Ipsos; gençler 1 günü 34 saat hissediyor
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDAN
Türkiye’de 12 – 19 yaş arası gençler toplam nüfusun %13’ünü oluşturuyor. Bu genç jenerasyon markaların, reklamcıların, siyasetin ve eğitimcilerin odağına yerleşmiş durumdalar ya da beş yıl içinde yerleşecekler. Ipsos toplumun bu önemli kitlesini anlamak üzere, anlama kılavuzu niteliğinde çarpıcı bir araştırma gerçekleştirdi. Şimdiki gençleri derinlemesine analiz etti ve ortaya önemli sonuçlar çıktı.
Araştırmayla ilgili değerlendirmelerini ileten Ipsos’un Marka Sağlığı İzleme ve Sosyal Dinleme Analizleri hizmet birimlerinin lideri Özlem Sönmezyalçın: “Ipsos olarak toplum, insanlar ve pazarlar hakkında tam bir anlayış sunmak hedefiyle yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında; nüfusun %13’ünü oluşturan ve gelecek dönemde önemli bir hedef kitle haline gelecek olan 12 – 19 yaş aralığındaki gençlerle ilgili detaylı bir rapor hazırladık. 360’ Teens Pulse adını verdiğimiz araştırmamız sonucunda; kuşak tanımlamalarından öteye geçerek ve “duyarsızlar”, “sorumsuzlar”, “sadık değiller” vb ön yargılı değerlendirmeleri de bir kenara bırakarak bu özel kitlenin markalar, sosyalleşme alanları vb çok çeşitli konulardaki tercihlerini, değer yargılarını, beğenilerini ve dijital dünyadaki davranışlarını detaylı bir şekilde ortaya koyduğumuz bir rapor ortaya çıktı. Raporda çok detaylı bölümler olmakla birlikte bu haberde paylaştığımız verilere genel olarak baktığımızda gençlerin aile bağlarına oldukça önem verdikleri, AVM’lerin hayatlarında önemli bir sosyalleşme alanı olduğunu, yerel markaların gençlerin gönüllerinde yer edebildiğini ve çok ekranlılık ve aynı anda birçok iş yapma güdüleri nedeniyle bir günü 24 saatten fazla hissettiklerini görüyoruz. Bu araştırmanın gençlerle ilgili ön yargılarımızı kırmada önemli bir araç olacağına inanıyorum.”
Gençler 1 günü 34 saat hissediyor.
Aynı anda çok iş yaptıkları, çok ekranlı yaşadıkları için olsa gerek gençler 1 günü daha uzun hissediyorlar. Yemek yerken ders çalışmak, alışveriş yaparken atıştırmak gibi birden fazla eylemi bir arada gerçekleştirme davranışları belirgin olarak gözlemleniyor.
Gençler dış görünüşlerine önem veriyorlar
Harçlıklarının %22’sini giyime harcıyorlar. En sevilen markalar sorulduğunda ilk 10 markanın 8’ini giyim markaları oluşturuyor. Kişisel bakım ve spor aktiviteleri ise özellikle yaz aylarında 3. Ve 4. Büyük harcama kalemi olarak belirtiliyor.
Yerli markaları beğeniyorlar
Ipsos’un araştırması gençlerin yabancı marka gibi bir saplantıları olmadığını da gösteriyor. En sevdikleri markalar sıralamasında ilk 10 markanın 4′ü Türkiye’den.
Gençlerin en çok tercih ettiği sosyalleşme alanı AVM’ler…
Ipsos’un araştırması kapsamında gençlere sosyalleşme alanı olarak en çok nereleri tercih ettikleri de soruldu. Buna göre gençlerin %55’i AVM’leri tercih ediyor, %53 ise açık havada sosyalleşmeyi tercih ettiklerini belirtiyorlar.
Gençlerin aile bağları 60’lara 70’lere mi dönüyoruz dedirtecek derecede güçlü
Araştırma kapsamında 12 – 19 yaş aralığındaki gençlere bazı ifadelere ne derece katılıp katılmadıkları da soruluyor. Böylelikle onların çeşitli konulara bakış açıları belirlenmiş oldu. Bu kapsamda “Ailemin değerlerini hiçbir zaman göz ardı etmem” ifadesine katılan gençlerin oranı %72 olarak görüldü. Bu da gençlerin aile değerlerine oldukça önem verdiklerini ortaya koyuyor.
Gençler Instragmda mahremiyete önem veriyor, en çok kullandıkları emoji ise:
Gençlerin %74’ü Instagram’da gizli hesap kullanıyorlar. Bir nevi takipçilerini kendileri seçmek ve mahremiyetlerini korumak istiyorlar.
Emojiler kuşkusuz gençlerin en sık kullandıkları ifade araçlarından buna göre en sık kullanılan emojiler şu şekilde sıralanıyor:
Araştırma Künyesi:
Ipsos 360’ Teens Pulse Araştırması, 12 – 19 yaş aralığındaki toplam 750 gençle 23 Temmuz – 10 Ağustos tarihleri arasında online olarak yapılmıştır. Örneklemin %48’i kadın, %52’si erkektir. Örneklemde; 12-14 yaş aralığı %38, 15 – 17 yaş aralığı %37, 18-19 yaş aralığı %25’dir. ESOMAR kuralları gereği 12-14 yaş grubu ile gerçekleştirilen anketlerde ebeveyn izni dikkate alınmıştır.
SEDA GAZİOĞLU “Ben Esareti”
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDAN
“Putlaştırdığın korkuların esaretindir. Geçmişin geleceğine, kendini korumak için diktiğin korkulukların da zamanla benliğine hükmeder. An ki mutlak huzurun olduğu yerdir, o da elinden kayar gider. Özgürlüğünle aranda bir ‘sen’ varsın. Korkunu bul ve onu parçala, çünkü cesaret esareti yener.”
Korkunun insanlar ve gündelik yaşantıları üzerindeki etkilerini araştıran Seda Gazioğlu, “ Ben Esareti” adlı ikinci kişisel sergisiyle 31 Ekim – 30 Kasım tarihleri arasında Pg Art Gallery’de izleyici karşısına çıkıyor.
Sanatçı, pek çok farklı tekniğe başvurarak ürettiği çalışmalarında, çoğunlukla insan beyninin sağ ve sol lobunun arasındaki ilişkiye, işleyiş biçimine ve baskın olarak kullanılan tarafa göre sosyal hayatı ne ölçüde etkilediğine odaklanıyor. Bunun yanı sıra kültürel, sosyal, ekonomik ve benzeri dış faktörlerin insan psikolojisi üzerindeki tesirlerini araştıran Gazioğlu, izleyicinin birlikte görmeye alışık olmadığı malzemeleri biraraya getirdiği üretimleri üzerinden zıt dünyaların çatışmasını sorguluyor. Tuval gibi kullandığı eski halıları, kimi zaman pirinç, bakır ve bronz tellerle örüyor, kimi zamansa nakış işler gibi akrilik boya ile beziyor. Sergideki çalışmalarında yoğunlukla görülen aynaları ise korkularla yüzleşmenin metaforu olarak kullanıyor. Bilinç – bilinçaltı, fiziksel – ruhani gibi konuları araştıran sanatçı, hem bu sırlı cam aracılığıyla görünenin ötesinde neler olabileceğini düşündürüyor hem de kendi yansımasıyla başbaşa kalan izleyiciyi korkularıyla yüzleşmeye yönlendiriyor.
Vakkas Altınbaş’tan, “Altın Yıllarım”
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDANAlpet Yönetim Kurulu Başkanı Vakkas Altınbaş, iş hayatında yakaladığı başarısını gençlere örnek olması için bir kitap haline getirdi. “Altın Yıllarım” adlı kitap ile geleceğe bir ışık tutan iş insanı kitabı gençler için yazdığını söyledi.
Akaryakıt sektöründe başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren Alpet’in Yönetim Kurulu Başkanı Vakkas Altınbaş, hayatını kaleme aldı. Altınbaş’ın doğduğu günden bu yana yaşadıklarını, hayatının dönüm noktalarını, iş hayatındaki başarılarını, sevdiği hikayeleri aktardığı eseri kitapseverlerle buluştu.
Türkiye’nin başarılı holdingleri arasında bulunan Altınbaş Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Altınbaş Petrol’ün Yönetim Kurulu Başkanı Vakkas Altınbaş’ın hayatını kaleme aldığı kitabı raflardaki yerini aldı. Vakkas Altınbaş, “Altın Yıllarım” adlı kitabında Gaziantep’te doğduğu köyden holding başarısına kadar pek çok anısını paylaşıyor.
Vakkas Altınbaş, “Hayatınızı değiştiren işe bir günde girmezsiniz. O işe girmek için yıllarca çalışırsınız. Başarılı veya başarısız olduğunuzu düşündüğünüz her adım sizi o ana hazırlar ve o an asla gelmez. Hayat izlediğimiz filmlerdeki gibi ulaşmak istediğimiz hedefe varınca bitmez. Ulaştığımız hedef büyük yolculuğumuzun ancak bir mihenk taşı olabilir. Nihayetinde bu dünyadaki yaşamımız sona ermeden ne hedeflerimiz biter ne de uğraşımız” diyerek yürüdüğü bu yolda iş hayatı için edindiği deneyimleri kitabının önsözünde aktarıyor.
‘‘Büyük başarıların arkasında küçük ama kararlı adımlar vardır”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirdikleri yatırımların bugün 23 şirketli bir holdinge dönüşmesindeki yol haritalarının anlatıldığı kitapta ayrıca Vakkas Altınbaş’ın sevdiği ve hayatında ders aldığı hikayeler de bulunuyor. Altınbaş’ın spor sayesinde hayatında yaşadığı değişimleri de aktardığı kitapta Mersin’den K.K.T.C’ye yüzüşünün hikayesi de yer alıyor.
Altınbaş, kitabın önsözde başarı sırlarını ise şu şekilde ifade ediyor; “Anamur’dan Girne’ye yüzmeye karar verdiğimde hiçbir hazırlık yapmadan suya atlasaydım başarılı olmam mümkün olur muydu? Kuyumculuğun sırlarını öğrenmeden Türkiye’deki ilk altın fabrikasını açmak akıllıca olur muydu? ALPET’i kurmadan önce bir benzin istasyonuna sahip olmasaydık ALPET ile bu başarıları elde etmemiz mümkün olur muydu? Uzun lafın kısası büyük başarıların arkasında küçük ama kararlı adımlar vardır.”
İş dünyasına yol haritası olacak nitelikteki “Altın Yıllarım” kitabı tüm Alfa Basım Dağıtım, Arasta, Arkadaş Kitabevi, Başarı Dağıtım, Dinamik Dağıtım, D&R mağazaları, Dost Dağıtım, Final Dağıtım, Güneş Dağıtım, Kitapsan, Nezih Kitabevleri, Prefix, Remzi Kitabevleri, TveK mağazalarında kitapseverleri bekliyor.
Cumhuriyet Bayramını Umut Akyürek’in şarkıları ile kutladılar
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDANCumhuriyet Bayramını Umut Akyürekİn şarkıları ile kutladılar
Bakırköy Belediyesi tarafından düzenlenen “ 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” etkinlikleri kapsamında Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahneye çıkan Umut Akyürek Bakırköylüleri sesiyle büyüledi. Bakırköylüler 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı sanatçı Umut Akyürek şarkıları ile kutladı.
Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinde sahneye; şef Fuat Erdener yönetimindeki Evrensel Müzik Topluluğu eşliğinde Umut Akyürek çıktı.
Halk oyunları, vals gösterilerinin de yapıldığı etkinlikte bir konuşma yapan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, Cumhuriyet Bayramının Bakırköy’de büyük coşku içinde kutlanmasına katkı sunan tüm sanatçılara teşekkür etti.
IPSOS; Müşterilerle İyi İlişkiler Geliştirmek İçin 6 Temel Prensip
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDAN
IPSOS’un araştırması; Müşterilerle İyi İlişkiler Geliştirmek İçin 6 Temel Prensip
Markalarla olan ilişkilerinde müşterilerin hiç olmadığı kadar güçlü etkileri olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Müşterinin sesi önemli ve markanın davranışı üzerinde güçlü bir etki bırakabiliyor. Bu nedenle markalar gitgide daha çevik olmayı öğrenmeli bilimsel sonuçlardan sonuna kadar faydalanmalılar. Bu bağlamda takip edilmesi gereken 6 basit ve etkili prensip var. Bunların içinde bazı öne çıkan trendler oldukça etkili ve müşteri ilişkilerinin yönetilme şeklini kökten değiştiriyor. Bu değişimler; anında erişim, artan marka sadakatsizliği ve markalara meydan okumanın gizli etkisi gibi nedenlerden ortaya çıkıyor. Artık her bir temas noktasında bilinmek ve fark edilmek isteyen müşterilerin bireysellik ihtiyacı da bunda önemli rol oynuyor.
İşte bu nedenlerden dolayı markaların hata yapmamaları ve tüketicinin onlarla olan ilişkilerde gücü eline geçirdiğini bilmeleri gerekiyor. “Müşteri odaklılık – müşteriyi kurumun merkezine almak – artık jenerik bir söylemden öteye geçmeli ve stratejik bir menfaat olarak görülmeli. Eğer değişimi anlamak ve öngörmek istiyorlarsa markalar daha çevik olmalılar.
Dünyanın önde gelen araştırma şirketlerinden biri olan Ipsos’un uzmanları Marie-Paule Bayol and Thierry Lalande tarafından kaleme alınan bu konu tüm detaylarıyla incelenerek altı temel prensipte özetlenmiş. Müşterilerle iyi ilişkiler geliştirmek isteyen markaların göz önünde bulundurması gereken 6 temel prensip;
- Müşteri, satın alım kanalını sizden daha az önemsemez: Müşteriler farklı kanallar arasında markanızla ilgili deneyimlerinde tutarlılık ve mükemmel bir devamlılık bekler.
Müşteri, temas noktalarınızı ve onlarla iletişime geçme nedenlerinizi sizden daha az önemsemez:Müşteri deneyiminin kalitesi zamana yayılan belli başlı deneyim noktalarından oluşan serilerle artık sağlanamıyor. Daha günlük ve devamlılık arz eden yakınlıklar kurulması gerekiyor.
3. Müşteri, sektörleri sizden daha az önemsemez: Müşteriler sadece rakip markaları kıyaslamazlar, aynı zamanda sektörlerin de ötesine geçerek sizi sektörünüzde olmayan markalarla da kıyaslarlar. Ek olarak, e-ticaret dünyasının uygulamalarında sıklıkla görülen simge haline gelmiş bazı oyuncuların performansları müşteri ilişkileri için yeni referans noktaları yaratıyor.
4. İnsanlar makine değildir. Dijital teknoloji müşteri ilişkilerine insan dokunuşu getirme ihtiyacını daha da güçlendirdi. Göz önünde bulundurma, cömert olmak, “iyi müşterileri” tanımak ve mizah veya ortak ilgileri paylaşmak gibi değerler müşteriler tarafından markalarla olan ilişkilerinde mutlaka bekleniyor.
5. Kişisel verilerin bol olduğunu müşteriler biliyor bu da tutarlı hizmet beklentisini artırıyor. Güven çerçevesinde kurulan tutarlı diyaloglara sahip olmak için kullanıldığında tüketiciler kişisel verileri konusunda daha tavizkar olabiliyorlar. Büyük veri sadece trend olmuş bir söylem değildir markanın ortaya koyduğu her teklif ve mesaj müşteriye göre kalibre ediliyor olmalıdır.
6. Tekdüzelik sıkıcıdır. Tüketiciler müşteri deneyimlerinde biraz sıra dışı ve pozitif anlamda şaşırtıcı şeylere daha değer veriyorlar. Markanın gelecek büyümesinin arkasında yatan en tetikleyici güç;
– kanallar arasında olan sinerjide,
– müşterilerin kişisel bilgilerin gerçek zamanlı kullanımlarında (ki bu da; etkileşim yaratarak uzun vadeli değeri büyüten bir yaklaşımdır)
– ve doğru zamanda insan faktörünü tekrar hatırlamakta yatıyor.
Özetlemek gerekirse; marka hakkındaki tutum, teknolojik yetenek, ürün sunumu ve yönetimle ilgili güçlükler doğası gereği yukarıdaki unsurlarla otomatikman bağlantıda oluyor. Müşteri ilişkilerinin son derece kişiselleştirilmesi ise hikayenin sadece başlangıcı olarak karşımıza çıkıyor…
İSTANBUL DEVLET TİYATROSUNDA BU HAFTA (30 EKİM- 04 KASIM 2018 HAFTASI)
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDAN
İSTANBUL DEVLET TİYATROSUNDA BU HAFTA (30 EKİM- 04 KASIM 2018 HAFTASI)
İstanbul Devlet Tiyatrosunda, 30 Ekim – 04 Kasım tarihleri arasında 1’i prömiyer olmak üzere 4 oyun sahnelenecektir. Sahnelenecek oyunlar; “Keloğlan Keleşoğlan (Prömiyer)”, “Narnia Günlükleri ”, “Cehennem” ve “Alyoşa”
Keloğlan Keleşoğlan, Cevahir Salon 2’de (Prömiyer)
1 Kasım Perşembe günü prömiyer yapacak olan oyunun yazar ve yönetmeni Ulviye Karaca. Melike Başkan’ın kostümleri tasarladığı oyunun dekor tasarımı Zeki Sarayoğlu, ışık tasarımını Zeynel Işık, dekor kostüm proje uygulamasını ise Burcu Melek Bozan üstleniyor. Kemal Günüç’ün müziklerini yaptığı oyunun koreografisi Yener Turan’a, kukla ve mask tasarımı Ulviye Karaca ve İlhan Ateş’e ait.
Oyunun konusu kısaca şöyle;
Sıradan bir hayatın içinden çıkıp birden sıra dışı olaylar yaşamaya başlayan Keloğlan’ın hayata ve olaylara bakışı değişir, kendi içindeki dinamikleri fark eder. Artık o eski tembel Keloğlan gitmiş, yerine kendine güvenen, aklını kullanan ve insanları olumlu yönde etkileyen bambaşka bir Keloğlan gelmiştir.
7’den 70’e bir aile oyunu olan “Keloğlan Keleşoğlan”, 10 yıl boyunca kapalı gişe oynayarak aynı zamanda 42. Sanat Kurumu Jüri Özel Ödül sahibi oldu. Oyun, 04 Kasım Pazar gününe kadar Cevahir Salon 2 sahnesinde izlenebilir.
Narnia Günlükleri, Cevahir Salon 1’de
Clive Staples Lewis’in yazdığı yedi kitaplık fantastik seri Narnia Günlükleri’nin ikinci kitabı olan Aslan, Cadı ve Dolap’tan Irita Kutchmy tarafından tiyatroya uyarlanan Narnia Günlükleri oyunun müzikleri de Irita Kutchmy’ye ait. Çağman Pala’nın çevirip Sabri Özmener’in yönettiği oyunun dekor tasarımında Hakan Dündar, kostüm tasarımında Ceren Karahan, ışık tasarımında ise Yakup Çartık imzası var. Koreografisi Tuğçe Tuna’ya ait olan müzikalin, müzik direktörü Kemal Günüç.
Oyunun konusu kısaca şöyle;
Dolaptan geçerek Narnia ülkesinin sonsuz kışında kendilerini bulan çocuklar, ülkenin Cadı’nın zulmünden kurtulması için Aslan’ın yanında savaşmaya hazırlanırlar. Edebiyat dünyasının en sevilen romanlarından Aslan, Cadı ve Dolap’ın tiyatro uyarlaması olan oyun 14 Nisan 2018 Cumartesi günü prömiyer yaptı.
Oyuna canlı bir orkestranın da eşlik edeceği ve 7’den 70’e tüm izleyicilere hitap eden “Narnia Günlükleri” müzikali 03 Kasım Cumartesi gününe kadar Cevahir Salon 1’de izlenebilir.
Cehennem, Üsküdar Tekel Sahnesinde
Jennifer Haley’in yazdığı, Gülay Gür’ün çevirisini yaptığı oyunun rejisörü Metin Belgin. Dekor Tasarımında Hakan Dündar, kostüm tasarımında Ceren Karahan, ışık tasarımında Yakup Çartık imzası bulunan oyunun dramaturgu Şafak Eruyar.
Oyunun konusu şöyle;
Oyun düşüncelerimizi kodlayan, yaşamı gerçeklikten koparan ve şiddet dürtüsünü tetikleyen sanal dünyanın gelecekte duygularımızı da ele geçirme olasılığını bilim kurgu atmosferinde tartışıyor. Oyundaki karakterlere Metin Belgin, Simay Tuna, Ahmet Somers, Arda Kaptanlar, ve Aslı Büşra Sarınç hayat veriyor.
2015-2016 Rotary Tiyatro Ödülleri Yılın Kadın Sanatçısı ödüllü oyun 22 Ekim 2015 tarihinde prömiyer yaptı. “#Cehennem”oyunu 4 Kasım Pazar gününe kadar Üsküdar Stüdyo Sahnesinde izlenebilir.
Alyoşa, Üsküdar Tekel Stüdyo Sahnesinde
Hayati Çitaklar’ın yazıp Ahmet Somers’in yönettiği, Behlüldane Tor’un dekor tasarımını üstlendiği, Medina Yavuz Almaç’ın kostümlerini tasarladığı, oyunun ışık tasarımı Kerem Çetinel’e ait. Müziklerini Fırat Akarcalı’nın yaptığı oyunun dijital animasyon tasarım ve uygulamasında Şirin Dağtekin Yenen ve Erkan Cerit imzası bulunuyor.
Oyunun konusu kısaca şöyle;
Aliye Berger’in fırtınalı yaşamına bir tanıklık, yaratıcı kişiliğine bir saygı duruşu niteliğinde olan oyunda karakterlere Seray Gözler, Erhan Tuna, Asuman Çakır, M. Coşkun Ülgen, Melike Durak Aras, Meriç Akay, Burak Çağlar ve Şebnem Bilgeer hayat veriyor.
26 Aralık 2018 tarihinde prömiyerini yapmış olan oyun Yeni Tiyatro Dergisi 6. Emek ve Başarı Ödülleri En İyi Kadın Oyuncu ödüllü (Seray Gözler) sahibi. Oyun, 3 Kasım Cumartesi gününe kadar Üsküdar Stüdyo Sahne’de izlenebilir.
İKÜ, Yeni Sanat Yılını İdil Biret Resitali ile Açıyor
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDANİstanbul Kültür Üniversitesi’nin (İKÜ) her yıl birbirinden değerli isimleri ve grupları ağırladığı kültür sanat mekânı Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi, yeni sanat yılında kapılarını İdil Biret Resitali ile açıyor. 9 Ekim Salı günü saat 19.00’da İKÜ Ataköy Yerleşkesi’nde gerçekleşecek resitalde, Türkiye’nin klasik müzik dehalarından İdil Biret; Bach, Haendel, Chopin ve Beethoven’ın eserlerini yorumlayacak.
SEDA SAYAN; FOTOSHOP’U EV KADINLARI DA YAPIYOR
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDAN‘O Ses Türkiye’ yarışmasında jüri koltuğuna oturmaya hazırlanan Seda Sayan, çekimler öncesi Red Ruby Güzellik Merkezi’nde bakım yaptırdı.
Yıllar geçse de güzelliğinden bir şey kaybetmeyen Sayan, “35 bin bakıma geldim” diyerek espri yaptı. Kaş uygulaması yapan ünlü sanatçı, “Kızlar kaşlarını genç yaşta almaya başlıyor. Yapmayın, kaşlar küsüyor. Benim bir kaşlarım vardı genç kızken kandilli vapuru gibiydi… Ama sonra aralarda dökülmeler oldu. Şimdi onları halledeceğiz. “ dedi.
Aynı zamanda dişlerini eski haline getirmek için dişçi koltuğuna da oturan Sayan “Eski dişlerimi istiyorum. Eskiden dişlektim. Yine dişlerimi eskisi gibi yaptıracağım” dedi.
Jürilik yapacağı şarkı yarışmasında yer alan Hadise hakkında da konuşan Sayan, jürideki rakibine hem meydan okudu hem de iltifat etti. Hadise’yi çok beğendiğini belirten Sayan, “Onun yüzü, gözü, cildi, dudakları çok güzel. Geçen akşam yemekte çok yakından baktım harikaydı. Zaten kendisini çok severim. Ondan güzel olmak için uğraşıyorum. Hadise’den güzel olmam şart“ dedi
FOTOSHOP’U EV KADINLARI DA YAPIYOR
Verdiği kilolarla dikkat çeken Sayan’a, magazin gündeminde olay olan Ajda Pekkan’ın bikinili tatil fotoğrafları soruldu. Pekkan’ın sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğrafında göbek deliğinin fotoshop’tan kaybolmasıyla ilgili ünlü sanatçı; ”Çok güzel, harika resim. Ajda, çok yoğun bir sezon geçirdi. Dinleyicisine karşı çok saygılı bir kadın. Çok disiplinli örnek alınacak bir kadın. Bikini de giyse, ne giyerse giysin yakışır. Fotoshop artık her fotoğrafta var. Bunu evde oturup hiçbir şey yapmayan hanımefendiler de yapıyor. İnsanlar kendilerini öyle iyi hissedecekse yapsınlar… Artık bunun telefonda programları var” diyerek süperstar’a destek çıktı.
DAVUT GÜLOĞLU ÇAY TOPLADI
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDANKaradeniz müziğinin başarılı şarkıcısı Davut Güloğlu 6 yıl aradan sonra “Hayat Devam Ediyor “ adlı albümüyle hayranlarına merhaba dedi.Geçtiğimiz günlerde sevilen şarkıcı memleketi Rizedeydi.
Rizdeki inşaatlarını kontrol eden şarkıcı daha sonra Rizenin yaylarına çıkakarak İş elbiselerini giyen ve çay makasını eline alan Davut Güloğlu çay topladı.
Fötür şapkası ile tam bir işçi olan Davut Güloğlu Emeğimizin karşılığını almak güzel bir duygu yüce rabbim herkesin emeğinin karşılığını vermek nasip etsin dedi.
