (Meiji Jingū) inşası 1915’te başladı ve 1926’da tamamlandı. Orijinal yapı II. Dünya Savaşı sırasında yıkılmış olsa da 1958’de yeniden inşa edildi ve Tokyo’nun en önemli dini mekanlarından biri olmaya devam ediyor.

Japonya’nın her yerinde bulunan türleri temsil eden yaklaşık 120.000 ağaca ev sahipliği yapan 175 dönümlük yaprak dökmeyen bir ormanla çevrili olan tapınağın öne çıkan yerleri arasında kraliyet hazinelerinin bulunduğu müzesiyle İç Mahalle (Naien) ve Dış Mahalle (Gaien) yer alıyor.

Tokyo

Shinjuku Gyoen Ulusal Bahçesini keşfedin

Shinjuku Gyoen Ulusal Bahçesi’ni ziyaret ettiğinizde Tokyo’nun en tarihi arazilerinden birinde yürüyün.

Bahçe, üç tür geleneksel bahçeyi bir araya getirdiği için en iyilerden biri olarak kabul edilir: Fransız Resmi, İngiliz Peyzaj ve Japon Geleneksel. Ayrıca, bahçede yaklaşık 1.500 kiraz ağacı bulunduğu için Tokyo’daki kiraz çiçeklerini izlemek için en iyi noktalardan biridir. Ayrıca Himalaya sedirleri, selvi ve lale ağaçları da bulacaksınız. Bahçe, yaprakların kızıl ve altın rengine dönmeye başladığı sonbaharda çok popülerdir. Bahçenin diğer özellikleri arasında bir sera, güzel göletler ve çeşitli pavyonlar yer almaktadır.

Ueno Parkı ve Ueno Hayvanat Bahçesi'nde Doğanın Tadını Çıkarın

Ueno Parkı ve Ueno Hayvanat Bahçesi’nde Doğanın Tadını Çıkarın

Yoğun Tokyo’nun kalbindeki cennet benzeri bir yeşil vaha olan Ueno Park (Ueno Kōen), şehrin en büyük yeşil alanı ve en popüler turistik mekanlarından biridir. Park, güzel arazisine ek olarak keşfedilecek çok sayıda tapınak ve müzeye de ev sahipliği yapmaktadır.

Hoş çakıl yollarıyla kesişen bu 212 dönümlük park, sazlıklarla çevrili Shinobazu göletinde küçük bir tekne gezisi, Bentendo Tapınağı’nın bulunduğu küçük bir adanın etrafından dolaşma gibi önemli noktalara sahiptir. Ayrıca 256 bronz ve taş feneriyle 17. yüzyıldan kalma Toshogu Tapınağı’nı (Nikkō Tōshō-gū) ziyaret ettiğinizden emin olun.

Buradaki bir diğer önemli nokta ise Ueno Hayvanat Bahçesi’dir (Onshi Ueno Dōbutsuen). 1882’de açılan, Japonya’nın en eski hayvanat bahçesidir ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin hediye ettiği pandalarla ünlüdür.

Tokyo

 Sensō-ji Tapınağı’nı ziyaret edin

Tokyo’nun Asakusa semtinde, şehrin en ünlü tapınağı olan zarif Sensō-ji Tapınağı (Kinryū-zan Sensō-ji), maskeler, oymalar, abanoz ve ağaçtan yapılmış taraklar, oyuncaklar, kimonolar, kumaşlar ve değerli kağıt ürünleri satan satıcılara ev sahipliği yapan uzun bir sokak pazarının sonunda yer almaktadır.

Şefkatin Budist tanrıçası Kannon’a adanan tapınak, MS 645 yılında kurulmuş ve birçok kez yeniden inşa edilmesine rağmen orijinal görünümünü korumuştur.

Ziyaretin öne çıkan noktaları arasında, üzerinde “Gök Gürültüsü Kapısı” yazısı bulunan 3,3 metre yüksekliğindeki kırmızı kağıt feneriyle Kaminari-mon Kapısı’nı ve hastalıkları uzaklaştırdığına inanılan ünlü ve çok sevilen Tütsü Küveti’ni görmek yer alıyor.

Tokyo'

Ginza Bölgesinde Yorulana Kadar Alışveriş Yapın

Ginza, Tokyo’nun en yoğun alışveriş bölgesidir ve New York’taki Times Meydanı kadar simgeseldir ve çok daha eskidir. Aslında yüzyıllardır ülkenin ticari merkezi olmuştur ve Japonya’nın büyük şehirlerini birbirine bağlayan beş antik yolun kesiştiği yerdir. Seçkin mağazalar ve görkemli saray dükkanlarıyla çevrili Ginza bölgesi, sadece dolaşmak için de eğlencelidir veya. Daha da iyisi, dünyanın hızla geçmesini izlerken çok sayıdaki çay ve kahve dükkanından veya restoranından birinde oturun.

Hafta sonları, her şey açık olduğunda, trafiğin yasak olduğu ve dünyanın en büyük yaya bölgelerinden biri haline geldiği için alışveriş tutkunlarının cennetidir. Akşam olduğunda, birçok binadaki devasa reklam panelleri Ginza’yı parlak neon ışıklarıyla yıkar.

Tokyo'

Tokyo Skytree’den Manzarayı Görün

Tokyo Skytree’yi kaçırmak zor. 634 metre yüksekliğindeki bu iletişim ve gözlem kulesi, Minato’nun Sumida semtinden devasa bir roket gemisi gibi yükseliyor.

Ülkenin en yüksek yapısı (ve dünyanın en yüksek serbest duran kulesi) olan Tokyo Skytree, 2012 yılında açıldı ve restoranından ve gözlem güvertelerinden sunduğu inanılmaz panoramik manzaralar sayesinde kısa sürede şehrin en çok ziyaret edilen turistik mekanlarından biri haline geldi.

Tokyo Ulusal Müzesi’nde gezinin

Tokyo Ulusal Müzesi, 100’den fazla ulusal hazine de dahil olmak üzere, Japon, Çin ve Hint sanatına ait 100.000’den fazla önemli esere ev sahipliği yapıyor.

1938 yılında açılan ve yaygın adıyla TNM olarak bilinen müzede, 6. yüzyıldan günümüze kadar uzanan Japonya ve Çin’e ait çok sayıda Budist heykelinin yanı sıra eski tekstil ürünleri, tarihi silahlar ve askeri teçhizatlardan oluşan güzel koleksiyonlar yer alıyor.

Ayrıca tarihi Japon kıyafetleri ve Asya seramikleri ve çanak çömleklerinden oluşan geniş koleksiyonları da dikkat çekicidir. Önemli sanat eserleri arasında 7. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar Japon resimleri yer alır ve müzenin çeşitli yüzyıllara ait lake işçiliğinin Japon ve Çin şaheserlerinden oluşan seçkin koleksiyonları da mutlaka görülmelidir. Bunlar arasında lake oyma, altın lake ve sedefli lake örnekleri yer alır. Ayrıca birçok güzel hat sanatı örneği de vardır.

İmparatorluk Sarayı’nı gezin

Tokyo’nun Marunouchi bölgesinin başlıca cazibesi, duvarlar ve hendeklerle çevrili güzel 17. yüzyıl parklarıyla İmparatorluk Sarayı’dır. İmparatorluk ailesi tarafından hala kullanılan İmparatorluk Sarayı, 1457’de Feodal Lord Ota Dokan’ın ilk kaleyi inşa ettiği yerde durmaktadır ve Tokyo şehrinin (veya o zamanki adıyla Edo’nun) kademeli olarak yayıldığı odak noktasıdır.

Saray kadar ünlü olan Nijubashi Köprüsü, adını sudaki yansımasından alan bir yapıdır. Diğer dikkat çekici özellikler arasında sarayı ve kapılarını çevreleyen iki metre kalınlığındaki duvar bulunur, bunlardan biri Doğu Higashi-Gyoen Bahçesi’ne açılır.

Miraikan ve Edo-Tokyo Müzelerini ziyaret edin

Tokyo’nun en yeni müzelerinden biri olan etkileyici Ulusal Yükselen Bilim ve Yenilik Müzesi (Nippon Kagaku Mirai-kan) genellikle sadece Miraikan olarak anılır. Japonya’nın teknoloji alanındaki lider rolüne büyüleyici bir bakış sunuyor.

Japonya Bilim ve Teknoloji Ajansı tarafından yaratılan bu ultra modern, özel olarak inşa edilmiş tesis, depremlerden hava koşullarına, yenilenebilir enerjiden robotiğe kadar her şeyi ele alan birçok uygulamalı etkileşimli sergiyi içerir. Öne çıkanlar arasında Maglev treninin muhteşem bir modeli gibi modern ulaşımla ilgili bir dizi sergi ve bir robotik sergisi yer alır.

Ulusal Doğa ve Bilim Müzesi'ne uğrayın

Ulusal Doğa ve Bilim Müzesi’ne uğrayın

Tokyo’nun Ueno Parkı’nda bulunan muhteşem Ulusal Doğa ve Bilim Müzesi 1871 yılında açılmış olup ülkenin en eski müzelerinden biridir.

Tamamen yenilenip modernize edilen müze, aynı zamanda ülkenin en yoğun ve en büyük müzelerinden biri olarak biliniyor; doğa tarihi ve bilimle ilgili yaklaşık 250.000 materyalin yer aldığı geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor.

Bunlar arasında uzay geliştirme, nükleer enerji ve ulaşım üzerine birçok büyüleyici etkileşimli gösteri yer alır ve her biri ziyaretçilere en son bilimsel ve teknolojik gelişmelere dair benzersiz bir bakış açısı sunar.

Avrupa’nın en ilgi çeken ülkesi “Polonya”

Avrupa’nın en ilgi çeken ülkesi “Polonya”

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Polonya’da ziyaret edilecek en iyi yerler sizi neredeyse bin yıllık bir tarihe götürebilir, sizi çarpıcı orta çağ mimarisine, İkinci Dünya Savaşı kalıntılarına ve yıkımına ve ülkenin her köşesindeki kalelere ve saraylara sürükleyebilir. Aynı zamanda ilk UNESCO Dünya Mirası Alanlarından ikisine de ev sahipliği yapmaktadır: Krakow’un tarihi merkezi ile Wieliczka ve Bochnia Tuz Madenleri.

Ancak bu antik ülke aynı zamanda geniş milli parklara, dağlara ve göllere de ev sahipliği yapıyor ve keşfedilmeyi bekleyen bakir doğayı kesen sonsuz gibi görünen patikalara sahip.

Krakow

Krakow

Krakow’daki Wawel Kalesi

Polonya’nın en eski şehirlerinden biri olan Krakow, 7. yüzyılda zaten yerleşim görüyordu. Şehir, İkinci Dünya Savaşı’nda diğer Polonya şehirlerinin uğradığı yıkımın çoğundan kurtulduğu için, Krakow’un Eski Şehir Merkezi hala büyüleyici ortaçağ mimarisini koruyor. Bölgedeki Wawel Kalesi ve Eski Yahudi Mahallesi olarak da bilinen tarihi Kazimierz bölgesi, UNESCO Dünya Mirası Alanları olarak belirlenmiştir.

Varşova

Varşova

Alacakaranlıkta Eski Şehir Varşova

Polonya’nın başkenti İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra harabeye dönmüştü; binalarının neredeyse yüzde 85’i Nazi güçleri tarafından küle çevrilmiş ya da sistematik olarak yerle bir edilmişti. Savaş biter bitmez şehir, tarihi merkezini orijinal planlar kullanarak yeniden inşa etmek için büyük bir çabaya girişti. Sonuç olarak bugün gördüğünüz Barok ve Rönesans tüccar evleri orijinallerinin mükemmel kopyalarıdır.

Tatra Dağları

Tatra Dağları

Tatra Dağları’ndaki Gasienicowa Vadisi’nden geçen yol

Tatra Dağları ve Milli Park, Slovakya ile Polonya arasında doğal bir sınır oluşturuyor. Sıradağların çoğu Slovakya’ya düşse de ülkeler arasında kolayca yürüyüş yapabilirsiniz. Parkın Polonya tarafında 270 kilometreden fazla yürüyüş parkuru bulunmaktadır.

Wroclaw

Wroclaw

Wroclaw’daki Ana Pazar Meydanı’nın havadan görünümü

Wroclaw şehri her zaman Polonya’ya ait değildi. Yüzyıllar boyunca Bohemya Krallığı’ndan Prusya’ya ve Almanya’ya kadar her şeye aitti. Wroclaw, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin Avrupa’daki bazı sınır çizgilerini değiştirmesinin ardından 1945’ten bu yana resmi olarak Polonya’nın bir parçası oldu.

Wroclaw’ın en eski bölgesi , St. Elizabeth Kilisesi ve Eski Belediye Binası’nın da bulunduğu 13. yüzyıldan kalma Ana Pazar Meydanı’dır . Avrupa’nın en büyük pazar meydanlarından biridir. Sadece birkaç adım ötede, çarpıcı bir apartman binasında Polonya geleneklerine adanmış multimedya sergilerinin sergilendiği görebilirsiniz.

Bialowieza Orman Koruma Alanı

Bialowieza Orman Koruma Alanı

Bialowieza Orman Rezervindeki Bizon

Bir zamanlar kıtanın çoğunu kaplayan ilkel ormandan Avrupa’nın kalan en büyük bölümü olan Bialowieza Orman Koruma Alanı, UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak ilan edilmeyi kesinlikle hak etmiştir. Orman, Polonya ile Beyaz Rusya arasındaki sınırda yer alıyor. Yürüyüşçüler için bir sınır kapısı aslında ormanın içinde yer alıyor ve 1.400 kilometrekareden fazla bir alanı kapsıyor.

Bieszczady Dağları

Bieszczady Dağları

Bieszczady Dağları’nda sonbahar

Sonbaharda Polonya’da ziyaret edilecek en iyi yerlerden biri, Ukrayna ve Slovakya’ya kadar uzanan devasa bir dağ sırası olan Bieszczady Dağları’dır. Yalnızca Karpat bölgesinde görülen polonynaları (bir tür dağ çayırı) nedeniyle benzersizdirler. Vadiler ve çayırlar çok dik olmak yerine yumuşak bir şekilde yukarı ve aşağı eğimli olduğundan yürüyüş için mükemmel bir destinasyondur . Buradaki yeşillik sonbaharda kırmızı, turuncu ve sarılardan oluşan bir senfoniye dönüşüyor.

Ojcow

Ojcow

Ojcow Ulusal Parkı

Krakow’un sadece 26 kilometre kuzeyindeki küçük Ojcow köyü, Ojcow Milli Parkı’nın kapısıdır. Yalnızca 21,46 kilometrekarelik alanıyla Polonya’nın en küçük milli parkı olan Ojcow, yoğun ormanlarla kaplıdır ve yüksek kireçtaşı kayalıklarına, 400’den fazla mağaraya ve iki nehir vadisine ev sahipliği yapar. Parkta 500’den fazla kelebek türü yaşıyor; ilkbahar ve yaz aylarında patikaları ve çiçekli vadileri kaplıyorlar ve görülmeye değer bir manzara oluşturuyorlar.

Gdansk

Gdansk

Motlawa Nehri’ne yansıyan Eski Şehir Gdansk

Baltık Denizi’ndeki bir körfezin hemen üzerinde yer alan antik Gdansk şehri, Polonya’nın ana limanına ev sahipliği yapıyor. Şehrin Kraliyet Yolu veya Kraliyet Yolu olarak bilinen eski kısmının büyük bir kısmı 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır ve çok güzel bir şekilde korunmuştur. Buradaki ana yapılardan bazıları Şehir Kapıları, Hapishane Kulesi ve bir dizi tüccar evidir.

Gdansk aynı zamanda dünyanın en büyük tuğla kilisesi St. Mary’s’in yanı sıra 700 yıllık yıldız şeklindeki Wisloujscie Kalesi ve 28 metre yüksekliğindeki Gdansk Nowy Limanı Deniz Feneri’ne de ev sahipliği yapıyor.

Zalipie Köyü

Zalipie Köyü

Zalipie Köyü’ndeki boyalı bina

Küçük Zalipie köyü, bölgedeki hemen hemen her binayı süsleyen halk çiçek resimleriyle tanınır. Bu gelenek, yüz yıldan fazla bir süre önce, yerel kadınların kirli yüzeyleri renkli tasarımlarla kaplamak için toz boya ve süt karışımını kullanmasıyla başladı.

Bugün hemen hemen her kulübe, ahır, çit ve hatta Aziz Joseph Kilisesi bu şekilde boyanmıştır; duvarlar ve mobilyalar da dahil olmak üzere pek çok kapalı alan da aynı şekilde boyanmıştır.

Pek çok dekore edilmiş bina arasında Kadın Ressamların Evi belki de en çarpıcı olanıdır. Köyün kültür merkezi olarak kabul edilir ve bir halk müzesine ev sahipliği yapar.

Torun

Torun

Torun’un havadan görünümü

Polonya’nın en eski şehirlerinden biri olan Torun’un tarihi 7. yüzyıla kadar uzanmaktadır (her ne kadar arkeologlar ilk yerleşimin M.Ö. 1100 yılında kurulmuş olabileceğine inansa da). Torun, İkinci Dünya Savaşı sırasında bombalanmadığı veya tahrip edilmediği için, şehrin Orta Çağ’dan kalma Merkez Pazaryeri ve içindeki çok sayıda Gotik ev ve ahşap kirişli 16. yüzyıl binaları hala ayaktadır.

Bu evlerden biri astronom Nicolaus Copernicus’un doğum yeri olup bilim adamının hayatı ve çalışmalarını konu alan bir müzeye dönüştürülmüştür.

Boğaların Koşusu

Boğaların Koşusu

Pamplona, ​​İspanya 6 – 14 Temmuz

Her yıl düzenlenen Boğa Koşusu, İspanya’nın Pamplona kentinde yüzyıllardır düzenlenen ve bugün hala kutlanan geleneksel bir etkinliktir. Etkinlik her yıl 6-14 Temmuz tarihleri ​​arasında gerçekleşir.

Sadece İspanya’da değil, dünyanın birçok yerinde kutlanan San Fermin adlı festivalin bir parçasıdır . Festival, 1900’lerin başında İspanya’nın Pamplona kentinde insanların boğalarla kasabada koşmasıyla başladı.

Bugün etkinlik, genellikle geleneksel kıyafetler giyerek ve boğaların boynuzlarına bağlanmış kırmızı eşarplarla koşarak sokaklarda boğaları kovalayan insanlardan oluşuyor. Bugün San Fermin’de yapılan boğa koşuları artık eskisi kadar tehlikeli değil.

Reggae Sumfest

Reggae Sumfest

Montego Körfezi, Jamaika 14 – 20 Temmuz

Reggae festivali Reggae Sumfest , her yıl yaz aylarında,  temmuz ayının ortasında, Jamaika’nın Montego Körfezi’nde düzenlenir . Bu sadece Jamaika’nın en büyük müzik festivali değil, aynı zamanda dünyanın en büyük reggae festivallerinden biridir.

Reggae Sumfest ilk kez 1993 yılında düzenlendi ve aralarında Jimmy Cliff, Damian Marley, Ziggy Marley, Stephen Marley ve Toots & The Maytals’ın da bulunduğu dünyanın en iyi reggae sanatçılarından bazılarına ev sahipliği yaptı.

Festivalde her gece canlı performanslar yer alıyor ve Colorfest Plaj Partisi, Serbest Sokak Dansı ve Partisi, All White Partisi ve Blitz Partisi gibi ek partiler de yer alıyor.

Saklanma Festivali

Saklanma Festivali

Zrce Plajı, Hırvatistan 23 – 27 Temmuz 2024

Hideout Festivali, her yıl temmuz ayında Hırvatistan’ın Zrce Plajı’nda düzenlenen 5 günlük bir elektronik festivaldir. Plaj esintilerini, tekne partilerini, havuz partilerini ve 5 farklı açık hava mekanını bir araya getiriyor. Zrce Plajı, gündüzleri güneşlenip havuz partisine katılabileceğiniz, akşamları ise manşetlere çıkabileceğiniz uzun bir plajdır.

Hideout Festival’deki insanların çoğu İngiliz ve kalabalık ortalama 20’li ve 30’lu yaşlarda. Sahilde rahat öğleden sonraların, müzik dinlerken berrak mavi sularda serinlemenin ve güneş doğup gökyüzünü turuncu ve pembeye boyayana kadar gece boyunca sonsuz gibi görünen partilerin tadını çıkarın.

Gion Matsuri Festivali

Gion Matsuri Festivali

Kyoto, Japonya1 – 31 Temmuz

Gion Matsuri veya Gion Festivali, Japonya’nın Kyoto kentinde her yıl temmuz ayında düzenlenen bir festivaldir. Kyoto’nun en ünlü festivallerinden biridir ve her yıl on binlerce insanı şehre çekmektedir.

800 yılı aşkın süredir devam eden bu festival, Japonya’nın önemli bir somut olmayan kültürel mirası olarak belirlendi. Festival, Heian Dönemi’nde (794-1185) bir zamanlar iktidarın merkezi olan Higashiyama bölgesinde düzenleniyor. Gion Matsuri ilk kez, hüküm süren imparatorun vebayı önleyeceği umuduyla Yasaka Tapınağı’nda ibadet emri vermesiyle düzenlendi.

Gion Festivali sırasında Kyoto’nun farklı yerlerinde birçok etkinlik düzenleniyor. Yasaka Tapınağı’nda geleneksel danslar sergileniyor, Shimogamo Tapınağı ve Kamigamo Tapınağı’nda tiyatro gösterileri yapılıyor ve Ulusal Tiyatro’da daha fazla tiyatro gösterisi yapılıyor.

Collisioni Festivali

Collisioni Festivali

Barolo, İtalya 5 – 31 Temmuz

İtalya’nın en iyi edebiyat ve müzik festivallerinden biri hiç şüphesiz Barolo’daki Collisioni Festivali’dir. Barolo, İtalya’nın Piedmont kentindeki Langhe Tepeleri’ndeki en güzel kasabalardan biridir. UNESCO miras bölgesi olarak ilan edilen İtalya’nın en iyi üzüm bağları ile çevrilidir. Bu cennet köşesinde dünyanın en iyi şaraplarından bazılarının tadını çıkarabilecek ve her zaman lezzetli İtalyan yemeklerini tadabileceksiniz.

Kanada’da vahşi batı esintisi

Kanada’da vahşi batı esintisi

Calgary, Kanada 5 – 14 Temmuz

‘Dünyanın En Harika Açık Hava Gösterisi’ olarak lanse edilen Calgary Stampede , Calgary, Alberta’da düzenlenen on günlük bir etkinliktir.

Calgary Stampede, Kuzey Amerika’nın kovboy mirası ve kültürünün bir kutlamasıdır. İlk kez 1912’de düzenlendi ve 100 yılı aşkın süredir büyük bir etkinlik oldu. Etkinliğe her yıl dünyanın her yerinden bir milyondan fazla insan katılıyor ve bu da onu Kanada’nın en büyük festivallerinden biri yapıyor.

Stampede’nin ana cazibesi rodeo yarışmasıdır. Bunlardan birkaçını saymak gerekirse dümen güreşi, eyerde bronk sürme ve eyersiz binicilik yarışmalarını içerir. Diğer çeşitli etkinlik ve aktiviteler arasında boğa binme, araba yarışı, buzağı halat çekme, fıçı yarışı, akrobasi gösterileri, konserler, tarımsal yarışmalar ve tarım ekipmanlarına yönelik ticari gösteriler, hayvancılık ve at gösterisi etkinlikleri yer almaktadır.