Yazılar

Deniz üzerinde çay saati

Kısa bir aranın ardından, The Peninsula Hong Kong’un denizdeki Geleneksel Çay Saati başlıyor.

The Peninsula Geleneksel Çay Saati, Hong Kong’da sevilen ve aranan bir deneyim olup, The Peninsula Hong Kong’un mirasını ve Star Ferry’nin zarafetini Victoria Limanı’nın büyüleyici manzarasıyla birleştiriyor. Yoğun talep nedeniyle, Grande Dame bu büyüleyici gastronomi yolculuğunun geri döndüğünü büyük bir memnuniyetle duyuruyor. Bu özel deneyim 31 Mart 2025 tarihine kadar devam edecek.

Hem damağınıza hitap eden hem de limanın nefes kesici manzaralarını sunan bu deneyim, canlı müzik ve The Peninsula’nın kusursuz hizmetiyle taçlanıyor. Yolculuklar, sezon boyunca cumartesi ve seçili pazar günleri iki seans olarak gerçekleştirilecek.

 

Bu deneyime katılan konuklar, The Lobby’nin yeni şefi Kay Ng tarafından oluşturulan yeni sezonluk Geleneksel Çay Saati menüsünün tadını çıkarabilecekler. Menüde, Deniz Yosunu Karnabahar Mousse, Soya Soslu Abalon Tart gibi lezzetler, ayrıca Tuna Nicoise Sütlü Sandviç, Füme Ördek Göğsü, Yabani Karides ve Lavanta Sandviç, Klasik Salatalık Sandviç gibi dört çeşit sandviç bulunuyor. Yardımcı Pasta şefi Wilson Lai tarafından hazırlanan tatlılar arasında Kestane Kreması ve Armut Kompostosu; Madeleine ve Çikolatalı Melba ile Çikolatlı Ganaj; Hibiskus Çiçeği Jöleli Çilekli Mousse; Passion Fruit Kreması ile Eriyen Peynirli Tart yer alıyor. The Peninsula’nın ünlü Üzümlü Scone’ları, Krema ve Çilek Reçeli ile servis ediliyor. Ayrıca kahve, imza The Peninsula çayları bitki çayları, özel içecek seçenekleri ve şampanya sunuluyor.

The Peninsula Geleneksel Çay Saati deneyimi, kişi başı 820 HK$* fiyatıyla Cumartesi ve seçili Pazar günleri 13:00-14:45 ve 16:00-17:45 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Rezervasyon: https://www.sevenrooms.com/reservations/penhkstarferry Tel: +852 2696 6691 veya +852 2696 6693

Penhaligon’s The Dandy

The Dandy, odunsu notaları ve viski aromalarıyla ortaya çıkan etkileyici kokusuyla eğlence ruhunu yansıtırken, her anında zarafeti ve enerjiyi bir arada sunuyor. Bergamot ve paçuliye eşlik eden ahududu, sedir ağacı ve meşe notalarıyla birleşerek sofistike bir ortamda, caz müziğin yankılandığı bir gece yaşatıyor. The Dandy’nin vintage şişesi ise, şık bir caz kulübünün atmosferini yansıtarak nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Fiyat: 8.900 TL

Paşabahçe’den farklı satranç yorumu

Paşabahçe Mağazaları, satranç tutkunları ve sanatseverler için eşsiz hediye seçenekleri sunuyor.

Satrancın kökenleri, M.S. 4-6. yüzyıllarda Hindistan’daki Gupta İmparatorluğu’nda türetilen Çaturanga adlı bir oyuna dayanıyor. Stratejik ve entelektüel bir nitelik kazanarak Rönesans döneminde sanat ve edebiyatın ilham kaynağı olan satranç, günümüzde de dünya genelinde milyonlarca oyuncunun katıldığı uluslararası turnuvalarla, zeka ve strateji geliştiren kültürlerarası bir miras olarak değerini koruyor.

Paşabahçe Mağazaları’nın bu köklü mirastan yola çıkarak tasarladığı “İstanbul Satranç Seti”, “Satranç Cam Obje Şah” ve “Satranç Cam Obje Vezir” ile “Murassa Satranç Takımı” hem ofis hem de ev hediyesi olarak öne çıkıyor.

Rahmi M. Koç’un doğum günü de Tüpraş Stadında kutladı

Koç Topluluğu çatısı altında faaliyet gösteren Divan Grubu, White Pepper zincirine bir yenisini daha ekledi.

Beşiktaş Jimnastik Kulübü ve Divan Grubu’nun düzenlediği, spor ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin bir araya geldiği özel buluşmaya Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Hasan Arat da katıldı. Gecede birkaç gün önce 94. yaşını kutlayan Rahmi M. Koç, kendisi için özel yaptırılan doğum günü pastasını kesti. Koç’un yeni yaşına özel olarak Divan şefleri tarafından hazırlanan pastada “Ne zaman ihtiyacımız olsa oldun yanımızda, bu büyük taraftar bunları unutmaz Rahmi Baba” sözleri yer aldı. Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Hasan Arat, kulübün 873. ve yaşayan en eski üyesi olan Rahmi M. Koç’a 873 numaralı Beşiktaş forması hediye etti.

Rahşan Düren’den yeni sergisi “Verwegenheit” ile sanatseverlerle buluştu

Sanatçı Rahşan Düren’in pentür ve duvar resmi çalışmalarından oluşan yedinci kişisel sergisi “Verwegenheit”, Beyoğlu’nun tarihi mekânlarından Tarhan Han’da açıldı.

Tarhan Han’ın eşsiz mimarisinde 15 Ekim Salı günü açılışı gerçekleştirilen “Verwegenheit” sergisine iş, sanat ve spor dünyasından birbirinden değerli birçok isim katıldı.

Gecenin sonunda, Virtüöz Piyanist ve Besteci Aydın Esen misafirlere piyano resitali sundu.

Rahşan Düren’in soyut ve yarı-soyut kompozisyonlarıyla içsel ve dışsal dünyalar arasındaki karşıtlığı derinlemesine araştıran “Verwegenheit” sergisinde, 100 eser bulunuyor. “Verwegenheit”, izleyicilere yaratıcı bir deneyim sunarken, MG International Fragrance Company’nin sağladığı koku enstalasyonu da mekânın atmosferini tamamlayarak performatif yerleştirmeye katkı sağlıyor.

Sinematografik kurgusu sayesinde mekâna özgü performatif bir yerleştirmeye dönüşen “Verwegenheit” sergisi, izleyiciyi kendi benliği, geçmişi, arzuları ve korkularıyla; en önemlisi her birimizin iç dünyasında tetiklenmek üzere pusuda bekleyen “yabancılık” hissiyle yüzleşmeye davet ediyor. Sergi, Almanca kökenli “korkusuzluk, atılganlık, cüretkârlık” anlamlarına gelen adıyla, sanatçı Rahşan Düren’in her bir projesinde yaratıcı cesaretine ve yeni deneylere olan yaklaşımına atıfta bulunuyor.

 

 

 

 

 

Barbara Bui lansamanında buluştular

Donna Giyim, cemiyet hayatının önemli isimlerinin katılımıyla, özgür ve elegan tasarımlarıyla fark yaratan Barbara Bui’nin Türkiye’ye gelişini özel bir davetle kutladı.

Mini bir defile ile koleksiyonun tanıtıldığı lansmanda davetliler, Barbara Bui’nin eşsiz parçalarını keşfetme fırsatı yakaladı.

Donna Giyim, özgün ve zarif tarzıyla tanınan Barbara Bui markasını ESCADA mağazalarına taşıyan yenilikçi bir adım attı. Barbara Bui hem naif hem özgür parçalardan oluşan koleksiyonuyla, gustosuyla fark yaratan kadınların tercihi olacak.

Tuna Kurdoğlu ve Ecehan Kurdoğlu ev sahipliğinde ESCADA’nın Etiler’de bulunan mağazasında, gerçekleştirilen lansman, iş ve cemiyet dünyasından birçok ünlü ismin katılımıyla gerçekleşti. Barbara Bui’nin mini defilesiyle başlayan etkinlik, davetlilerin koleksiyonları yakından incelemesi ve eşsiz tasarımların arkasındaki ilham verici hikayelerin keşfiyle son buldu.

Swatch’dan eğlenceli saatler

Dünyaya eğlence, yenilik, neşe ve pozitif provokasyon getiren, öncü bir tutumla ve her şeyin mümkün olduğu fikriyle doğan Swatch, bu vizyonuyla saatler üretmeye devam ediyor.

Swatch’un ürün yelpazesine eklediği, 1984 Swatch Dünya Breakdans Şampiyonası’ndan ilham alan Swatch BREAK FREE Koleksiyonu’ndaki saatler, yaratıcılığın ve kendini ifade etmenin gerçek bir kutlaması adeta… Swatch BREAK FREE Koleksiyonu, Swatch‘un geçmişi, bugünü ve geleceği, sporu, sanatı ve müziği, zamanı, mekanı ve özgürlüğü birleştirerek en iyi hamlelere sahip olduğunu gösteriyor.

Koleksiyondaki saatler, BIOCERAMIC WHAT IF? modelleri olarak sunuluyor. Kare kasa ve kadran, tasarımlar için mükemmel bir çerçeve sağlıyor. Modern İsviçre yapımı malzemeler ise suya dayanıklılığı, hafifliği ve rahatlığı ön plana çıkarıyor. Her BIOCERAMIC WHAT IF? modelinde olduğu gibi, saatin arka kapağında gizli bir tasarım detayı bulunurken, bu koleksiyonda da Keith Haring’in orijinal posterde çizdiği Swatch logosu yer alıyor.

Keith Haring‘In Eşsiz Eseri ‘From The Archive’ Görücüye Çıkıyor

20 Eylül 1984 tarihinde New York’ta düzenlenen Swatch Dünya Breakdans Şampiyonası’nın jüri üyelerinden biri de olan ünlü sokak sanatçısı Keith Haring‘in Swatch için özel olarak yarattığı ve sanatçı olarak ona özgü olan orijinal eseri, etkinliğin başarısında önemli bir rol oynadı ve ona ikonik kimliğini kazandırdı. Swatch, bu ikonik kimliği Swatch BREAK FREE Koleksiyonu ile kutluyor.

 

Hyundai, tamamen elektrikli yeni modeli INSTER’ın Cross versiyonu

Hyundai, geçtiğimiz aylarda tanıttığı INSTER’ın yeni bir versiyonu olan INSTER Cross’u da gün yüzüne çıkardı.

Yeni crossover model, çok yakında satışa sunulurken aynı zamanda hem outdoor hem de şehir içi kullanımda çok yönlü bir kullanım imkanına sahip olacak.

A ve B segmenti modelleri arasında konumlanan INSTER, geniş iç mekanı ve cömert bagaj kapasitesiyle dikkat çekerken aynı zamanda gelişmiş manevra kabiliyeti, pratiklik ve esneklik sunuyor. INSTER Cross ise normal versiyondan daha belirgin dış ve iç tasarım öğelerine sahip olacak.

INSTER Cross, maceracı karakterini vurgulamak için geniş, dikdörtgen ön ve arka tamponlarla ve ayrıca kabartmalı siyah kaplamalarla fark yaratıyor. Ön ve arka koruma kaplamalar, tamamlayıcı 17 inç alaşım jantlarla birleşerek üstün bir crossover görüntüsü sunuyor. Tavan rayları ise açık hava gezileri veya kamp etkinlikleri için standart olarak sunuluyor. Crossover versiyon, özel bir dış renk olan Mat Amazon Yeşil ve INSTER için sunulan standart beş renk (opsiyonel siyah tavan) seçeneğiyle sunulacak.

INSTER Cross’un iç mekanı da son derece iddialı. INSTER ile benzer şekilde bir düzen sunan otomobil, kendinden daha üst segmentlerdeki modellerde yaygın olarak karşımıza çıkan özellikleri de sunacak. INSTER Cross, 360 kilometreye varan bir menzilin yanı sıra, yaklaşık 30 dakikada yüzde 10 ila yüzde 80 oranında şarj edilebiliyor. INSTER Cross ayrıca, Otoyol Sürüş Asistanı, Akıllı Hız Kontrolü ve İleri Çarpışma Önleme Asistanı 1.5 dahil olmak üzere segment lideri güvenlik donanımlarına da sahip. INSTER Cross’un üretimine bu yılın sonlarına doğru Hyundai’nin Kore’deki üretim tesisinde başlaması planlanıyor.

Kasa odasında caz müziği

Gregor Jazz Club, yeni sezona iddialı bir giriş yapıyor. Sahnesinde ünlü caz sanatçılarını ağırlayan mekan, her ay yenilenen etkinlik takvimiyle caz severleri keyif dolu bir ortamda buluşturuyor.

İstanbul’un gözde caz kulüpleri arasında yer alan Gregor Jazz Club, etkileyici atmosferi ve kaliteli müzikleriyle keyifli bir akşam geçirmek isteyenler için harika bir seçenek…

İsmini, caz müziğin duayeni ve Gregor Caz Topluluğu’nun kurucusu olan Gregor Kelekyan’dan alan mekanda, cazın vurgulu ritmiyle lezzet buluşuyor.

Deutsche Bank olarak tanınan tarihi binanın, kasa odası olarak bilinen kısımda yer alan caz kulüp; şık ve modern dekorasyonuyla eşsiz bir ambiyans sunuyor. Küçük aydınlatmaların, ayna detaylarının ve deri koltukların yer aldığı Gregor Jazz Club’te grup buluşmaları için ayrılmış özel bir oda da bulunuyor.

Kasım ayı boyunca Fulya Akça, Bora Çeliker, Ayşen Zülfikar ve Esra Kayıkçı gibi birbirinden değerli caz sanatçılarını sahnesinde ağırlayacak olan Gregor Cazz Club, misafirlerine lezzet dolu anlar yaşatıyor.

Cazın farklı türlerini ve çeşitli tarzlarını canlı performanslar ile sahnesine taşıyan mekan, unutulmaz lezzetleri ve göz alıcı sunumlarıyla eşsiz bir gastronomi deneyimi de vaat ediyor. Tadım menüsünde hindistan cevizi, lime, acı ezme püresi ve tereyağlı koçan mısır ile hazırlanan Kerevit Çorbası; renkli çeri domatesler, çektirilmiş balzamik ve arugula ile hazırlanan Burrata Salata; kıtır tereyağlı patates, hollandez sos ve soyalı yumurta ile hazırlanan Dana Tartar; trüflü patates ezmesi ve yanak sos ile hazırlanan Dana Yanak; yanık kereviz püresi, sarıkız mantarı ve bisque sos ile hazırlanan Granyöz; vegan misafirler için ise çıtır patlıcan şinitzel ve şakşuka ile hazırlanan Patlıcan yer alıyor. Tatlı olarak ise beyaz çikolatalı krema ve badem parçacıkları ile hazırlanan Profiterol eşlik ediyor. Şık dekorasyonu, loş ışıkları ve sıcacık ortamıyla etkileyici bir ambiyans sunan mekan, şarap seçkisi ve premium içkilerle hazırlanan kokteylleriyle de tam bir damak şöleni yaşatıyor.

Adres : OrientBank Hotel Autograph Collection
Hobyar Mh. Fındıkçı Remzi Sk. No.7 Sirkeci
Tel: 0212 252 10 10

Hakan Kaya ile “Bir Dakika”

“Ne Olur Bak Bana” şarkısıyla müzik sektörüne hızlı bir giriş yapan Hakan Kaya, The Dark World Production etiketiyle çıkan yeni teklisi “Bir Dakika”yı müzik severlerin beğenisine sundu…

Uçuş Mühendisliğinden, müzik kariyerinde sağlam adımlarla ilerleyen Hakan Kaya’nın, söz ve müziği Koray Berberoğlu’na ait olan “Bir Dakika“ şarkısının aranjörlüğünü de bir çok kaliteli projede imzası bulunan usta isim Suat Aydoğan yaptı.

Hayli hareketli olan şarkıya genç kuşağın en başarılı yönetmenlerinden biri olan Efe Cansoy tarafından çekilen klipte görsel bir şölen niteliği taşıyor…

Hakan Kaya yeni projesi hakkında” Hep konservatuvarda okumak istemiştim ama hayat beni çok farklı bir meslek kariyerine sürükledi. Geçen yıllar içinde bitmeyen müzik tutkumu hayallerden gerçeğe dönüştürmek için verdiğim çabanın meyvelerini artık yavaş yavaş almaya başlıyorum. “Bir Dakika” şarkısı benim müzik yolculuğumda adeta bir dönüm noktası! Bunu tüm kalbimle hissediyorum” dedi