Yazılar

Erken menopozun belirtilerine dikkat!

Menopoz, kadınlarda adet döneminin kalıcı olarak sona erdiği dönem olarak biliniyor. Ortalama menopoz yaşı 49-51 olsa da, 45 ile 55 yaş arasında menopoza girmek normal kabul ediliyor. Menopoz dönemi bazı kadınlarda 40 yaşından önce de gelebiliyor. Bu durum “erken menopoz” olarak adlandırılıyor ve hem fiziksel hem de psikolojik olarak önemli etkileri olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Aktoz, erken menopoz ile ilgili bilinmesi gerekenler anlattı.

Doç. Dr. Fatih Aktoz

Doç. Dr. Fatih Aktoz

Ateş basması ve terlemeler erken menopozu işaret edebilir

Erken menopozun pek çok nedeni olabilmektedir. Bunlar arasında genetik yatkınlık, otoimmün hastalıklar, kemoterapi veya radyoterapi gibi kanser tedavileri, yumurtalıklara zarar veren cerrahi müdahaleler ve çevresel faktörler yer almaktadır. Ailede erken menopoz geçmişi olan kadınlarda bu risk daha yüksektir.

Erken menopozun belirtileri genellikle klasik menopoz belirtileriyle benzerdir ve şöyle sıralanabilir:

  1. Adet düzensizlikleri ve adet görememe
  2. Kısırlık
  3. Ateş basmaları ve terlemeler
  4. Uyku problemleri
  5. Vajinal kuruluk ve cinsel istekte azalma
  6. Ruh hali değişiklikleri, depresyon ve kaygı
  7. Kemik erimesi
  8. Ciltte kuruluk
  9. Saç dökülmesi 

Erken menopoz birçok sağlık sorununa neden olabilir

Menopoz, östrojen hormonundaki düzeylerin düşmesiyle birlikte kadın vücudunda çeşitli değişikliklere neden olur. Erken menopoz ise bu etkilerin daha erken yaşlarda başlamasına yol açar. Bu durum, kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına, kemik erimesine, bilişsel fonksiyonlarda azalmaya ve ruhsal sağlık sorunlarına neden olabilir. Erken menopoz, aynı zamanda doğal yollarla gebelik şansını önemli ölçüde azaltabilir.

Adet görmeyen 40 yaş altındaki kadınlar dikkat etmeli

Erken menopoz tanısı, 40 yaş altındaki kadınlarda adet görmeme ile birlikte yüksek folikül uyarıcı hormon (FSH) seviyelerinin tespit edilmesi ile konulabilmektedir. Seyrek adet gören kadınlarda FSH testi için en uygun zaman adet döngüsünün üçüncü günüdür. Adet görmeyen kadınlarda ise test herhangi bir günde yapılabilir. Ayrıca, sıcak basmaları ve vajinal kuruluk gibi kadınlık hormonu olan östrojen eksikliğine bağlı semptomlar, erken menopoz tanısını düşündüren önemli bulgulardır. Yumurtalık rezervinin değerlendirilmesi için Anti-Müllerian Hormon (AMH) testi ve ultrasonla folikül sayımı gibi ileri tetkikler de kullanılabilir.

Hormon tedavisi menopozun etkilerini azaltabiliyor

Erken menopoz tam anlamıyla geri döndürülemez, ancak belirtilerin yönetilmesi ve uzun dönem sağlık etkilerinin azaltılması mümkün olabilir. Hormon replasman tedavisi (HRT), eksilen östrojen ve progesteron hormonlarının yerine konmasıyla semptomları hafifletebilir ve erken menopozun yol açtığı riskleri azaltabilir. Uzmanlar, erken menopoz tanısı alan kadınların en az 50 yaşına kadar hormon tedavisi almasını önermektedir. Dengeli beslenmek, D vitamini ve kalsiyum desteği almak, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak kemik ve kalp sağlığını destekleyebilir. Psikolojik destek almak, erken menopoz yaşayan kadınların ruhsal sağlıklarını korumalarına yardımcı olabilir. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için bazı üreme teknolojileri umut verici çözümler sunmaktadır. Yumurtalık rezervi henüz tamamen tükenmeden önce yumurta dondurma işlemi, doğurganlığın korunması açısından önemli bir seçenek olabilir. Yumurtaların erken menopoz öncesinde toplanarak dondurulması, ilerleyen yıllarda tüp bebek tedavisi ile gebelik elde etme şansını artırabilir. Unutulmamalıdır ki, her türlü tedavi seçeneği bir uzman kontrolünde uygulanmalıdır.

Erken menopoz, hem fiziksel hem de psikolojik etkileri olan önemli bir sağlık sorunudur. Kadınların adet düzeni ve vücutlarındaki değişikliklere dikkat etmeleri ve erken menopoz belirtisi görüldüğünde bir uzmana başvurmaları oldukça önemlidir. Uygun tedavi ve destekle erken menopozun etkileri en aza indirilebilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.

Mete Karagöz ve Aysel Yakupoğlu’dan düet “Aşk Kazanacak”

Mete Karagöz ve Aysel Yakupoğlu, Yıldız Tilbe imzalı “Aşk Kazanacak” isimli yeni çalışmalarını Genius Production etiketiyle müzik severlerin beğenisine sundu. İkili şarkılarını Ankara’da yer alan bir stüdyoda çekimleri bir günde tamamlanan bir kliple süslendirdi. Kısa sürede gelen olumlu tepkilerden oldukça memnun olan şarkıcılar Yıldız Tilbe şarkısı seslendirmenin mutluluğunu yaşarken dinleyicilerinde şarkıyı beğenmesinin keyfini sürdü.

Kalp krizinde sabah saatleri daha riskli!

Dünya genelinde ve ülkemizde kalp krizi ile diğer kardiyovasküler hastalıklar ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor. Ülkemizde yılda yaklaşık 200 bin kişinin kalp krizi geçirdiği ve bu hastaların önemli bir kısmının hayatını kaybettiği belirtiliyor. Modern yaşamın getirdiği hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, obezite ve stres, kalp krizinin temel nedenleri arasında yer alıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, ayrıca kış aylarında soğuyan havanın da kalp krizi riskini artırdığına dikkat çekerek, “Bunun nedeni ise soğuk havalarda vücudun sıcaklığını korumak için damarları daraltması ve bu durumun kan basıncını artırarak kalbin daha fazla çalışmasına neden olmasıdır. Özellikle kalp hastalığı olan kişilerde bu ek yük kalp krizine yol açabilmektedir. Ayrıca kış aylarında azalan fiziksel aktiviteler  ve beslenme değişiklikleri de risk faktörlerini artırmaktadır” diyor.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi

Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek

Soğuk havada risk 3 kat artıyor!

Kış aylarında kalp krizinin 3 kat daha fazla görüldüğüne işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, kalp sağlığını korumak için alınması gereken önlemleri ise  şöyle özetliyor:  “Günde en az 3-5 porsiyon mevsimine uygun sebze ile meyve tüketmek, kaliteli ve yeterli süre uyumak, vücut ısısının daha iyi korunması için tek bir kalın kıyafet yerine ince ve kat kat giyinmek önem taşımaktadır.”

En sık sabah saatlerinde yaşanıyor! 

Kalp sağlığı için kış aylarında da sporu aksatmamak büyük bir öneme sahip. Ancak soğuk havalarda sabahları ağır spor yapmaktan kaçınmak gerekiyor. Zira, yapılan araştırmalara göre, kalp krizi en sık sabah saatlerinde yaşanıyor!  Bunun sebebi ise sabahları 09:00’a kadar olan süreçte vücudun stres hormonu (kortizol) seviyesinin yükselmesi ve kan basıncının artması. Sabah saatlerinde kanın pıhtılaşma eğilimi de daha yüksek olduğu için damar tıkanıklıkları daha kolay gelişebiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, bu nedenle özellikle risk grubunda bulunan kişilerin sabah saatlerinde aşırı fiziksel efor sarf etmemeleri gerektiği uyarısında bulunarak, “Örneğin, özellikle sabah saatlerinde yoğun tempolu yürüyüş, kas güçlendirme egzersizleri ve bisiklet sürmek gibi ağır efor gerektiren hareketlerden kaçınmak gerekmektedir. Spor mümkünse öğleden sonra yapılmalıdır. Sabah saatleri dışında zaman yoksa, hafif tempolu yürüyüşler veya gevşeme egzersizleri tercih edilmelidir” diyor.

Risk faktörlerine dikkat! 

Kalp krizi, kalbi besleyen koroner damarların ani tıkanması sonucu kalp kasına yeterli oksijen gitmemesiyle oluşan ciddi bir durum. Tıkanıklık genellikle ateroskleroz (damar sertliği) sonucu gelişen pıhtılar nedeniyle meydana geliyor. Kalp kası yeterince oksijen alamadığında hücreler ölmeye başlıyor ve ciddi kalp hasarı oluşabiliyor. Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, erken müdahale edilmezse kalp krizinin hastanın kaybıyla sonuçlanabileceğine işaret ederek, “Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı bu tıkanıklığa yol açan önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır.   Sağlıksız beslenme, stres ve genetik yatkınlık da kalp krizi riskini artıran diğer etkenlerden. Bu faktörlerin bir araya gelmeleri damarları zamanla tıkayarak kalp krizine neden olabilmektedir” bilgisini veriyor.

Kalp krizi görülme yaşı 30’a indi!

Kalp krizi eskiden ileri yaştaki kişilerde görülürken, son yıllarda 30’lu genç yaştaki kişilerde de daha sık görülmeye başlandı. Modern yaşamın getirdiği hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara ile alkol tüketimi, obezite ve stres, kalp krizinin genç yaş gruplarında yaygınlaşmasının başlıca nedenlerini oluşturuyor. Ayrıca, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların gençlerde son yıllarda daha fazla görülmesinin de bu artışa katkıda bulunduğuna işaret eden Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek,  genç yaşta kalp krizi riski olan kişilerin düzenli sağlık kontrolleri yaptırmalarının yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin!

Kalp krizinde erken tanı ile tedavi hayat kurtarabiliyor ve kalp dokusunun korunmasını sağlayabiliyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, “Bu nedenle 20 dakikadan uzun süren göğüs ağrısı, nefes darlığı ile çene, boyun, sırt veya kola yayılan ağrı, mide bulantısı, baş dönmesi ve soğuk terleme gibi sorunlar yaşandığında vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor.

Kalp krizinde ilk 2 saat çok önemli!

Kalp krizinde “altın saatler” olarak adlandırılan ilk iki saat içinde yapılan müdahaleler hastanın hayatta kalma şansını önemli ölçüde artırıyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, “Erken müdahale sayesinde damar tıkanıklığı açılabilir ve kalp kasına giden kan akışı tekrar sağlanabilir. İlk saatlerde yapılan tedavi, kalp kası hasarını en aza indirerek hastanın ölüm riskini azaltır ve takip eden yıllarda yaşam kalitesini korumasına yardımcı olabilir” diyor. Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek,  sağlıklı ve dengeli beslenmenin, düzenli egzersiz yapmanın ve sigaradan uzak durmanın kalp krizi riskini önemli ölçüde azalttığını söylüyor.

Tarihindeki en güçlü Rolls-Royce

Black Badge Spectre, Rolls-Royce tarihinde ilk kez dört basamaklı bir tork değeri (1075 Nm) ve 485 kW (659 hp) güç üreterek rekor kırdı. Ayrıca, markanın güçlü ve cesur kimliğini temsil ederek, geleneksel lüks anlayışının ötesine geçmek isteyen seçkin müşteriler için özel olarak tasarlandı.

Cesur dış renk seçenekleri, canlı iç mekan detayları ve Bespoke (özel tasarım) için yenilikçi fırsatlar sunmanın yanı sıra, Black Badge Spectre, dört basamaklı bir tork (1075 Nm) çıkışı üretebiliyor ve 485 kW (659 hp) güçle rekor kırıyor. Bu özelliği Black Badge Spectre’ı tarihindeki en güçlü Rolls-Royce yapıyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Benzersiz Infinity Modu ve Spirited Modu

Black Badge Spectre, iki yeni tahrik sistemi özelliğiyle güçlü hızlanma deneyimini ileri bir seviyeye taşıyor: Infinity Modu ve Spirited Modu.

Infinity Modu: Black Badge kimliğini simgeleyen sonsuzluk sembolünden esinlenerek tasarlandı. Direksiyon simidindeki Infinity butonuna ∞ basılarak açılan bu mod, tam 485 kW (659 hp) güç sağlayarak sürücüye daha hızlı ve doğrudan bir gaz tepkisi sunuyor. Infinity mod aktif hale geldiğinde, araç göstergeleri daha canlı bir görünüm alarak aracın sportif karakterini vurguluyor.

Spirited Modu: Spirited modu, sürücüye yoğun ve anlık bir hızlanma deneyimi yaşatıyor. Bu fonksiyon, sürücünün frene ve gaza aynı anda basmasıyla etkinleşiyor. Aracın hazır olduğunu belirten dokunsal ve görsel yanıt alındıktan sonra fren bırakılıyor. Böylece tork, geçici olarak 1075 Nm’ye yükselerek güçlü bir hızlanma dalgası yaratıyor ve aracı sadece 4.3 saniyede 0’dan 100 km/saat hızına çıkarıyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Black Badge şasi mühendisliği

Rolls-Royce şasi uzmanları, müşterilerin Black Badge Spectre’ın benzersiz gücünü güvenle kullanmalarını sağlamak için bir dizi değişiklik yaptı. Direksiyon sertliği artırıldı ve virajlarda gövde sallantısını azaltarak direksiyon hareketlerinden daha fazla geri bildirim almak için savrulma stabilizasyonu ayarlandı. Yükseltilmiş amortisörler, gövde kontrolünü artırarak hızlanma veya yavaşlama sırasında alçalmayı azaltıyor. Bu revizyonlar, Rolls-Royce araçlarıyla ilişkilendirilen zahmetsiz kullanım ve ünlü “Magic Carpet Ride” (sihirli halı sürüşü) deneyimi ile geliştirilmiş bir sürüş etkileşimi hissini mükemmel bir şekilde dengeliyor.

Karanlık bir estetik

Black Badge Spectre, 1980’ler ve 1990’ların kulüp kültürünün neon atmosferinden ilham alarak, derin siyah – mor tonlarına sahip yeni Vapour Violet boya rengiyle dünya çapında tanıtıldı. Bu dikkat çekici renk, markanın markanın 44.000’lik renk seçeneği içeren “hazır” renk paletiyle cesur bir kontrast oluşturuyor. Ayrıca, Iced Black kaput seçeneğiyle güçlü ve sofistike bir görünüm sağlıyor. Alternatif olarak, müşteriler Rolls-Royce Bespoke tasarımcılarıyla işbirliği yaparak, yalnızca kendilerine özel bir Bespoke renk tonu oluşturma imkanına da sahip.

Mevcut Coachline (yan gövde çizgisi) ve çamurluk çizgisi seçeneklerine ek olarak, müşteriler, artık süper coupe’nin alt kısmına zarif bir estetik katan “waft” (yumuşak ve akıcı) şeridini de sipariş edebilecekler.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

23 inçlik beş kollu dövme alüminyum jant

Black Badge Spectre, cesur bir tasarıma sahip, 23 inçlik beş kollu dövme alüminyum jantlarıyla dikkat çekiyor. Yarı cilalı veya tamamen siyah kaplama seçenekleriyle sunulan bu karmaşık geometrik tasarım, aracın teknik ustalığını ve gücünü estetik bir şekilde yansıtıyor. Ayrıca, farklı iklim koşullarına uygun kış lastiği seçenekleri, bu yeni jant setiyle birlikte lansmanla eş zamanlı olarak müşterilere sunuluyor.

Daha önceki tüm Black Badge modellerinde olduğu gibi, Black Badge Spectre’ın ayna parlaklığındaki koyu ton detayları, aracın güçlü ve karanlık karakterini ön plana çıkarıyor. Bu detaylar arasında, markanın imzası olan Pantheon ızgara çerçevesi, Spirit of Ecstasy heykelciği, çift “R” onur rozetleri, kapı kolları, geniş yan cam çerçeveleri ve tampon detayları yer alıyor.

Canlı aydınlatmalar

Rolls-Royce, çağdaş zanaatkarlık anlayışını yansıtarak Black Badge Spectre için ışıklı ızgarasını güçlendiren ve yoğunlaştıran benzersiz bir ışıklandırma sistemi geliştirdi.

Tanıtılan yeni ışıklı ızgara arka plakası Tailored Purple, Charles Blue, Chastreuse, Forge Yellow ve Turchese gibi renk seçenekleriyle sunuluyor. Bu sayede müşteriler, seçtikleri dış renkleri ızgara detaylarına taşıyarak dış görünümde bütünlük sağlayabiliyor ve iç tasarım ile uyumlu özel bir renk aksanı yaratabiliyor.

Bu renkli aydınlatma konsepti, iç mekânda da devam ediyor. Yeni geliştirilen ışıklı eşik plakaları, on farklı tamamlayıcı renk seçeneğiyle sunularak iç tasarımda özgün bir ambiyans oluşturuyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Canlı iç mekân tasarımı

Black Badge Spectre’ın iç mekânı, cesur tasarımı ve detaylardaki ustalığıyla aracın asi karakterini yansıtıyor.

Işıklı ön konsol ve sonsuzluk sembolü: Ön konsolda, Spirit of Ecstasy’nin soyut bir ifadesi olarak tasarlanan, Black Badge serisinin imzası haline gelen sonsuzluk sembolünü de içeren ışıklı bir desen yer alıyor.  Konsol yüzeyinde, Piano Black (piyano siyahı) kaplama üzerinde farklı yoğunluklarda dağıtılmış 5.500’den fazla yıldız ile gökyüzü görünümü yaratılıyor.

Teknik fiber elyaf kaplama: İç mekândaki zanaatkarlık, teknik fiber elyaf kaplamayla ön plana çıkıyor. Elmas desenli bu yüzey, siyah Bolivar ahşap tabanın üzerine karbon ve ince metal iplikler işlenerek yapıldı. Elyaflar, karbon fiber katmanları arasına el ile yerleştirilerek üç boyutlu bir doku yaratıyor. Kaplamaya, altı kat vernik uygulanırken kusursuz bir yüzey elde edilene kadar elle cilalanarak derinlik ve parlaklık kazandırılıyor.

İç mekânda sonsuzluk sembolü: Sonsuzluk sembolü, arka koltukları ayıran deri “Waterfall” (Şelale) bölümüne işlenerek iç tasarımda da vurgulanıyor.

Gösterge kadranları ve dijital sistemler: Gösterge kadranları, Vivid Grellow (yeşil-sarı), Neon Nights, Cyan Fire, Ultraviolet ve Synth Wave olmak üzere beş renk temasıyla özelleştirilebiliyor ve müşterilerin SPIRIT işletim sistemi aracılığıyla araçlarındaki fiziksel ve dijital yüzeyleri uyumlu hale getirmelerini sağlıyor. Ayrıca, bu dijital mimari üzerinden, araç şarj durumu gibi uzaktan erişim özellikleri ile markanın özel dijital üyeler kulübü Whispers’a da bağlanılıyor.

Tasarımıyla çarpıcı Black Badge Spectre

Black Badge Spectre, etkileyici güç çıkışı, ileri şasi teknolojileri ve genişletilmiş Bespoke (özel üretim) seçenekleriyle, Rolls-Royce’un alter ego kimliğinde yeni ve çarpıcı bir bölüm açıyor.*

Sanata engel yok!

Sanatta engelleri kaldırarak sanatçı ile sanatseveri bir araya getirmeyi amaçlayan Sanatta Engel Yok Vakfı, düzenlediği “Sevgide Buluşalım” sergisiyle büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Vakfın merkezinde gerçekleşen etkinlik, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı.

Sanatta Engel Yok Vakfı Başkanı Yasemin Gülderen Zanbak’ın ev sahipliğinde ve küratörlüğünü Ülkü Cılızoğlu’nun yaptığı sergide, 23 sanatçının birbirinden özel eserleri sanatseverlerle buluştu. Açılış konuşmasında sanatın önündeki tüm engelleri kaldırmayı misyon edindiklerini belirten Zanbak, şu ifadeleri kullandı: “Yurdumuzun her köşesinde sanatın, her türlü engeli ortadan kaldırabilme ve iyileştirme potansiyelini geniş kitlelere kalıcı olarak aktarma hedefimiz doğrultusunda buradayız. Sanatın iyileştirici gücüne yürekten inanan kıymetli ressamlarımızla birlikte olmak büyük bir mutluluk. Kurulduğumuz günden bu yana büyük bir özveriyle engelli sanatçılarımızın sesini duyurmak için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz.”

Sergi, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle dolup taşarken, günün sürprizi ise keman sanatçısı Hatice Kara’nın verdiği mini konser oldu. Sanat dolu anlara eşlik eden bu özel performans, ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşattı.

Edibe Taylan ‘Karnaval Kaçkınları’

Ayşe Takı Galerisi, sanatçı Edibe Taylan’ın kişisel sergisi ‘Karnaval Kaçkınları’ ile 8 Mart 2025 Cumartesi günü sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Bu özel sergide, sanatçının son 15 yılda ürettiği seramik heykeller, akrilik ve yağlı boya resimler ile dijital çalışmalarından oluşan yaklaşık 50 eser sanat izleyicileriyle buluşacak.
Sergi sergisi 8-22 Mart 2025 tarihleri arasında Ayşe Takı Galerisi’nde ziyaret edilebilir.
AYŞE TAKI GALERİSİ
Adres: Sakayık Sok. 53 Tuna Palas Daire: 1 Teşvikiye, İstanbul
Tel: 0212 343 21 54

Tuğra’nın Ramazan Menüsü

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Ramazan dönemine özel iftar yemekleri ve etkinlikleri ile öne çıkıyor.

Tuğra’nın Ramazan Menüsü

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un ihtişamlı atmosferinde, Osmanlı ve Türk mutfağının zengin mirasını modern dokunuşlarla harmanlayan ödüllü Tuğra Restoran, Ramazan ayını unutulmaz bir lezzet şölenine dönüştürüyor.

Kars’ın grayver peyniri, Ezine’nin beyaz peyniri, Erzincan’ın tulumu ve Kayseri’nin benzersiz pastırması, manda kaymağı ve Marmaris’in çam balı gibi seçkin tatlar, Medine hurması, kuru incir ve kayısı gibi doğal lezzetlerle bir araya geliyor. El yapımı reçeller, zeytinyağlı Antakya kısırı, safranlı soğanlama ve ekşili yaprak sarma gibi geleneksel zeytinyağlılar ise damakları lezzetlendiriyor. Menünün devamında, Anadolu’nun zengin çorba kültürünü yansıtan Malatya mercimek çorbası ya da şefin günün özel çorbası seçeneği sıcacık bir başlangıç sunuyor. Ardından, Akdeniz ve Anadolu’nun harmanlandığı, zarif dokunuşlarla hazırlanmış sıcak başlangıçlar geliyor. Ekşili kuru dolma, çıtır oruk ve levrekle doldurulmuş kabak çiçeği, badem taratoru ve vişneli yoğurt gibi eşsiz tatlar, geleneksel tariflerin modern sunumlarla buluştuğu lezzet anlarına ev sahipliği yapıyor. Ana yemeklerde, Osmanlı mutfağının zarafeti ve modern pişirme teknikleri bir araya geliyor. Közlenmiş patlıcanlı yoğurt üzerinde sunulan kavrulmuş dana etiyle hazırlanan alinazik, firik bulguru ve mürdüm eriği sosuyla tatlandırılmış kuzu taraklık ya da rezene püresi ve elmalı ekşi sos eşliğinde sunulan ızgara levrek gibi seçenekler, Ramazan sofralarını birer saray ziyafetine dönüştürüyor. Lezzet yolculuğunun finalinde, misafirler tatlı büfesinin ihtişamıyla buluşuyor. Çilekli güllaç, tel kadayıf, kazandibi, zerde, badem ve fıstık ezmesi gibi geleneksel Ramazan tatlarının yanı sıra nar taneleriyle süslenmiş muhallebi ve fırın sütlaç gibi tatlılar, menüyü adeta bir şölen ile sonlandırıyor.

Tuğra Restoran’da iftar menüsü; şerbetler, meyve suları, çay, kahve ve KDV dahil kişi başı 6,000 TL.

Bilgi; 0212 326 46 20

Sarayda Ramazan sofraları

Akdeniz Restoran’ın Ramazan Menüsü

İftar, masada yer alan zengin iftariyeliklerle başlıyor. Bal, kaymak, hurma, tahin, pekmez, tereyağı, sahine, çeşit çeşit zeytin ve peynirler, pastırma ve sucuk gibi geleneksel tatlarla zenginleştirilmiş masaya serpme iftariyelikler, misafirlere Ramazan’ın sıcaklığını ve paylaşım ruhunu hissettiriyor. Çorbalar, iftar keyfini leziz bir başlangıçla buluşturuyor. Ekşili kırmızı mercimek çorbası, Anadolu’nun sade ama bir o kadar lezzetli dokunuşlarını sofralara taşırken; kuzu gerdan çorbası, zengin aroması ve doyurucu yapısıyla geleneksel lezzetleri modern bir dokunuşla sunuyor. Sıcak başlangıçlarda sunulan lezzetler, iftar sofralarının geleneksel dokusunu yaşatıyor. Ardından odun fırınında hazırlanan etli pazı sarma, füme krema ve narlı yoğurt köpüğü eşliğinde sunuluyor. Porçini mantarlı ve kuzu etli keşkek; kestane, mozzarella ve baharatlarla zenginleştirilerek damaklarda unutulmaz bir iz bırakıyor. Fırınlanmış pancar ve Divle obruk peyniri salatası ise Akdeniz’in dokunuşunu yansıtan sağlıklı bir alternatif olarak menüde yerini alıyor. Ana yemek seçeneklerinden odun fırınında Boğaz kebabı, geleneksel Türk mutfağına zarif bir yorum getiriyor. Organik tavuk, yabani rokalı patates püresi ve ızgara kuşkonmaz ile Akdeniz esintisini sofistike bir şekilde yansıtıyor. Zahterli marine edilmiş ızgara dil balığı, rezene ile tatlandırılmış brokoli ezmesi ve kök sebzelerle sunulurken, vegan seçenek olarak fırınlanmış karnabahar ve patlıcan, tahinli vegan yoğurt ve nar salatası eşliğinde servis ediliyor. Bu eşsiz iftar menüsü, Ramazan sofralarının tatlı kapanışı için Gaziantep’in geleneksel zahterli baklavası ve kaymak eşliğinde sunuluyor. Alternatif olarak karamelli Trileçe, hafifliği ve zarafetiyle menüyü taçlandırıyor.

Akdeniz’de Ramazan ayı boyunca sunulan bu özel iftar menüsü; şerbetler, meyve suları, çay, kahve ve KDV dahil kişi başı 4,300 TL.

Bilgi; 0212 326 46 20

Sarayda Ramazan sofraları

 Kurumsal iftar davetleri

Kurumsal iftar yemekleri için Saray’ın büyüleyici atmosferi içinde yer alan etkinlik salonlarında, deneyimli, profesyonel ve ödüllü servis ekibi tarafından hizmet edilen eşsiz iftar ziyafetleri de düzenlenebiliyor.

Bilgi; 0212 326 45 45 meetings.istanbul@kempinski.com

 Ramazan Ayı Boyunca Odaya Servis Sahur Menüsü

Ramazan ayı boyunca konaklayan misafirlere, oda servisinden özel sahur menüsü konaklama fiyatına dahildir.

Bilgi; 0212 326 46 46 ist.resrev@kempinski.com

Oğuz Yalım “DAHA X”

Sokrat’n Arts & Culture, 20 Şubat 2025 – 5 N’san 2025 tarihler’ arasında Oğuz Yalım’ın 13. kişisel sergisi DAHA X ev sahipliği yapıyor.

DAHA X, yaratım Süreci’nin esnekliğini, heyecanını ve sürükleyiciliğin gözler önüne seriyor. Başlangıçta belirlenen kuralların oyun içinde her an değişebileceği, esneyebileceği ve hatta tersine dönebileceği bir alan yaratan Oğuz Yalım, eserlerini oyunun kurallarının az, özgürlüğün ise hayli fazla olduğu bir evrende oluşturuyor.

Can Bonomo’nun yeni teklisi ‘’Kanadım Aşktan’’

Sözü ve bestesi Can Bonomo’ya ait olan şarkının düzenleme ve mix çalışmaları Emre Malikler, mastering’i ise Ali Rıza Şahenk imzası taşıyor. İstanbul’da FatLab Stüdyo’da kaydedilen şarkının kapak tasarımı da Can Bonomo tarafından hazırlandı. Projenin fotoğrafları ise Muhsin Akgün imzası taşıyor.

Can Bonomo, yeni şarkısıyla ilgili duygularını şu sözlerle ifade ediyor:” Kanadım Aşktan, akustik enstrümanların öne çıktığı, diskografik açıdan eski- yeni bir iş oldu. ‘Buruk’ kelimesi şarkının genel tonunu çok güzel ifade ediyor. Düzenlemesi Emre Malikler’e, söz ve müziği bana ait. Umarım birilerine iyi gelir.”

Göksel’den yeni albümün habercisi “Pardon”

Türk pop müziğinin en güçlü beste ve yorumcularından Göksel, heyecanla beklenen 10. stüdyo albümünün ilk şarkısı “Pardon”u 14 Şubat 2025 Cuma günü müzikseverlerle paylaşıyor.

Göksel’in 2025’in ikinci çeyreğinde yayınlamayı planladığı albümdeki tüm şarkıların söz ve bestesi kendisine ait. Sanatçı, kendi hislerinden ilham alarak yazdığı şarkılarda; aşkı, hüznü ve mutluluğu duygu yüklü sözlerle anlatıyor. “Pardon” ise bu albüm yolculuğunun ilk durağı.

Söz ve bestesi Göksel’e ait olan şarkının düzenlemesini yeni nesil müzisyenlerden Samed Nalbant üstlenirken, mix’te Sabi Saltiel, master’da ise Aran Lavi yer alıyor. “Pardon”, video klibiyle birlikte Soles Müzik & Avrupa Müzik işbirliğiyle tüm dijital platformlarda yayında!