Yazılar

Çırağan Palace Kempinski’den bol alternatifli Sevgililer Günü

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Sevgililer Günü’ne özel deneyimleri ve konaklama paketleri ile 14 Şubat’ta çiftlere unutulmaz bir kutlama fırsatı sunuyor.

Sevgililer Günü’nde ayrıcalıklı konaklama

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Sevgililer Günü’ne özel uyarlanan iki ayrı konaklama paketi sunuyor.

Dünyanın en romantik restoranları arasında gösterilen, Tuğra Restoran’da gül yapraklarıyla süslenmiş görkemli bir masada romantik bir akşam yemeği, bu anlamlı günü unutulmaz hale getiriyor. Ertesi sabah ise çiftleri lezzetli ve keyifli bir kahvaltı bekliyor.

Tercih edilecek konaklama deneyimine göre odalarda yer alacak kişiselleştirilmiş sürprizler, romantik ikramlıklar, Çırağan Palace Shop’un özel inci koleksiyonundan Çırağan Palace x Karaca çay fincanı, Çırağan Palace nakışlı kanvas çanta ve özel tasarımlı pijama takımı gibi romantik sürprizler, sevgililere saraydan bir anı olarak hediye ediliyor.

“Boğaz’ın Işıltısında Sevgililer Günü” konaklama paketinde ise tüm bunlara ek olarak, Gault&Millau En İyi Brunch Mekânı ödüllü Akdeniz Restoran’da alınacak Çırağan Brunch’ı bu anlamlı günü daha da keyifli hale getirerek şahane bir pazar keyfi sunuyor.

Bilgi; 0212 326 46 46

ist.resrev@kempinski.com

Tuğra Restoran’da Sevgililer Günü yemeği

Özel menüdeki romantik lezzetlerden; trüf mantarlı Ayvalı Çörek Mantarı Yahnisi, Oestra havyarlı Siyah Çılbırlama, zencefil soslu Istakoz, keçi boynuzu pekmezinde kızarmış ayvalı Dana Pöç, boza buzlaması ve kızılcık sosuyla sunulan Türk kahveli çikolata gibi tatlar, Türk ve Osmanlı mutfağının geleneksel tatlarını modern dokunuşlarla harmanlayarak çiftlere eşsiz bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Kişi başı KDV dahil 8,500 TL.

Bellini, İtalyan Mutfağı

Sicilyalı şef Giovanni Vaccaro’nun danışmanlığında hazırlanan enfes İtalyan tatları…

İtalyan mutfağından ilham alan zarif tatları; balkabağı püreli yeşil elmalı kinoa salatalı Deniz Tarağı, patlıcanlı ve keçi peynirli kalp şeklinde ‘Ravioli’, narenciye marineli rezeneli Izgara Kalkan, porçini mantarlı Baharat Kıtırlı Kuzu Pirzola ve çikolata kremalı Antep fıstıklı kayısılı tatlı gibi seçkin lezzetlerle Sevgililer Günü’nde romantik bir yorum kazanıyor​.

Kişi başı KDV dahil 7,500 TL.

Gazebo

Otelin yenilenen mekânı Gazebo, Sevgililer Günü’nde romantik Beş Çayı deneyimi ile aşk dolu sohbetlere lezzet katıyor. Romantik temalı çay saatinde; Buharda Pişmiş Rulo Levrek, Minik Yengeç Kek, Dana Tartar, Ricotto Peyniri ile Cannelloni Ispanak, Ege Otlu Tartalet gibi soğuk ve sıcak kanepeler; Kalp Şeklinde Mor Aşk Baklavası, Sevgililer Günü temalı Ahududulu Makaronlar, kaymak ve çilek reçelinin eşlik ettiği Kalp Şeklinde Scone’lar, özel temalı kurabiyeler, Ebegümeci Çaylı Cheesecake, Misket Limonlu Pay gibi zarif tatlarla aşkın lezzetini hissettiriyor.

10-17 Şubat 2025 tarihlerinde her gün saat 15.00-18.00 arası servis edilecek Sevgililer Günü temalı Çay Saati, kişi başı KDV dahil 2,100 TL.

 

Anıl Piyancı, Champ Boi, Berkay Duman’dan “Güzelim Bu da Kafa”

Rap sahnesinin üretken isimlerinden Anıl Piyancı, yükselen yetenek Champ Boi ve güçlü prodüksiyonlarıyla dikkat çeken Berkay Duman, yeni şarkıları “Güzelim Bu da Kafa” için bir araya geldi. Dinleyiciyi hareketli bir atmosfere davet eden şarkı, 7 Şubat’ta Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında olacak.

Sözleri Anıl Piyancı ve Champ Boi tarafından yazılan şarkının müzik ve düzenlemesi Berkay Duman imzası taşıyor. Aynı zamanda şarkının prodüktörlüğünü de üstlenen Duman, dinamik altyapılar ve güçlü baslarla parçada modern bir hiphop sound’u yakalıyor.

Akılda kalıcı nakarat ve yüksek enerjisiyle dikkatleri üzerine çekecek şarkı, müzikseverleri ritmin akışına davet ediyor.

Burak Ertan yeni şarkı “Arada Bulutlar”

Burak Ertan’ın yepyeni şarkısı “Arada Bulutlar” ile dinleyicilerle buluştu!

“Uzağından”, “Keşke” ve “Önümüz Yaz” isimli şarkılarından sonra Burak Ertan, yeni şarkısı “Arada Bulutlar” ile pop müziğe duygusal bir dokunuş getiriyor. Söz ve müziği sanatçının kendisine ait olan bu etkileyici şarkı, yavaş temposu ve içten anlatımıyla dinleyicilerin kalbine hitap ediyor.

Dinleyiciyi kendi anılarında bir yolculuğa çıkaran “Arada Bulutlar”, Süper Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında!

Cem Belevi “Değmezsin” için yakın arkadaşı Samet Tecer ile stüdyo girdi

Müzik dünyasına yeni bir soluk getirmeye hazırlanan Cem Belevi, duygu dolu şarkısı ‘’Değmezsin’’i Sony Music Türkiye etiketiyle hayranlarıyla buluşturuyor.

Samet Tecer ile gerçekleştirdikleri etkileyici düet, iki sanatçının müzikal uyumunu gözler önüne sererken, duygusal anlatımı ve çarpıcı sözleriyle dinleyicileri derinden etkilemeye hazırlanıyor.

Söz ve müziği Gözde Ilgaz’a, düzenlemeleri ise Erman Ertan ve Esad Fidan’a ait olan şarkı, Murad Küçük’ün yönetmenliğini üstlendiği klip ile taçlanıyor. Şarkının ruhunu yansıtan sahneleriyle dikkat çeken klip, görsel anlatımı ve yaratıcı çekimleriyle şekilleniyor.

Bu hatalar ‘kuru göz’ hastalığına zemin hazırlıyor!

Modern çağın yoğun ve stresli yaşam temposunda önemli bir göz sağlığı sorunu olan ‘kuru göz sendromu’ giderek yaygınlaşıyor. Kuru göz sendromunun yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkilediğini, tedavi edilmediği takdirde göz yüzeyinde hasarlara ve kronik enfeksiyonlara neden olabildiğini belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ümit Yaşar Güleser “Kuru göz sendromuna yol açan etkenler arasında; bazı yanlış alışkanlıklarımız ve çevresel faktörler büyük rol oynuyor. Örneğin; yapılan çalışmalarda, günde 6 ile 8 saatten fazla ekran karşısında kalan bireylerde, kuru göz belirtilerinin görülme sıklığının önemli oranda arttığı belirtiliyor” diyor. Bazı basit ama etkili önlemlerle göz sağlığının korunabileceğini ve kuru göz sendromunun yol açtığı şikayetlerin önlenebileceğini belirten Dr. Güleser 6 önlemi anlattı,  önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Son yıllarda “gözlerim sürekli yorgun”, “yanma ve batma hissediyorum”, “kaşınıp acıyor” gibi şikayetlerle göz polikliniklerine yapılan başvurularda artış yaşanıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ümit Yaşar Güleser hastaların şikayetlerini bazen de “gözlerimde kum tanesi varmış gibi hissediyorum” ya da “göz kapaklarımı açıp kapatmakta zorluk çekiyorum” şeklinde tarif ettiklerini belirterek “Kuru göz, gözyaşı üretimindeki yetersizlik veya gözyaşının hızlı buharlaşması sonucu göz yüzeyinde nem kaybının yaşandığı bir durumdur. Kuru gözde bazen gözyaşı akıntısı görülebilir ki bu, tahrişe bağlı olarak refleks mekanizmanın devreye girip gözyaşı üretimini artırmasından kaynaklanır. Hastalar bunu ‘yanma hissediyorum, ardından gözlerim sulanıyor’ şeklinde dile getiriyorlar” diyor.

Dr. Ümit Yaşar Güleser

Dr. Ümit Yaşar Güleser

Kuru göz sendromuna yol açan hatalar!

Kuru göz sendromunun ortaya çıkışında, günlük yaşam alışkanlıkları ve çevresel faktörlerin önemli rol oynadığını vurgulayan Dr. Ümit Yaşar Güleser “Teknolojik cihazlara olan bağımlılığın artması, uzun süre bilgisayar ekranı karşısında çalışmak, akıllı telefon ve tablet kullanımı gibi faktörler gözün doğal nem dengesini bozan davranışların başında geliyor. Yapılan çalışmalarda günde 6 ile 8 saatten fazla ekran karşısında kalan bireylerde, kuru göz belirtilerinin görülme sıklığının önemli oranda arttığı belirtilmektedir. Stres, dengesiz beslenme ve uyku düzensizlikleri gibi faktörler ile son yıllarda uzun süre maske kullanımının neden olduğu buharlaşma ve göz çevresindeki hava dolaşımının azalması gibi etkenler de kuru göz sendromu sıklığını artırmış durumdadır. Ayrıca klimalı ve havası kuru ortamlarda uzun süre vakit geçirmek, sigara dumanına maruz kalmak, yetersiz su tüketimi ve günümüzde yaygınlaşan kontakt lensleri uygun olmayan şekilde kullanmak da kuru göze neden olabilmektedir” diyor. Kuru göz sendromunun yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkilediğini, tedavi edilmediği takdirde göz yüzeyinde hasarlara ve kronik enfeksiyonlara neden olabildiğini vurgulayan Dr. Güleser, tedavinin mutlaka doktorun önerisi doğrultusunda yapılması gerektiğini söylüyor.

Kuru Göz Sendromu’na karşı etkili önlemler

  • Ekran başında göz kırpma egzersizi yapın
    Uzun süre ekran karşısında kalmak, göz kırpma refleksinin azalmasına ve göz yüzeyinin kurumasına neden olur. Her 20 dakikada bir ekranınızdan uzağa bakarak 20 saniye boyunca gözlerinizi dinlendirin ve bilinçli olarak sık sık göz kırpın. Yapılan araştırmalar, bu basit alışkanlığın göz yüzeyi nemliliğini koruduğunu göstermiştir.
  • Ortam havasını nemlendirin

Kuru hava, göz yüzeyindeki gözyaşı buharlaşmasını hızlandırır. Özellikle klimalı ya da kaloriferli mekanlarda nemlendirici cihaz kullanarak nem dengesini ayarlayabilirsiniz. Saç  kurutma makinesi, klima ve vantilatörün de doğrudan gözlerinize hava üflememesine dikkat edin. Rüzgarlı havalarda dışarı çıkarken, gözlerinizi rüzgardan koruyun.

  • Yeterli su tüketin

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ümit Yaşar Güleser “Gözyaşı üretimi vücudun su dengesiyle yakından ilişkili olduğundan, yeterli miktarda su tüketmek kuru göz riskini azaltabilir. Günlük 2-2.5 litre su tüketimi hem genel sağlığınızı hem de göz sağlığınızı destekler” diyor.

  • Doğru kontakt lens kullanımına dikkat edin

Kontakt lens kullanımında hijyen kurallarına mutlaka uyun, gece mutlaka çıkartın ve lenslerinizi önerilen süreden daha uzun takmayın. Aksi taktirde göz yüzeyinizin oksijenlenmesini azaltarak kurumasına hatta çok ciddi sorunlara yol açabilirsiniz. Ayrıca her kontakt lens her göze uygun olmadığı için hekiminizin tavsiye ettiği lensi kullanın.

  • Doktora danışmadan kullanmayın!

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Güleser, suni gözyaşı damlaları ve jellerin, göz yüzeyinin nem dengesini sağlamada etkili bir çözüm sunduğunu belirterek “Koruyucu madde içermeyen damlalar, hassas gözler için daha uygundur. Ancak bu ürünleri kullanmadan önce mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına danışmanız gerekir” diyor.

  • D vitaminine dikkat edin!

Balık, ceviz ve keten tohumu gibi Omega-3 yağ asitleri içeren besinler ile D vitamini gözyaşı üretimini destekleyerek kuru göz sendromunun yol açtığı şikayetleri hafifletebilir. Dr. Ümit Yaşar Güleser “Araştırmalar; D vitamini eksikliğinin kuru göz ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle düzenli kan testleri yaptırarak eksiklik durumunda takviye alınmalıdır” diyor.

Kışın en sık görülen 5 ortopedik kaza!

Kışın dondurucu soğuklarıyla birlikte yurt genelinde çok sayıda ilde kar yağışı buzlanma ve don tehlikesini artırırken, kış kazalarına karşı son derece dikkatli olmak gerekiyor. Zira bir anlık dalgınlıkla düşme sonrası kırık- çıkık ve yumuşak doku yaralanmalarının yanı sıra yaşamı tehdit edecek çok ciddi sağlık sorunları da meydana gelebiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu “Kış aylarında günlük yaşamda kazalarla çok sık karşılaşılıyor. Özellikle kaygan zeminlerde düşme sonucu meydana gelen ortopedik yaralanmalar hastanelerin acil servislerini dolduruyor. Basit bir kayma dahi ciddi kırıklara veya bağ yaralanmalarına yol açabiliyor. Ancak kışın en sık görülen ortopedik kazalardan ve yaralanmalardan korunmak için bazı basit ama etkili önlemleri öğrenmek hayat kurtarıcı olabilir” diyor. Doç. Dr. Ziroğlu, kışın en sık görülen ortopedik kazalar ve yaralanmalar ile kış kazalarına karşı alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu

  • El bileği burkulması ve kırıkları

Kaygan zeminlerde düşme sonucu elde ve bilekte meydana gelen burkulmalar ve kırıklar oldukça yaygındır. Belirtiler arasında; şiddetli ağrı, morarma, şişlik ve bileği hareket ettirmede zorluk yer alır. Eğer kırık varsa, bilekte şekil bozukluğu da görülebilir.

  • Diz yaralanmaları

Karlı ve buzlu zeminlerde yapılan ani hareketler, dizde bağ yaralanmalarına ve menisküs hasarlarına neden olabilir. Özellikle ön çapraz bağ yaralanmaları sırasında dizde ani bir ses duyulabilir. Şişlik, hareket kısıtlılığı, ağrı ve güvensizlik başlıca belirtiler arasındadır.

  • Omuz Çıkıkları ve Rotator Manşet Yaralanmaları

Düşme sırasında omza alınan darbeler veya kış sporlarında kontrol kaybı, omuz çıkıkları ve omuz manşet kas ve tendon yaralanmalarına neden olabilir. Ani ağrı, omuzda şekil bozukluğu ve baş üstü aktivitelerde güçlük bu yaralanmaların tipik belirtileridir.

  • Kalça kırıkları

Kış aylarında özellikle ileri yaş grubu başta olmak üzere kalça kırıkları sık görülür. Şiddetli ağrı, bacağın dışa dönmesi ve yürüme zorluğu gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, yaşlı bireylerde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir ve kalıcı sakatlıklara yol açabilir.

  • Ayak bileği burkulmaları

Buzlu zeminlerde dengesiz bir adım atma veya kayma ayak bileği burkulmalarına neden olabilir. Ağrı, şişlik, morarma ve üzerine basamama ayak bileği burkulmaları ve bağ yaralanmalarının en sık görülen belirtileridir.

Erken tanı ve tedavi çok önemli!

Doç. Dr. Ziroğlu, kaza geçiren kişinin olabildiğince hareket ettirilmeden, bilinçli şekilde taşınarak ya da gerektiğinde ambulans çağırarak sağlık kuruluşuna götürülmesi gerektiğini vurguluyor. Bazı basit görünen yaralanmalarda ise tedaviye geç kalınmasının ciddi komplikasyonlara yol açabildiğini belirten Doç. Dr. Nezih Ziroğlu “Ortopedik kazalar ve yaralanmalarda; ıstırahatle geçmeyen ağrı, üzerine basamama ya da bölgeyi kullanamama, eklemde sertlik ve hareket kaybı ile şişlik ve morarmanın hızla artması gibi durumlarda zaman kaybetmeden Ortopedi hekimine başvurmak gerekir” diyor.

Kış kazalarına karşı basit ama etkili önlemler!

Acıbadem Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, kışın ortopedik kazalar ve yaralanmalara karşı alınabilecek basit ama etkili 7 önlemi şöyle anlatıyor:

  1. Karlı ve buzlu havalarda yüksek topuklu bot ya da çizme giymeyin. Ayakkabınızın altının kaymaz dokulu olmasına dikkat edin.
  2. Özellikle karlı ve buzlu zeminlerde küçük adımlar atın. Adımların geniş olması kayma riskini artırır.
  3. Ani dönüş ve ani hareketlerden kaçının.
  4. Dengeyi sağlayarak düşme riskini azalttığı için elleriniz cebinizde yürümeyin.
  5. Yaralanma riskini azaltmak için kaslarınızı güçlendirici egzersiz yapın.
  6. Şapka ve eldiven takın. Kış sporları yaparken mutlaka dizlik, dirseklik ve kask kullanın.
  7. Soğuk hava kasları sertleştirip esnekliğini azalttığından dolayı, kaslarınızı sıcak tutacak kıyafetler giyin. Kasları sıcak tutmak dengeyi iyileştirerek düşme ve kaymalara karşı koruma sağlarken, ani hareketlerde sakatlanma riskini azaltır, aynı zamanda eklemlerin daha rahat hareket etmesini sağlayarak eklem sakatlıklarını önlemeye destek olur.

David Lodge “Sessiz Cümle”

Ayrıntı Yayınları, incelikli mizahıyla çok sevilen İngiliz yazar David Lodge’un külliyatını basmaya başlıyor!

İlk olarak Türkçede ilk kez yayımlanan eğlenceli ve dokunaklı Sessiz Cümle romanını okurlarla buluşturan Ayrıntı, ilerleyen aylarda ise yazarın daha önce basılmış kitaplarını yeniden gündeme getirecek. Lodge’un keskin zekâsını ve ironisini açığa çıkaran Sessiz Cümle, işitme yetisini kaybetmeye başlayan emekli bir dilbilim profesörünün hikâyesini anlatıyor. İşitme kaybının sosyal ve psikolojik etkilerini mizahi bir dille işleyen roman, ölüm, yaşlılık, evlilik ve akademik hayat gibi konular etrafında örülüyor.

Kerem Ilgar “Ben Sadece Kuşları Severim”

 Kerem Ilgar, Düşbaz Kitaplar’dan çıkan yeni romanı Ben Sadece Kuşları Severim’de saf kötülüğün çarpıcı hikâyesini son derece sert ve gerçekçi bir anlatımla kaleme alıyor.

Karanlık ve içsel bir yolculuğun kapılarını aralayan bu sarsıcı roman, başkarakterin acımasız dürüstlüğüyle okurları, insanın içindeki şeytanla yüzleşmeye davet ediyor. Adalet, kötülük, suç, ceza gibi yaşama ve insana dair temel kavramları odağına alan Ben Sadece Kuşları Severim’in sonunda ise okurları bir sır bekliyor.

Ayrıntı Yayınları’nın edebiyatta yeni yollar keşfetme heyecanı ve arzusuyla yola çıkan markası Düşbaz Kitaplar, Kerem Ilgar’ın yeni romanı Ben Sadece Kuşları Severim’i okurlarla buluşturdu.

Ayşen Gürdal “Bozuk Yüzey”

Ayşen Gürdal, “Bozuk Yüzey” isimli ilk kişisel sergisi ile 9 Şubat’ta 8artı1 Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.

Bozulmuş, parçalanmış, iç içe geçmiş duyguların izleri… Ayşen Gürdal’ın eserlerinde yüzey, kusursuz bir bütünlük değil; hislerin, anıların ve dönüşümlerin taşıyıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Renkler, katmanlar ve dokular; dış dünyayı doğrudan resmetmek yerine, onun sanatçıda bıraktığı izlerin soyut bir yansıması olarak yüzeye yerleşiyor.

Açılışı 9 Şubat Pazar günü 16.00’da gerçekleşecek olan “Bozuk Yüzey” sergisi, 20 Şubat tarihine kadar 8artı1 Galeri’de görülebilir.

 Adres: 8+1 Galeri, Zühtüpaşa Mahallesi Rüştiye Sokak Nida Çıkmazı No:2 Kalamış/Kadıköy

Ozbi, Sertap Erener ile düette buluştu

Ozbi, yayımlayacağı yeni albümünün habercisi ”Savaşçı” isimli yeni şarkısında Türk pop müziğin en başarılı kadın sanatçılarından Sertab Erener ile düet yaptı.

Yayımlanan şarkının sözleri Ozbi’ye, müziği Ozbi ve Enver Muhamedi’ye ait. Projenin prodüktörlüğünü ise Ozbi ve Enver Muhamedi EncOre Pro. ismi altında beraber üstleniyor. Şarkının mastering çalışması Johan Bejerholm imzası taşıyor.

Şarkının klip çalışması için Ozbi ve Sertab Erener kamera karşısına geçti. Yönetmen koltuğunda Ozbi’yi gördüğümüz klip çalışmasınn görüntü yönetmenliğini Berk Abravcı üstlendi.