Yazılar

Bir Panik Ataklının Günlüğü” Okurla Buluştu

Ayşegül Günsür’ün yirmi yıla yayılan panik atak mücadelesini tüm gerçekliğiyle kaleme aldığı ilk kitabı Bir Panik Ataklının Günlüğü, Destek Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Kitap, panik atağın beden ve zihin üzerindeki etkilerini içeriden bir tanıklıkla aktarırken; yalnızlaştırıcı, yaşam alanını daraltan ve hayatı parça parça sıkıştıran bu süreci filtresiz bir şekilde okura sunuyor. Günsür, hastane koridorlarından yanlış teşhislere, ilaçlardan iş ve özel hayata kadar yaşadığı tüm deneyimleri paylaşarak “Yalnız değilsin. Ve bu bir kader değil.” mesajını veriyor.

Psikolojik derinliğiyle dikkat çeken eser, panik atağı yaşayanların iç dünyasına ışık tutarken aynı zamanda okuru kendi iç sesini yeniden keşfetmeye davet ediyor.

#BirPanikAtaklınınGünlüğü #AyşegülGünsür #DestekYayınları #YeniKitap #Edebiyat #GerçekHikaye #PanikAtak #KitapHaber #OkumaÖnerisi #YalnızDeğilsin #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sigara menopoz takvimini ortalama 2 yıl öne alıyor!

Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50–51 iken Türkiye’de kadınlar genellikle 47–49 yaş arasında menopoza giriyor. Ancak, bazı etkenler menopoz yaşını birkaç yıl önce çekebiliyor! Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz yaşının en çok aile öyküsünden ve genetik faktörlerden etkilendiğine dikkat çekerek, “Ayrıca, kanser öyküsü ve tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bazı cerrahi müdahaleler ile otoimmün hastalıklar da menopozun erken görülmesine neden olabiliyor. Bu etkenler menopozun değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor” diyor. Bunların yanı sıra menopoz yaşını öne çeken bazı etkenlerin ise önlenebileceğini vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, “Sigara ve nikotin kullanımı, yoğun stres ile uykusuzluk menopozu hızlandıran en önemli üç etkendir. Özellikle sigara alışkanlığı menopozun görülme yaşını ortalama 2 yıl öne çekiyor” uyarısında bulunuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz sürecini hızlandıran değiştirilebilir risk faktörlerini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Cavide Ali

Dr. Cavide Ali

Sigara alışkanlığı

Sigara, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmelerine yol açabiliyor. Bunun nedeni ise nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturmaları.  2018’de yayımlanan geniş bir meta-analiz, sigara içen kadınların menopoza ortalama 2 yıl daha erken girdiğini gösteriyor. Benzer şekilde Amerikan Üreme Tıbbı Derneği de sigaranın yumurta rezervini azalttığını vurguluyor.

Düşük vücut kitle indeksi (aşırı zayıflık)

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, yağ dokusunun sadece enerji deposu değil, aynı zamanda östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Çok merkezli çalışmalardaki veriler incelendiğinde, çok zayıf kadınların menopoz yaşının anlamlı şekilde daha erken olduğu görülüyor. Özellikle uzun süreli kalori kısıtlaması yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.”

Kronik stres ve yoğun yaşam temposu

American Journal of Epidemiology Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma, yüksek algılanan stres düzeyinin menopozun daha erken yaşta görülme riskini artırabileceğini gösteriyor. Modern çağın önemli bir sorunu olan kronik stres durumunda vücut sürekli “alarm halinde” kalıyor ve stres hormonu olan kortizol yükseliyor. Sürekli yüksek stres, üreme hormonlarının düzenlendiği hipotalamo-hipofizer-ovaryan aksını etkileyebiliyor. Dr. Cavide Ali, “Bu durum, hormon dengesini bozarak, yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine ve menopozun daha erken başlamasına zemin hazırlayabiliyor” diyor.

Uykusuzluk

Düzenli ve kaliteli uyku, over (yumurtalık) sağlığının korunmasında önemli bir faktörü oluşturuyor.  Dr. Cavide Ali, vücudun hormon dengesini düzenleyen biyolojik saatin uyku bozukluğundan çok ciddi etkilendiğini belirterek, “Özellikle gece salgılanan melatonin, üreme hormonlarının dengelenmesinde önemli rol oynuyor. Uykusuz kalındığında melatonin hormonu yeterince salgılanamadığı için hipotalamo-hipofizer-ovaryan aks üzerindeki düzenleyici etkisini ve yumurtalıklardaki güçlü antioksidan koruyucu rolünü tam olarak yerine getiremiyor; bu durum artmış oksidatif stres ve bozulmuş GnRH ritmi üzerinden folikül kaybını hızlandırarak menopoz sürecini öne çekebilecek bir zemin oluşturabiliyor. Ayrıca, kronik uykusuzlukta stres hormonu kortizol yükseliyor ve bu da  yumurtalıkları yöneten hormonal sistemi baskılayabiliyor” diye konuşuyor.  2018 yılında yayımlanan bir çalışma, uzun süreli uyku sorunları yaşayan kadınlarda menopozun daha erken görülebileceğini bildiriyor.  2023’te yayımlanan başka birçok merkezli çalışmada da düşük kaliteli uyku ile erken menopoz geçişi arasında anlamlı bir ilişki olduğu vurgulanıyor.

Hatalı beslenme alışkanlıkları

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, beslenme alışkanlıklarının da menopoz yaşını etkileyebilen değiştirilebilir risk faktörlerden biri olduğunu vurguluyor. Dr. Cavide Ali, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada, yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiği; buna karşılık rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise bu süreci önce çekebildiği gösterilmiş. Nurses’ Health Study adlı çalışmanın verileri de bitkisel protein ve yeterli D vitamini alımının erken menopoz riskini azalttığını ortaya koyuyor.  Antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler, yumurtalık yaşlanmasında rol oynayan oksidatif stresi azaltarak, koruyucu etki gösterebiliyor. Buna karşılık, yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar ise hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.”

Endokrin bozucu kimyasallar (BPA, ftalatlar)

Plastiklerde bulunan bazı kimyasallar vücutta östrojen benzeri etki gösterebiliyor ve bunun sonucunda östrojen reseptörlerine bağlanarak fizyolojik geri bildirim mekanizmasını bozabiliyor. Bu yalancı östrojenik uyarı hipotalamo-hipofizer aksı baskılayıp, folikül gelişimini düzensizleştirerek, uzun vadede over rezervinin daha hızlı tükenmesine ve menopozun erkene kaymasına zemin hazırlayabiliyor. Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada, kanda yüksek düzeyde bazı çevresel toksinler bulunan kadınlarda, menopozun daha erken görülebildiği ortaya konmuş. Bu nedenle, günlük hayatta plastik kullanımını azaltmak, cam ürünlerini tercih etmek ve kimyasal maruziyeti sınırlamak büyük önem taşıyor.

#PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #Menopoz #KadınSağlığı #Sigara #Stres #Uykusuzluk #SağlıkHaberi #HormonalDenge #YaşamTarzı #SağlıklıYaşam #Kadınlarİçin

 

Melikjoy’dan Sevgililer Günü Öncesi “AŞK”

Modern müziğin çok yönlü ismi Melikjoy, sözü ve müziği kendisine ait olan yeni teklisi “AŞK” ile dinleyicilerle buluştu. 13 Şubat’ta yayınlanan şarkı, sanatçının eşsiz vokali ve virtüöz kimliğini ortaya koyduğu solo keman performansıyla yılın en romantik eserlerinden biri olmaya aday.

Şarkının düzenlemesi ve yaylı orkestrasyonu Erhan Bayrak imzası taşırken, gitarlarda Selahattin Güzelel, yaylılarda İstanbul Strings yer aldı. Mix ve mastering işlemleri Özgür Yurtoğlu tarafından tamamlandı. Epik klibin yönetmenliğini Mustafa Özen üstlenirken, yapımcılığını Ozan Karabağ, görüntü yönetmenliğini ise Anıl Kılınç gerçekleştirdi.

Melikjoy’un yeni teklisi “AŞK”, Sirius Music Yapım etiketiyle tüm dijital platformlarda ve klibiyle YouTube’da yayında.

#Melikjoy #AŞK #YeniSingle #SevgililerGünü #RomantikŞarkı #SiriusMusic #Müzik2026 #SoloKeman #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

İdil Ateş’ten Yeni Single: “Göz Bebeğim”

Üretimlerine istikrarlı bir çizgide devam eden İdil Ateş, yeni single çalışması “Göz Bebeğim” ile müzikseverlerle buluşuyor. Daha önce yayımladığı “Belki De”, “Seneler Geçti” ve “Zaman” gibi şarkılarıyla dikkat çeken sanatçı, bu yeni teklisiyle müzikal anlatımını bir adım ileri taşıyor.

Sözleri Özer Atik, bestesi Tolay Günyaşar’a ait olan ve prodüktörlüğünü Yiğit Seferoğlu’nun üstlendiği şarkı; aldatma, pişmanlık ve içsel yüzleşme temalarını yalın ama etkileyici bir dille işliyor. İdil Ateş’in duygu odaklı yorumu, şarkının atmosferini derinleştirirken akılda kalıcı melodisiyle dinleyicide kalıcı bir iz bırakıyor.

“Göz Bebeğim”, Avrupa Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#İdilAteş #GözBebeğim #YeniSingle #AvrupaMüzik #TürkMüziği #Müzik2026 #DuygusalPop #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Doğuş’tan Yeni Single: “Senden Başkası Olmayacak”

Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Doğuş, yeni single’ı “Senden Başkası Olmayacak” ile dinleyicisiyle buluştu. “Uyan”, “Gamsız” ve “Yan Yüreğim” gibi hafızalara kazınan şarkılarıyla geniş bir kitleye ulaşan sanatçı, bu yeni çalışmasıyla müzikal yolculuğuna duygusal bir halka daha ekliyor.

Sözü ve müziği Doğuş’a ait olan şarkı, sevgiye duyulan koşulsuz bağlılığı merkezine alıyor. Duygusal pop çizgisinde ilerleyen eser, sanatçının içten yorumuyla dinleyiciye doğrudan geçiyor ve kısa sürede sevilen parçalar arasına girmeye aday görünüyor.

“Senden Başkası Olmayacak”, Avrupa Müzik Yapım etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#Doğuş #SendenBaşkasıOlmayacak #YeniSingle #TürkPopMüziği #AvrupaMüzik #Müzik2026 #DuygusalPop #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Bir Kuş Uçar” Yayında

Türk müziğinin özgün isimlerinden Cem Adrian, yeni şarkısı “Bir Kuş Uçar” ile dinleyicilerle buluşuyor. Sanatçının söz, beste ve düzenlemesini kendisinin yaptığı şarkı, tüm dijital platformlarda yayınlanacak.

Merakla beklenen dizilerden “Aynı Yağmur Altında” için özel olarak hazırlanan eser, Cem Adrian’ın kariyerindeki ilk dizi müziği olma özelliğini taşıyor. Şarkı, dizinin atmosferine eşlik ederken Adrian’ın kendine has müzikal dünyasını da izleyiciye sunacak.

#CemAdrian #BirKuşUçar #YeniŞarkı #AynıYağmurAltında #DiziMüziği #Müzik2026 #DijitalYayın #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

İntizar’dan Sessizliği Bozan Güçlü Dönüş

Türk müziğinin kendine has ve güçlü seslerinden İntizar, uzun süredir devam eden sessizliğini Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan yeni şarkısı “Bıçak” ile bozuyor.

Söz ve bestesi İntizar’a ait olan, düzenlemesi ise Tarık İster tarafından hazırlanan şarkı, sanatçının duygusal derinliğini ve özgün yorumunu güçlü bir anlatımla yansıtıyor. “Bıçak”, aynı zamanda İntizar’ın yıllardır beklenen yeni albümünün habercisi niteliğinde.

Şarkının görsel dünyası Muhsin Akgün’ün objektifinden çıkarken, styling ise stil danışmanı Tuğçe Demir tarafından üstlenildi. İntizar, Sony Music Türkiye ile yaptığı özel anlaşma kapsamında yeni projelerini müzikseverlerle buluşturmaya devam edecek.

#İntizar #Bıçak #YeniŞarkı #SonyMusicTürkiye #Müzik2026 #TürkMüziği #SanatçıDönüşü #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Selda İnci’den “Su Gibi” ile Sevgililer Günü Yorumu

14 Şubat Sevgililer Günü’nde Galeri İdil’in Moda Büyük Kulüp’te düzenleyeceği “Heart to Art” sergisi, sanatseverleri aşkın evrensel dilini keşfetmeye davet ediyor. Sergide yer alacak isimlerden Ressam Selda İnci, “Su Gibi” adlı eseriyle aşkın akışkanlığını, berraklığını ve sürekliliğini simgeleyen özel bir yorum sunuyor.

İnci, eserinde suyun doğadaki döngüsünü çiçek motifleriyle birleştirerek romantik atmosferi mistik bir derinliğe taşıyor. Sanatçı, her tablosunu parmak iziyle imzalayarak kişisel bir iz bırakıyor ve “Her eserim benim varlığımın bir parçasıdır. Her parmak izim ilahi aşka tanıklık eder” sözleriyle sanatına duyduğu bağlılığı ifade ediyor.

Moda Büyük Kulüp’te 14 Şubat 2026’da başlayacak sergi, 20 Şubat 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek. Sanatın büyüsüyle buluşan bu özel sergi, Sevgililer Günü’nü unutulmaz bir sanat deneyimine dönüştürmeyi hedefliyor.

#Seldaİnci #HeartToArt #SuGibi #Galeriİdil #ModaBüyükKulüp #SanatSergisi #SevgililerGünü #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #RomantikSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Geçici bir enfeksiyondur” diyerek gecikmeyin!

Lenf sisteminde yer alan lenfositlerin kontrolsüz çoğalmaları sonucu oluşan lenfoma,  en sık görülen hematolojik kanserler arasında yer alıyor.  Dünya genelinde, her 100 bin kişiden 6-7’sine lenfoma tanısı konulurken;  2020 yılında yaklaşık 544 bin yeni lenfoma vakası görüldüğü belirtiliyor. Türkiye’de ise bu oran artıyor; her 100 bin kişiden 10’unda lenfoma teşhis ediliyor. Yine ülkemizde, her yıl yaklaşık 10 bin yeni lenfomaya rastlandığı bildiriliyor. Bu veriler, lenfomanın ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Hodgkin ve Hodgkin dışı olmak üzere iki ana gruba ayrılan bu hastalıkta erken tanı ise yaşamsal önem taşıyor. Acıbadem International Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Tülin Tuğlular,  erken evrede yakalandığında lenfomanın tedavisinde başarının belirgin şekilde arttığına dikkat çekerek,  “Tedavide genel hedefimiz hastalığı tamamen yok etmek, yani tam şifa sağlamaktır. Son 20 yıldır uygulanan immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçlar gibi yeni tedavilerle tam şifa  oranları giderek artmakta ve lenfoma artık tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmektedir” diyor.

Prof. Dr. Tülin Tuğlular

Prof. Dr. Tülin Tuğlular

Bu etkenler riski artırıyor!

Lenfoma, bağışıklık sisteminde görevli olan lenfositlerde oluşan genetik hasarın, enfeksiyonlar ile bağışıklık sistemini uyarıcı faktörlerle birleşmesi sonucu ortaya çıkan ve lenfositlerin kontrolsüz çoğalmasıyla seyreden bir hastalık.  Genellikle 50-70 yaş aralığında görülse de, özellikle ergenlik çağındaki gençlerde de rastlanabiliyor.  Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte artış gösterirken, cinsiyet faktörünün de önemli bir risk unsuru olduğu ifade ediliyor. Öyle ki lenfoma erkeklerde kadınlara göre 1.5 kat daha fazla görülüyor. Bunun nedeni ise bilinmiyor. Lenfomanın oluşumunda birden fazla etken rol oynuyor. Hemen herkeste gelişebilmekle birlikte, bazı özel durumlarda risk artıyor.  İmmün yetmezliği sorunu yaşayan kişilerde, HIV enfeksiyonu bulunanlarda ve organ nakli olanlarda risk daha yüksek seyrediyor. Yine otoimmün hastalığı olanlarda, EBV (Epstein Barr Virüsü) ile Hepatit C gibi bazı enfeksiyonları geçiren kişilerde de risk artıyor. Ayrıca, genetik faktörlerin yanı sıra benzen, radyoterapi ve tarım ilaçlarına maruziyet de lenfoma gelişiminde etkili olabiliyor.

Boyundaki ağrısız şişlik ilk belirtisi olabilir!

Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Tülin Tuğlular, lenfomanın en sık görülen ilk belirtisinin özellikle boyun bölgesinde oluşan ağrısız lenf bezi büyümesi olduğunu vurgulayarak, diğer belirtileri şöyle açıklıyor: “Koltuk altında ve kasık bölgesinde aynı şekilde lenf bezi büyümeleri de lenfomanın ilk habercisi olabilir.  Lenf bezleri, sert ve genellikle lastik kıvamındadır. Bunun yanı sıra ateş, gece terlemesi, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve kaşıntı gibi bulgular da gelişebilir.  Kanser ilerlediğinde, genel durumda bozulma, aşırı kilo kaybı ve organ fonksiyonlarında bozulma görülebilir.”

“Geçici bir enfeksiyondur” düşüncesiyle gecikmeyin!

Bazı lenfoma türleri yavaş bir başlangıç gösterebiliyor ve bu nedenle uzun süre fark edilmeyebiliyor. Ayrıca, hastalar özellikle kış aylarında, boyunda gelişen ağrısız şişliğin grip ve farenjit gibi geçici bir enfeksiyondan kaynaklandığını düşünerek, hekime başvurmayı geciktirebiliyor. Prof. Dr. Tülin Tuğlular,  oysa boyundaki ağrısız şişliğin lenfomanın ilk sinyali olabileceği uyarısında bulunarak, “Dolayısıyla, özellikle boyunda 3-4 haftadan uzun süren ağrısız şişliklerde veya açıklanamayan ateş, kilo kaybı, gece terlemesi gibi durumlarda doktora başvurmak erken tanı için çok önemlidir” diyor.

#Lenfoma #KanserFarkındalığı #ErkenTanı #Sağlık #Onkoloji #Hematoloji #BoyundaŞişlik #GeceTerlemesi #KiloKaybı #KanserBelirtileri #TürkiyeSağlık #LenfBezi #HalkSağlığı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Teoman’dan “Grunge Alaturka” Dokunuş: “Yorgun Mermi”

Rock müziğin usta ismi Teoman, yeni şarkısı “Yorgun Mermi” ile dinleyicilerle buluştu. Sanatçının söz, müzik ve düzenlemesini üstlendiği parça; darbuka ve rock gitarını birleştirerek “grunge alaturka” stilinde dikkat çekici bir yorum sunuyor. Türk tasavvufunun sözel anlatımından ilham alan şarkı, Doğu ile Batı arasında güçlü bir bağ kuruyor.

Bas gitarın derinlik kattığı altyapı, sert ama dengeli gitarlar ve ritmi taşıyan davul ile darbukanın birleşimi, parçaya özgün bir kimlik kazandırıyor. Çello ise şarkının dramatik etkisini artırarak duygusal yoğunluğu yükseltiyor. Teoman, bu çalışmasıyla diskografisinde hem tematik hem de stilistik açıdan farklı bir noktaya imza atıyor.

“Yorgun Mermi”, Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#Teoman #YorgunMermi #YeniŞarkı #GrungeAlaturka #TürkRock #BayhanMüzik #AvrupaMüzik #MüzikHaberi #Magazin #YeniTekli #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity