Yazılar

Barış Mutluay “Ziya Yılmaz: Yaşamı ve Siyasal Mücadelesi”

Barış Mutluay’ın Ziya Yılmaz: Yaşamı ve Siyasal Mücadelesi adlı kitabı, bir devrimcinin hayatı üzerinden Türkiye’nin yakın siyasal tarihine ışık tutuyor.

Ayrıntı Yayınları’nın Yakın Tarih dizisinden çıkan kitap, Türkiye devrimci tarihinin önemli isimlerinden Fatsalı Ziya Yılmaz’ın kendi anlatımlarıyla 1950’lerden 1980’lere uzanıyor. Türkiye İşçi Partisi’nin Karadeniz örgütlenmesinden THKP-C’nin sansasyonel eylemlerine kadar bir dönemi şekillendiren olayları ele alarak devrimci mücadelenin öyküsünü anlatan çalışma, okurlara Ulaş Bardakçı, Mahir Çayan gibi birçok değerli devrimcinin insani yönlerini de aktarıyor.

20 dakikada 346 km’lik menzil için şarj edilebildiğini resmi olarak kanıtladı

Hyundai, IONIQ 6 modeliyle P3 Şarj Endeksi 2024’te öne çıkarak elektrikli otomobillerindeki şarj alt yapısı ve verimlilik konusunda büyük bir başarı gösterdi.

Bu endekste genel olarak ikinci sırada yer alan IONIQ 6, “Premium” kategorisinde de birinci oldu. IONIQ 6, 800 Volt teknolojisi sayesinde yüzde 100 elektrikli otomobiller arasında fark yaratırken aynı zamanda üstün aerodinamik tasarımıyla da oldukça düşük tüketimler sergiliyor. Ultra hızlı şarj yeteneklerini göstererek sadece 20 dakikada etkileyici bir şekilde 346 km menzile ulaşan IONIQ 6, böylelikle kullanıcılar için özellikle uzun süreli yolculuklarda yeterli enerjiyi

ADAC Ecotest’te 15,5 kWh’lik düşük bir tüketim değeri kaydederek olağanüstü enerji verimliliği sergileyen IONIQ 6, böylece Hyundai’nin güç aktarma teknolojisinin gelişmişliğini bir kez daha doğruladı.

“Blank Space”

8+1 Galeri ve Percepted Project iş birliğiyle gerçekleşecek “Blank Space” karma sergisi, 25 Ocak Cumartesi günü saat 18.00’da izleyiciyle buluşuyor!

Farklı pratik ve disiplinlerden gelen 11 sanatçının son dönem eserlerinden oluşan sergi, çağdaş sanatın güncel ifade biçimlerini keşfetmek isteyenler için özel bir deneyim sunuyor. Barış Köksal, Dicle Çiftçi, Elif Nil, Elif Yurtsever, Emre Yetkin (Skunkkie), Gazi Sansoy, Hülya Sözer, Pınar Birim, Şeyma Türk, Yağmur Yılan, Zeynep Abacı’nın eserlerinin yer aldığı sergi, 25 Ocak- 7 Şubat tarihleri arasında 8artı1 Galeri’de sanatseverlerle buluşacak.

“Blank Space”, sanatçıların yaratıcı süreçlerini, çağın estetik ve sosyal sorularını ele alarak, yenilikçi ifade biçimleriyle görünür kılıyor. Bu sergi, her bir sanatçının kendi “boşluğunu” nasıl doldurduğunu, disiplinlerin iç içe geçtiği bir kompozisyonun nasıl doğduğunu ve bir sanat yapıtının yalnızca bir nesne değil, bir deneyim olarak nasıl varlık kazandığını gözler önüne seriyor.

Adres: 8+1 Galeri, Zühtüpaşa Mahallesi Rüştiye Sokak Nida Çıkmazı No:2 Kalamış/Kadıköy

Açılış: 25 Ocak, 18.00

Ziyaret: 25 Ocak – 7 Şubat 2025

Aziz Yıldırım’dan Mesut Özil’e 9 milyonluk jest!

Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, eski Fenerbahçeli futbolcu Mesut Özil için anlamlı bir jest yapmış. Yıldırım, 9 milyon TL değerindeki elektrikli BMW i7 model aracı Özil’e hediye etmiş!
Bu cömert jestin amacını tam çözemedim ama hediyenin, Mesut Özil’in eşi Amine Özil’in iki çocuğuyla daha konforlu ve rahat seyahat etmesi için düşünüldüğü söyleniyor. BMW i7, elektrikli araç dünyasının en prestijli modellerinden biri… Teknik donamını da, çevreci özellikleri de ve fiyatı da üst segment!
Aziz Yıldırım’ın bu hediyesinin, futbol dünyasında ve Fenerbahçe camiasında nasıl bir yansıma yaratacağını merak ediyorum doğrusu… İkilinin birbirine yakın olduğu söyleniyor; bu hediye de anlamlı bir dostluk ve vefa göstergesi olarak yorumlanıyor. Ama bence bu cömert jest, uzun süre gündemde kalacak gibi görünüyor.
Kaynak: Hürriyet- Mehmet Üstündağ

Spor dünyası TOSFED Gala Gecesi’nde buluştu

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) 2024 Gala Gecesi, Zorlu PSM’de gerçekleştirildi.

TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliği, Zorlu Enerji katkılarıyla düzenlenen geceye, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu, sponsor firma yöneticileri, organizatör kulüpler, ulusal ve uluslararası arenada başarı elde eden takımlar ve sporcular ile çok sayıda davetli katıldı.

2024 başarıları ödüllendirildi

Gecede 2024 yılında 8 ulusal şampiyona ve 3 kupada genel klasman ve kategorilerinde dereceye giren sporcu ve takımlara kupaları takdim edildi. Ayrıca TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı ve TOSFED Başkan Vekili Nisa Ersoy, geçtiğimiz yıl TOSFED’e destek veren sponsor firmalara, yurt dışında başarılı olan sporculara, organizatör kulüplere ve görevlilere teşekkür plaketlerini takdim etti.

TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı, açılış konuşmasında “Yapılan ulusal şampiyona ve kupa yarışmalarının yanı sıra, İstanbul Formula 1 yarış pistinin kapılarının Türk sporuna açılması, Team Türkiye’nin FIA Motorsporları Oyunları’nda 82 ülke arasında elde ettiği beşincilik ve İstanbul’da düzenlediğimiz Dünya Rallikros Şampiyonası organizasyonları sezonun flaş gelişmeleri arasındaydı. Ayrıca devletimizin de bizleri görevlendirmesi ile Formula 1’i yeniden ülkemize kazandırabilmek için üst düzey görüşmelerimizi yoğun şekilde sürdürdük ve Türkiye GP’si için yakında müjdeli haberler vermeyi umuyoruz. Bizden desteklerini esirgemeyen ve ülkemizin en büyük spor tesisinin kapılarının açılmasını sağlayan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanımız ile Kültür ve Turizm Bakanımıza şükranlarımızı sunuyor; Kulüp başkanlarımıza, tüm sponsorlarımıza, tüm gönüllü görevli ve gözetmenlerimize, federasyonumuzdaki çalışma arkadaşlarıma ve medya mensuplarımıza teşekkür ederken 2024 sezonunda branşlarında dereceye giren tüm sporcu, takım ve markalarımızı tebrik ediyorum” dedi.

 

 

 

Her 10 kadından 8’inde bu virüse rastlanıyor!

Rahim ağzı kanseri dünyada üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserlerde ilk sırada yer alıyor.  Ülkemizde de jinekolojik kanserlerde 3’üncü sırada görülüyor. Yine ülkemizde 45 yaş altındaki genç kadınlara bakıldığında rahim ağzı kanserinin jinekolojik kanserler arasında 1’inci sıraya yükseldiği belirtiliyor.   Dünyada her yıl yaklaşık 662 bin, ülkemizde de 2 bin 500’den fazla kadın, Human Papilloma Virüsü’nün sorumlu tutulduğu rahim ağzı kanserine yakalanıyor. Rahim ağzı kanseri ortalama görülme yaşı 50 yaş olsa da bu kanser genç kadınları da tehdit ediyor. Öyle ki her yıl dünyada 35 yaş altındaki yaklaşık 54 bin ülkemizde de 180 kadında rahim ağzı kanseri teşhis ediliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, bu nedenle hiçbir yakınma olmasa bile tarama programlarına genç yaşlarda başlamanın yaşamsal önem taşıdığını vurgulayarak, “Dolayısıyla rahim ağzı kanseri taraması olan Pap Smear testine 21 yaşından itibaren ve HPV testine 30 yaşından itibaren başlamak hayat kurtarmaktadır. Zira, tarama testleri sayesinde rahim ağzı kanserleri erken dönemlerinde, hatta henüz hücre değişimlerinin olduğu süreçte, yani kanser gelişmeden yüzde 95 oranında yakalanabilmektedir” diyor.

Prof. Dr. Serkan Erkanlı

Prof. Dr. Serkan Erkanlı

Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin!

Rahim ağzının kanser öncüsü lezyonları genellikle herhangi bir yakınmaya neden olmuyorlar. Belirtiler ancak kanser geliştiğinde kendini gösteriyor. Lekelenme şeklinde gerçekleşen ara kanamalar, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında lekelenme ya da kanama ise en yaygın görülen sinyallerini oluşturuyor. Hastalık ilerleyince tümörün büyümesine ve enfeksiyona bağlı olarak bu sorunlara; kötü kokulu akıntı, kasıklarda veya bel bölgesinde gelişen ağrı ile bacaklarda şişme gibi belirtiler de eşlik edebiliyor. Bunların yanı sıra tümörün etkilediği bölgelere göre; idrarda kanama, rektal kanama ile kabızlık şikayetleri de gelişebiliyor.

Her 10 kadından 8’inde HPV görülüyor!

Çalışmalar, her 10 kadından 8’inin yaşamları boyunca en az bir kez Human Papilloma Virüsü ile enfekte olduğunu gösteriyor. Ancak bağışıklık sistemi, hastaların yüzde 90’ında, 2-3 yıl çerisinde, HPV enfeksiyonunu temizliyor. Hastaların yüzde 10’luk kesiminde ise virüs kalıcı oluyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, riskli grupta yer alan hastaların yakından takip edilmelerinin kanser öncüsü lezyonların erkenden teşhis ve tedavi edilmesi için çok önemli olduğuna işaret ederek, “Anormal hücre varlığı kanser öncüsü lezyon ihtimalinin arttığını göstermektedir. Ancak her HPV kansere neden olmadığı için hemen paniğe kapılmamalı.  Zira HPV testinin pozitif çıkması, hastanın mutlaka rahim ağzı kanserine yakalandığı anlamına gelmemektedir. HPV testi pozitif çıktığında, hastanın enfekte olduğu virüsün tipine ve Pap Smear testindeki sonuca göre biyopsi yapılması veya hastanın yakın takip edilmesi gerekebilmektedir” diye konuşuyor.

En etkili önlem aşı olmak!

Rahim ağzı kanserinin yüzde 99’undan Onkojenik Human Papilloma Virüsleri sorumlu tutuluyor.  Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, HPV aşılarının, bu kanser türüne karşı en etkili korunma yöntemi olduğunu belirterek, “Rahim ağzı kanserine neden olan yaklaşık 14 onkolojik Human Papilloma virüsü tipi mevcut. Bunlardan biriyle karşılaşan hasta, HPV aşıları sayesinde rahim ağzı kanserinden yüzde 90 oranında korunabilmektedir. HPV aşısının 11-12 yaşlarında yaptırılması önerilmektedir. Ancak 13-26 yaşları arasında da HPV aşısı yapılabilir. 26 yaşından sonra ise özellikle 45 yaşına kadar olan kadınlarda belli durumlarda aşı uygulanabilmektedir. Etkileri HPV bulaşmadan önceki dönemde daha güçlü olmakla beraber aşılar bu enfeksiyonu geçirdikten sonra da aşı içerisinde yer alan diğer tiplere karşı koruyarak yarar sağlamaktadır” bilgisini veriyor.   

Bu test 3 yılda bir mutlaka yaptırılmalı!

Aşılar sayesinde, rahim ağzı kanserine yakalanma riski büyük oranda önlense de tümüyle ortadan kalkmıyor. Bu nedenle aşı sonrasında da rutin rahim ağzı kanseri taramalarının yaptırılması yaşamsal önem taşıyor.  Rahim ağzı kanserine dönüşebilecek olan hücresel değişimleri tespit eden PAP Smear testine 21 yaşında başlanması ve 65 yaşına kadar her 3 yılda bir devam edilmesi gerekiyor. 30 yaşından sonra ise Human Papilloma Virüsü testiyle tarama yapılması öneriliyor. HPV testine eş zamanlı olarak PAP Smear testi de eklenebiliyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, HPV bazlı testlerle yapılan taramalarda daha başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “PAP Smear testi kanser öncüsü lezyonları yüzde 55 oranında tespit edebilirken, tek bir HPV testi bu lezyonların yüzde 95’ini saptayabilmektedir. HPV bazlı testin sonuçları normal çıktığında bir sonraki testin 5 yılda bir yapılması önerilmektedir. Riskli durumlarda veya sonuçların riske işaret etmesi halinde ise her iki testte süreler kısalabilmektedir” diyor.

Erken evrede cerrahi yöntemle tedavi edilebiliyor!

Tarama testleriyle saptanan anormallikler sonucunda kolposkopi olarak adlandırılan yöntemle rahim ağzı daha detaylı bir şekilde inceleniyor ve biyopsiler yoluyla kansere dönüşme potansiyeli olan hücre değişiklikleri, kanser öncüsü lezyonlar saptanabiliyor. Bu durumda, bu lezyonlar rahim ağzının anormallik gösteren ince bir katmanının alınması yoluyla büyük oranda tedavi edilebiliyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, özellikle erken evrelerde yakalandığında rahim ağzı kanserinin cerrahi yaklaşımla büyük oranda başarılı bir şekilde tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, “Özellikle genç yaşta olup da çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda üremeyi koruyucu cerrahi yaklaşımlar mevcuttur. Bu hastalarda rahmin tamamı alınmadan sadece rahim ağzı alınarak ve gerekli durumlarda karın içerisindeki ilgili lenf bezleri de alınarak rahim ağzı kanseri başarıyla tedavi edilebilmektedir” diyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, hastalık erken evrelerde yakalandığında başarılı tedavi şansının yüzde 95’lerin üzerine çıktığına işaret ederek, “Ancak daha ileri evrelerde hastaların tedavisi radyoterapi ve kemoterapi uygulamalarıyla mümkün olabilmektedir” diyor.

Meltem Erensoylu’dan muhteşem yorum “Aşk Olmayınca”

Fantezi Müziğin güçlü temsilcilerinden Meltem Erensoylu, sözleri İlkan Serdaroğlu müziği ise Niran Ünsal imzası taşıyan “Aşk Olmayınca” isimli yeni çalışmasını Grand Müzik etiketiyle müzikseverlerle buluşturdu.

Yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği çalışması için konuşan Erensoylu, “Aşk Olmayınca” aslında gizli ve geçmeyen bir yarım kalmışlık hikayesi. Severken vazgeçmek zorunda kalan bir kalbin çektiği sancının anneye anlatılan sessiz çığlığını duydum bu şarkı da. Şarkıyı yorumlarken ince bir kalp sızısını yoğun bir şekilde hissettim. Umarım dinleyen herkes benimle aynı duyguları hisseder” dedi.

Gamze Karta ve Oktay Kaya “Dipsiz Kuyu” da buluştu

Gamze Karta ve Oktay Kaya, dinleyicileri derin duygulara sürükleyecek yeni düetleri “Dipsiz Kuyu” ile müzik dünyasına iddialı bir giriş yaptı. Şarkının klip çekimi, 35 kişilik profesyonel bir ekibin katkısıyla 16 saatlik yoğun bir çalışma sonucunda tamamlandı. Yusufcan Özbilen yönetmenliğinde çekilen klipte ikilinin kavga sahneleri ön plana çıktı.

“Dipsiz Kuyu”, duygu yüklü sözleri ve etkileyici düzenlemesiyle dikkat çekiyor. Şarkının söz ve müziği Oktay Kaya’ya ait, düzenlemesi ise Berk Kirtiş tarafından yapıldı. Gündem Yaylı,nın keman ve Cem Şengül’ün gitar performansı şarkıya eşsiz bir derinlik katıyor. Mix ve mastering çalışmaları ise ünlü müzik prodüktörü Emre Kıral’ın imzasını taşıyor.

Ejderha temalı Rolls-Royce Phantom

Rolls-Royce, zamansız bir nezaket ve cömertlik hikayesi olan Phantom Extended Dragon modelini tanıttı.

Phantom’un 100. yıl kutlamalarına özel üretilen ve eşsiz ayrıntılarıyla dikkat çeken modelin ejderhadan esinlenen kaplama sanatında 297 bireysel parça yer alıyor.

Rolls-Royce Motor Cars, Private Office Shanghai tarafından Ejderha Yılı kutlaması olarak tasarlanan eşsiz Phantom Extended modelini tanıttı. Çin’de yaşayan seçkin bir müşteri tarafından sipariş edilen Phantom Dragon, iki ejderhanın bir inci ile olan efsanesinin modern bir yorumunu sunuyor. Bu motif Doğu Asya’da sanat, mimari ve edebiyatla kutlanan derin bir sembolizm olup büyük kültürel anlam taşıyor. Markanın zirve ürünlerinden olan bu eşsiz örnek, Ejderha Yılı’nın sonunu ve 2025’te Phantom’un 100. yıl başlangıcını görkemli bir şekilde taçlandırıyor.

Rolls-Royce Phantom

Bu özel siparişin temelinde, Rolls-Royce’un geleneksel Çin ikonografisinin hassas ve derinlemesine yorumuyla ve markanın kendine ait yaratıcı imzasıyla harmanlandığı tasarım bulunuyor. Özellikle ülkede genç tüketiciler arasında Rolls-Royce markasına artan ilgiyle birlikte, Çin kültürünün uluslararası estetikle bütünleşmesiyle ülkenin lüks sektörünün önemli bir hareket noktası haline geldi.

Çin’in en çok saygı gören sembollerini ve müşterilerinin kişisel ikonografisini etkileyici ve saygılı bir şekilde ifade etmek olduğunu söyleyen Shuai Feng (Lead Bespoke Designer, Rolls-Royce Motor Cars, Private Office Shanghai): “Bu otomobil ile, zanaatkarlarımız farklı malzemeler kullanarak, bölgenin, müşterinin ve Rolls-Royce markasının zengin mirasını yakalamayı başardı.” dedi.

Rolls-Royce Phantom

Ejderhaların dansı

Phantom Dragon’da Çin ikonografisi, aracın iç tasarımının temel öğelerine yaratıcı ve saygılı bir şekilde entegre edildi. Tasarım temasında, 3000 yıldan fazla geçmişe dayanan eski bir efsaneden ilham alınırken, bu efsanede insanlık aleminin koruyucuları olan iki ejderhanın, Tanrılar tarafından iyi işleri için kendilerine verilen kutsal bir inci anlatılıyor.

Rolls-Royce Phantom

Geleneksel motifler

Phantom Dragon’un ön konsolunda yer alan Gallery, 297 bireysel parçadan ve dört farklı ahşap türünden yapılmış özel kaplama sanatını (Marquetry) barındırıyor. Rolls-Royce’un evindeki bir zanaatkar, bu çarpıcı özelliği oluşturmak için kaplama şekillerinin ince bir şekilde kesilmesi ve el işiyle birleştirilip sabitlenmesi süreçleri dahil olmak üzere üç ay uğraştı. Sanat eseri, dönen bulutlar içinde yer alan iki ejderhayı temsil ederken, onlar da Bespoke (özel üretim) saatiyle somutlaşan inciyi koruyor. Taban katmanı dumanlı okaliptüs ahşabından işlenirken, şekillerin sınırları sadece 0.5 mm genişliğinde çınar kaplamasıyla belirginleştirildi. Bulutların dokusunun taklit edilmesi için doğal damar yapısı sebebiyle kızıl meşe kabuğu kullanıldı. Siyah Bolivar kaplamasının ‘gölgeleri’ ejderhaların yüzeyin üstünde süzüldüğü izlenimi verirken tasarımın derinlik hissi kazanmasını sağladı.

Olağanüstü ahşap işçilik bu özel siparişte yüksek parlaklığa sahip dumanlı okaliptüs unsurları ve doğal açık gözenekli dumanlı okaliptüs ahşabından şekillendirilmiş kapı panelleri gibi detaylarda kendini gösteriyor. Ön ve arkaya yatırılabilen koltuklarda sırasıyla Ardent Kırmızı ve siyah deriler kullanılırken müşterinin ailesinin adı kontrast pamuk iplikleriyle başlık kısmına eski Çin hat sanatıyla titizlikle nakşedildi.

Tema, her biri el ile takılan 24 adet kayan yıldız ile çevrilmiş 768 kırmızı ve 576 beyaz fiber optik ışıktan oluşan, iki ejderhanın soyut temsiliyle şaşırtıcı Bespoke (özel üretim) Starlight (Yıldızlı) tavan döşemesiyle devam ediyor. Phantom Extended, Iced Diamond Black rengiyle tamamlanarak kendine has ışıltılı saten bir görünüm yaratıyor.

Bio-Performance’ın Yeni Üyesi Skin HIForce Cream

Shiseido, cildi içten dışa gençleştirme hayaliyle tasarlanan yaşlanma karşıtı Bio-Performance ailesine katılan SkinHIForce Cream’in lansmanını özel bir davetle kutladı.

Shiseido, estetik prosedürlerden ilham alınarak tasarlanan anti-aging serisi Bio-Performance’ın yeni üyesi Skin HIForce Cream’i Nobu Istanbul’da gerçekleşen keyifli bir davetle tanıttı. Shiseido Türkiye Marka Müdürü Selda Demirel’in konuşmasıyla başlayan etkinlikte davetliler, Shiseido Eğitim Müdürü Inna Aldinç ile Bio-Performance ürünlerini keşfetti.

Yüksek performanslı Bio-Performance Skin HIForce Cream, daha genç bir görünüm için cildin ihtiyacı olan bakımı sunuyor. Yalnızca bir ayda gözle görülür etki yaratan krem, cildi dolgunlaştırırken kırışıklık görünümünü azaltıyor. Yağ ve su bazlı ürün, balm dokusuyla içeriğindeki özel bileşenleri cilde eşit şekilde dağıtıyor ve cildi anında rahatlatıyor. Formülündeki kırmızı yonca özü cildin onarım mekanizmasını aktive ederken, L-Hidroksiprolin dermisin kendini yenilemesini teşvik ediyor. Bu yeni nesil krem, içten dışa gençleşmiş bir görünüm için cildin gücünü artırıyor.

SkinHIForce Cream