Yazılar

Kadın Palyaçolar Sergisi Gama Gallery’de

Çağdaş mozaik sanatçısı Gözde Tolan küratörlüğünde hazırlanan kolektif sergi Kadın Palyaçolar, 21 Mayıs’ta Gama Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor. 19 sanatçının 40 eserle yer aldığı seçki, gündelik yaşamda taşınan yüzlere ve parlak kabukların ardında biriken sessiz anlatılara odaklanıyor.

Carl Gustav Jung’un “Persona” kavramı ve “Palyaço” arketipinden beslenen sergi, görünür kimlik ile içsel ses arasındaki eşiği aralıyor. Kadınların toplumsal yaşamda üstlendiği rollerin yarattığı görünmeyen ağırlıklara ışık tutan eserler, izleyiciyi yüzeyin ötesini görmeye davet ediyor.

Doğal taş, cam, yarı değerli taş, kumaş ve seramik gibi farklı malzemelerin bir araya gelişi, parçalı bir varoluşu hatırlatan güçlü bir dil kuruyor. Sergi aynı zamanda toplumsal bir fayda misyonu taşıyor: elde edilecek gelirin bir bölümü Hatay’da kadınların güçlenmesine yönelik projelere destek sağlamak üzere Birİz Derneği’ne bağışlanacak.

Sergi Alanı: Gama Gallery

Adres: Turnacıbaşı Cd. No: 21 Beyoğlu/İstanbul

Tarih: 21 Mayıs – 20 Haziran 2026

Ziyaret saatleri: Pazar günleri hariç 12:00 – 18:00 arası

 

 

#KadınPalyaçolar #GamaGallery #SanatSergisi #GözdeTolan #ÇağdaşSanat #Persona #PalyaçoArketipi #KadınSanatçılar #SanatVeToplum #BirİzDerneği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Albert Camus’den Ölüm Cezasına Sert İtiraz

Fransız edebiyatının ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Albert Camus, ölüm cezasına karşı kaleme aldığı “Giyotin Üzerine Düşünceler” ile adaletin karanlık eşiğinde okuru etik bir hesaplaşmaya davet ediyor.

Camus, bu kısa ama çarpıcı metinde idamın caydırıcılık iddiasını, adaletin yanılmazlığı mitini ve “suça karşı suç”u meşrulaştıran intikam mantığını sorguluyor. Ona göre idam cezası toplumu korumaz; aksine şiddeti yasallaştırır. Hukukun görevi doğayı taklit etmek değil, onu düzeltmektir.

“Giyotin Üzerine Düşünceler”, yalnızca ölüm cezasına karşı bir itiraz değil; aynı zamanda adalet adına öldürmenin mümkün olup olmadığını sorgulayan derin bir etik metin olarak öne çıkıyor.

 

#AlbertCamus #GiyotinÜzerineDüşünceler #CanYayınları #ÖlümCezası #Adalet #EtikHesaplaşma #Felsefe #EdebiyatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

İntizar’dan Yeni Tekli: Müebbet

Sevilen sanatçı İntizar, trend listelere giren “Bıçak” ile yakaladığı çıkışın ardından yeni teklisi “Müebbet” ile müzik dünyasındaki iddiasını sürdürüyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan şarkının söz ve müziği İntizar’a ait. Düzenlemede Tarık İster, mix ve masteringde ise Utku Ünsal imzası bulunuyor.

Arabesk sound’un güçlü damarını modern bir anlatımla buluşturan “Müebbet”, ilk bakışta başlayan ve kaçınılmaz bir yazgıya dönüşen aşkı merkezine alıyor. Yoğun duygusal geçişleriyle dikkat çeken şarkı, dinleyiciyi ilk andan itibaren içine çeken çarpıcı bir atmosfer yaratıyor. Müebbet, tüm dijital müzik platformlarında yayında.

#İntizar #Müebbet #YeniŞarkı #SonyMusicTürkiye #ArabeskPop #MüzikHaberleri #TürkMüziği #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Edebiyat ve Rock Müziği Buluşturan Proje

Türk rock müziğinin önde gelen isimlerinden Demir Demirkan, edebiyat ve müziği buluşturduğu özel projesi “Zamanda Saklı” albümünü dinleyicilerle paylaştı. Sanatçının geçtiğimiz yıl yayımlanan aynı adlı kitabından ilham alan albüm, romanın bölümlerini müzikal bir anlatıya dönüştürüyor.

Toplam 10 şarkıdan oluşan albüm, zaman, seçimler ve içsel yüzleşmeler üzerine bir yolculuk sunuyor. Daha önce yayımlanan “Yüreğime Vur Kadehi”, “Suçlusun”, “İki Yürek Bir Ömür” ve “Çok Güzelsin” gibi parçalar albümde yer alırken; “Tesadüfler De Tercihtir”, “Kendime Tutsak”, “Neden?”, “İnan”, “Zamana Sakladım” ve “Çaren Yok” şarkılarıyla hikâye tamamlanıyor.

Söz, müzik, düzenleme ve prodüksiyonun tamamına Demir Demirkan imza atarken; davulda Onur Akça, miks aşamasında Tarkan Gözübüyük, mastering’de ise Evren Göknar katkı sağladı. Albüm, 8 Mayıs 2026 itibarıyla Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#DemirDemirkan #ZamandaSaklı #YeniAlbüm #TürkRock #SonyMusicTürkiye #MüzikHaberleri #EdebiyatVeMüzik #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gerçek Bir Hikâyeden İlham: Destina

Türk müziğinin sevilen isimlerinden Bora Duran, gerçek bir hikâyeden ilham alınarak yazılan “Destina” adlı şarkısını müzikseverlerle buluşturdu. Şarkının sözleri Sedat Kunduracı imzası taşıyor ve denize açıldığı sırada yelken yaparken yaşanan trajik bir kazada hayatını kaybeden Destina Beyza Bulut anısına kaleme alındı.

Klip çekimleri İstanbul’un sahil semtlerinden Dragos’ta gerçekleştirilen şarkı, tüm dijital platformlarda yerini aldı. Bora Duran, şarkının hikâyesine dair yaptığı açıklamada, “Gerçek bir hikâye olması insanı derinden etkiliyor. Ben de seslendirirken çok etkilendim. Dinleyen herkesin bu şarkıdan aynı duyguyu alacağını düşünüyorum” dedi.

“Destina”, yalnızca bir şarkı değil; aynı zamanda bir anının, bir hayatın ve bir kaybın müzikal yansıması olarak öne çıkıyor. Bora Duran’ın güçlü yorumuyla birleşen eser, hem müzik hem de duygusal anlamda dinleyicilerde derin bir iz bırakmayı hedefliyor.

#BoraDuran #Destina #SedatKunduracı #MüzikHaberleri #Magazin #YeniŞarkı #TürkMüziği #Dragos #DuygusalŞarkılar #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yaz Konserleri Gurme Tatlarla İstanbul’da

İstanbul, 2026 yazında yalnızca dünya müzik sahnesinin değil, aynı zamanda gastronomi kültürünün de merkezine dönüşüyor. Şehir, uluslararası sanatçıların konserleriyle müzikseverleri ağırlarken, aynı zamanda İstanbul’un zengin mutfak kültürünü de öne çıkarıyor. Stadyum konserleri ve açık hava etkinlikleriyle birleşen bu sezon, hem müzik hem de lezzet tutkunları için unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Tüpraş Stadyumu ve LifePark İstanbul gibi büyük konser alanlarında, etkinlik günlerine özel hazırlanan menüler ve sokak lezzetleri dikkat çekiyor. Konser öncesi ve sonrası sunulan yerel tatlar, İstanbul’un gastronomi mirasını uluslararası izleyicilerle buluşturuyor.

  • Andrea Bocelli konseri öncesinde Boğaz’ın klasikleşmiş tatlarıyla özel menüler hazırlanıyor.
  • Max Korzh konserinde genç kitleye yönelik sokak lezzetleri ve ferah içecekler öne çıkıyor.
  • Alice Cooper ve The Offspring konserlerinde burgerler, craft içecekler ve açık hava barları rock kültürüne eşlik ediyor.
  • BABYMETAL performansında Japon mutfağından esinlenen özel atıştırmalıklar İstanbul sahnesine taşınıyor.

Bu yaz, İstanbul konserleri yalnızca müzik değil; tatların, kültürlerin ve atmosferin birleştiği çok boyutlu bir festival ruhu yaratıyor. Şehir, hem müzik hem gastronomi turizmi açısından küresel bir cazibe merkezi haline geliyor. Yerli ve yabancı ziyaretçiler, konserlerin enerjisini İstanbul’un eşsiz mutfak deneyimiyle birleştirerek yaz boyunca şehrin ritmini yaşayacak.

 

#İstanbul2026 #YazKonserleri #GurmeDeneyim #MüzikVeLezzet #AndreaBocelli #MaxKorzh #AliceCooper #BABYMETAL #TheOffspring #İstanbulGastronomi #FestivalRuhu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

C.M. Köşemen’den Kült Bilimkurgu: Bütün Yarınlar

C.M. Köşemen’in kült eseri “Bütün Yarınlar”, Karakarga Yayınları etiketiyle Türkçe’ye kazandırıldı. Resimli bilimkurgu-klasik olarak öne çıkan kitap, insanlığın evrimini, tükenişini ve yeniden doğuşunu sarsıcı bir anlatıyla okura sunuyor.

Köşemen’in özgün çizimleriyle desteklenen eser, milyar yıllık bir zaman ölçeğinde farklı insan türlerini grotesk ve düşündürücü tasvirlerle aktarıyor. “Bütün Yarınlar”, yalnızca karanlık bir evrim hikâyesi değil; aynı zamanda uygarlık, bilinç ve kimlik üzerine derin sorular soran bir düşünsel yolculuk.

 

#BütünYarınlar #CMKöşemen #KarakargaYayınları #Bilimkurgu #TürkçeÇeviri #KültKitap #Evrim #İnsanlığınGeleceği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Klasik ile Çağdaşın Buluşması: Leblebici’nin Katmanlı Dünyası

Ankara’nın önemli kültür merkezlerinden CerModern, 9 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında Serdar Leblebici’nin “Seriler Arası Yolculuk” sergisine ev sahipliği yapıyor. Klasik resim geleneği ile çağdaş ifade olanaklarını buluşturan sergi, sanatçının çok katmanlı görsel dünyasını izleyiciyle buluşturuyor.

Leblebici’nin üretiminde geçmişin imgeleri bugünün bakışıyla yeniden ele alınıyor. Sanatçı, klasik resim geleneğini reddetmeden; görsel kurgu, renk kullanımı ve anlatım biçimlerinde yeni yollar arıyor. Bu yaklaşım, Transavantgarde akımının etkilerini taşıyan özgün bir görsel evren ortaya çıkarıyor.

Katmanlı Görsel Evren

Sanatçının eserlerinde renkli dışavurumculuk, informel sanat ve figüratif fragmanların güçlü bir sentezi öne çıkıyor. Koyu arka planlardan yayılan ışık, olağandışı renk değerleri ve katmanlı yüzeyler, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil; imgeleri okumaya ve yeniden anlamlandırmaya davet ediyor.

Portre serisi, klasik figür anlayışının izlerini taşırken; manzara ve mekâna dair ipuçlarını da barındırıyor. Bu seride en dikkat çekici öğe, renklerin girdap gibi aktığı yüzeylerden izleyiciye yönelen antropomorfik göz. Bu güçlü bakış, ikonografik olarak Türk kültüründeki nazardan korunma geleneği ile ilişkilendirilebilecek bir anlam alanı açıyor.

Lotus serisi ise renk, ışık ve derinlik ilişkisi üzerinden serginin bir diğer eksenini oluşturuyor. Lotuslar, doğanın doğrudan temsili olmaktan çıkarak daha derin yapısını ve gerçekliğini araştıran bir ifade aracına dönüşüyor.

Geçmiş ile Bugün Arasında

Leblebici’nin kendinden emin fırça darbeleri, ışık ve gölge kullanımıyla üç boyutlu bir derinlik hissi yaratıyor. “Seriler Arası Yolculuk”, sanatçının geçmiş ile bugün, gelenek ile deney, temsil ile soyutlama arasında kurduğu çok katmanlı ilişkiyi görünür kılıyor. Sergi, izleyiciyi yalnızca görsel bir deneyime değil; algı, hafıza ve sanat tarihinin dönüşen imgeleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

 

#SerdarLeblebici #SerilerArasıYolculuk #CerModern #SanatSergisi #ÇağdaşSanat #AnkaraSanat #Transavantgarde #Sanatseverler #ResimSanatı #SergiHaber #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Semptom Beklemek Yanılgı”: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Kadın sağlığında 30’lu yaşlar, biyolojik takvimde sadece fiziksel değil; hormonal ve metabolik değişimlerin de ivme kazandığı bir “başlangıç noktası” olarak kabul ediliyor.

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Sadık Şahin, bu dönemde yapılacak düzenli kontrollerin sadece kanser riskini değil; kemik erimesi, diyabet ve tiroid gibi sessiz ilerleyen hastalıkları da durdurabileceği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Prof. Dr. Sadık Şahin

Prof. Dr. Sadık Şahin

Jinekolojik Taramalarda “Hayati” Üçlü

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Sadık Şahin, 30 yaş sonrası kadınların sağlık ajandasında jinekolojik kontrollerin ilk sırada yer alması gerektiğini vurguluyor:

  • Smear ve HPV DNA Testi: Rahim ağzı kanserini henüz hücre aşamasındayken tespit eden bu testlerin 3 yılda bir yapılması, kansere karşı %100’e yakın koruma sağlıyor.
  • Pelvik Ultrason: Hiçbir şikayet olmasa dahi rahim ve yumurtalıkların fiziksel yapısını inceleyen bu yöntemle; kist, miyom ve polipler erken evrede yakalanıyor.
  • Meme Ultrasonu: 40 yaş altı kadınlarda meme dokusu yoğunluğu nedeniyle mamografiden önce tercih edilen bu yöntem, elle muayenede fark edilemeyen kitleleri görünür kılıyor. Özellikle aile öyküsünde kanser olan kadınlara önerilir.
  • Mamagrofi: 40 yaş sonrası meme kanserini tespit etmek için önerilir.

Sağlık Ajandasına Eklenmesi Gereken 5 Kritik Madde

Bütüncül bir sağlık yönetimi için jinekolojik kontrollerin yanı sıra şu 5 taramanın da rutin hale getirilmesi gerekiyor:

  1. Tiroid Fonksiyonu (TSH): Halsizlik ve kilo değişimlerinin ardındaki gizli sebep olan tiroid bozukluklarına karşı basit bir kan testi hayat kalitesini koruyor.
  2. D Vitamini ve Kemik Rezervi: Kemik yoğunluğunu korumak için 30 yaşın en kritik dönem olduğu belirtilirken, D vitamini eksikliğinin bağışıklık üzerindeki etkisi hatırlatılıyor.
  3. Kardiyovasküler Risk Takibi: Kolesterol ve kan şekeri (HbA1c) ölçümleriyle diyabet ve kalp hastalıklarına karşı erken önlem alınıyor.
  4. Cilt ve Ben Haritalaması: Güneşin yıllar içinde biriken etkilerine karşı dermatolojik ben taraması, deri kanseri riskini minimize ediyor.
  5. Doğurganlık Bilinci (AMH Testi): Adet gecikmeleri olan 6 ay içinde gebelik istemi olup gebe kalamayan kadınlarda jinekolojik muayene ile birlikte yumurta rezervini tespit etmek için istenir.

Bu testlere ek menopoz öncesi ve sonrası kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmak fayda sağlar.

Kadın hastalıklarının çoğunun “sessiz ve derinden” ilerliyor, ağrı veya adet düzensizliği gibi semptomların belirmesinin bazen geç kalınmış bir sinyal olabiliyor. Bu nedenle 30 yaş sonrasında bu kontrolleri düzenli yaptırmak erken tanı ve tedavide önemli rol oynuyor.

 

#KadınSağlığı #30YaşSonrası #ErkenTanı #SağlıkKontrolleri #JinekolojikTarama #MemeKanseri #TiroidSağlığı #KemikErimesi #CentralHospital #ProfSadıkŞahin #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Hava da Kaos

Hürmüz Boğazı… Dünya petrolünün yaklaşık %20’sinin aktığı, küresel enerji damarlarının en kritik noktası. Bu boğazın kapanması, yalnızca petrol fiyatlarını değil, modern dünyanın ritmini de bozdu. Bir sabah uyandık ve Brent petrolün varili %7–8 artışla 100 doların üzerine fırlamıştı.

Bu artış, havacılık sektöründe “jet yakıtı şoku” olarak yankılandı. Çünkü uçak dediğiniz şey, gökyüzünde süzülen bir metal kuş değil; yakıtla çalışan dev bir ekonomi.
Yazan: Fuat Çağdaş
Jet Yakıtı Krizi: Havayolları Neden Zorlanıyor?
Hürmüz’deki kapanma sonrası jet yakıtı fiyatları 99 dolardan 209 dolara çıktı. Bu, havayolu şirketlerinin maliyetlerini adeta ikiye katladı.
Avrupa ve Asya merkezli şirketler sefer azaltmaya, bazıları ise tamamen iptale yöneldi. ABD’li havayolları da benzer şekilde bilet fiyatlarını yükseltme planlarını devreye aldı.
Etkilenen büyük şirketler:
– Air Canada – JFK uçuşlarını askıya aldı.
– United Airlines – Önümüzdeki 6 ay için kapasiteyi %5 azalttı.
– Delta, American, Air France-KLM, SAS, Cathay Pacific – Hat azaltımı ve fiyat artışları açıkladı.
Bu tablo, havacılığın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Krizin Uçaklara Teknik Etkisi
Yakıt fiyatlarındaki artış yalnızca maliyet değil; operasyonel riskleri de büyütüyor.
– Alternatif rotalara yönelen uçaklar daha uzun uçuyor, daha fazla yakıt tüketiyor.
– Bazı bölgelerde yakıt tedariki aksadığı için uçaklar “wet lease” veya “fuel stop” gibi ek operasyonlara zorlanıyor.
– Bu da bakım döngülerini sıklaştırıyor, teknik ekiplerin yükünü artırıyor.
Jet yakıtı tedarikinin aksaması, uçakların planlanan bakım aralıklarını bile etkileyebilecek bir zincirleme stres yaratıyor.
Bilet Fiyatlarına Yansıma
Kriz sonrası:
– Avrupa–ABD uçuşlarında son dakika biletleri %74,
– Hawaii uçuşları %21 arttı.
Türkiye’de de benzer bir baskı görülüyor; şirketler yakıt ek ücretlerini geri getirmeye hazırlanıyor.
Şirketlerin Medyaya Açıklamaları
Havayolu yöneticileri, ortak bir noktada buluşuyor:
“Belirsizlik devam ettiği sürece fiyatlar yüksek kalacak.”
Uzmanlar da aynı görüşte: Ateşkes sağlansa bile jet yakıtı tedarikinin normale dönmesi aylar sürebilir.
Kriz Nasıl Çözülür?
Bu kriz, tek bir ülkenin değil, küresel sistemin sorunu. Çözüm için:
1. Hürmüz’de güvenli geçişin yeniden sağlanması
2. Sigorta şirketlerinin savaş riski poliçelerini yeniden devreye alması
3. Alternatif petrol rotalarının (Suudi Arabistan boru hatları vb.) kapasite artırımı
4. Küresel havacılık için stratejik yakıt rezervlerinin devreye alınması
Bugün Çözülse Dünya Ne Zaman Normale Döner?
Uzmanlara göre Hürmüz yeniden açılsa bile:
– Petrol piyasasının dengelenmesi: 4–8 hafta
– Jet yakıtı tedarik zincirinin toparlanması: 2–4 ay
– Havayolu operasyonlarının eski seviyesine dönmesi: 4–6 ay
– Bilet fiyatlarının normale dönmesi: 6–9 ay
Çünkü kriz yalnızca arzı değil, lojistik, sigorta, rota planlaması ve bakım döngülerini de bozdu.
Gökyüzü, Ekonominin Barometresidir
Bugün gökyüzünde gördüğümüz her boş koltuk, her iptal edilen sefer, her pahalı bilet… Aslında küresel ekonominin nabzıdır. Hürmüz Boğazı’ndaki bir gerilim, İstanbul’dan New York’a, Tokyo’dan Paris’e kadar tüm havalimanlarında hissediliyor.
Ve biz, bu dev sistemin içinde, gökyüzüne bakıp tek bir şey söylüyoruz: “Hava da kaos var.”
#HürmüzKrizi #PetrolFiyatları #JetYakıtı #HavacılıkKrizi #UçakBiletleri #EnerjiKrizi #KüreselEkonomi #HavayoluŞirketleri #YakıtŞoku #GlobalTicaret #BrentPetrol #Uçuşİptalleri #HavacılıkSektörü #BiletFiyatları #EnerjiGüvenliği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #FuatÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity