Yazılar

Acqua di Parma’dan yeni yıla merhaba

Acqua di Parma, ünlü tasarımcı India Mahdavi’nin tasarladığı yılbaşı koleksiyonunu, Bardot’da düzenlenen özel bir davetle kutladı.

Dünyaca ünlü mimar ve tasarımcı India Mahdavi ile İtalyan zanaatkarlığını renkli ve neşeli tasarım estetiğiyle buluşturduğu özel bir yılbaşı koleksiyonu hazırladı.

Beymen’de yer alan Bardot’da gerçekleşen davette, koleksiyonun öne çıkan parçaları olan Bosco, Panettone ve Caminetto mumları ile difüzörleri, Mirto di Panarea, Arancia di Capri Colonia, Colonia C.L.U.B. ve Colonia Essenza, hediye setleri davetlilerin beğenisine sunuldu. Düzenlenen etkinlikte, Acqua di Parma’nın ‘Arte di Vivere’ (Yaşama Sanatı) felsefesi, Mahdavi’nin sanatsal dokunuşlarıyla birleşerek konuklara duyusal ve estetik açıdan unutulmaz bir deneyim yaşattı.

 

Tasarım ödülünün sahibi oldu

Fiat Topolino, Alman “auto motor und sport” dergisinin düzenlediği Autonis Ödülleri’nin Minicars* kategorisinde “En İyi Yeni Tasarım 2024” ödülüne layık görüldü.

Dergi okurlarının yüzde 37,1’inin favorisi olan Topolino, erişilebilir ve çevre dostu şehir ulaşımını teşvik ediyor.

Fiat Topolino, Autonis Ödülleri’nin Minicars kategorisinde “En İyi Yeni Tasarım 2024” ödülüne layık görülerek uluslararası otomotiv tasarım dünyasında prestijli bir başarı elde etti. Almanya’nın önde gelen otomotiv dergilerinden “auto motor und sport”un okuyucu oylarının yüzde 37,1’ini alan Topolino, dergi okuyucularının favorisi oldu.

Tamamen elektrikli Topolino şehrin dar sokaklarında kolayca hareket edecek şekilde tasarlandı. Kentsel mobiliteye sürdürülebilir ve ulaşılabilir bir yaklaşım getiren ve Türkiye’de B1 ehliyetiyle 16 yaşından itibaren kullanılabilen Topolino, 45 km/s’lik güvenli maksimum hızı sayesinde şehir içinde ideal bir çözüm sunuyor.  Ev tipi prizler ile 4 saatin altında tümüyle şarj edilebilen 5,4 kWh bataryaya sahip olan model, karbon ayak izinin azalmasına katkıda bulunarak şehrin yaşam kalitesini yükseltmeye de yardımcı oluyor.

İtalyancada “minik fare” anlamına gelen ‘Topolino’nun adı, 1936-1955 yılları arasında popüler bir model olan Fiat 500 Topolino’ya saygı duruşu niteliğinde. Kompakt boyutları, ekonomikliği ve İtalyan güzelliğiyle tanınan orijinal Topolino, dünyanın her yanında hayran kitlesi edinmişti.

Yeni Topolino ise çok sevilen bu modeli yeniden canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda modern elektrikli araç teknolojilerini, yenilikçi tasarımla birleştirerek yeni nesil kullanıcılar için sürdürülebilir mobilitenin sembolü haline getiriyor.

Hyundai, STARIA’nın hibrit versiyonunu Türkiye’de satışa sundu

Hyundai STARIA, 2025 yılına yepyeni bir motor seçeneği ve zenginleştirilmiş donanım listesiyle giriş yapıyor.

İlk kez 2022 yılında Türkiye’de satışa sunulan STARIA, 2.2 litrelik dizel motoruna veda ederek benzinli 1.6 litrelik turbo beslemeli ünite ve 1.49 kWh batarya ile desteklenen hibrit sistemine geçiş yapıyor. Bu yeni kombinasyonla beraber daha çevreci ve daha teknolojik olan STARIA, her iki motorun birleşimiyle beraber toplamda 225 beygir güç ve 367 Nm gibi yüksek bir tork sunuyor. Tork konvertörlü 6 ileri otomatik şanzımanla beraber sınıfındaki en performanslı ve en verimli modellerden biri haline gelen STARIA Hibrit, hem ticari hem de bireysel kullanımlarda sahibine maksimum konfor ve üstün bir sürüş deneyimi vaat ediyor.

Hyundai STARIA

Aydınlatma seçenekleri de oldukça iddialı. Standart olarak sunulan “LED Ön, Gündüz Farları” ve “LED Pozisyon Lambaları” ile ön bölümdeki stil daha da pekiştiriliyor. Arka tarafta da modelin karateristik bir simgesi haline gelen dik konumlanan “LED Arka Spoyler” ve “LED Arka Lambalar” hibrit versiyonda da en ithişamlı şekilde görev yapmaya devam ediyor.

STARIA’nın yan profili de hem şık hem de işlevsel. Düz pencereler, temiz bir görünüm sunarken aynı zamanda iç mekandaki ferahlığı artırmaya yardımcı oluyor. Öne çıkan bir diğer özellik ise yolcular için giriş çıkışı kolaylaştıran elektrikli kayar kapılar. Her iki tarafta bulunan bir bu kapılar, hem kokpitten hem de kapı üstündeki butonlarla çalıştırılabiliyor. STARIA Hibrit’in bagaj kapağı da elektrikli. Yükseklik açısı isteğe bağlı olarak ayarlanabilen bu kapak, içeriden ve anahtar üzerindeki butondan da kontrol edilebiliyor. “Elektrik Kontrollü Isıtmalı ve Katlanabilir Yan Aynalar” da bu sınıftaki bir otomobilin en önemli donanımlarından biri. Ayrıca, “Elektrikli Açılır Sunroof” ve “Otomatik Klima” da yeni modelin konfor özelliklerinden bazılarını oluşturuyor.

Hyundai STARIA

STARIA Hibrit, kendi sınıfında fark yaratan zengin teknoloji ve güvenlik donanımlarına sahip. Bu kapsamda ilk olarak “4,2 inç TFT Gösterge Bilgi Ekranı” ve “10,25 inç Dokunmatik Ekranlı Bilgi Eğlence Sistemi” ile öne çıkan STARIA, “Elektronik Vites Paneli (SBW)” ile üstün bir sürüş deneyimi sunuyor. “Dur Kalk Özellikli Akıllı Hız Sabitleme Kontrolü (SCC w/S&G)” ve           FCA-JT (Ön Çarpışma Önleme Asistanı (Kavşak Dönüş Desteği)” sunan otomobilde “LKA (Şeritte Kalma Asistanı)”, ”ISLA (Akıllı Hız Limit Asistanı)” ve “LFA (Şerit Takip Asistanı)” gibi özellikleri de standart olarak sunuyor.

Hyundai STARIA

Kısa sürede Türkiye’nin en sevilen MPV modellerinden biri olan STARIA, hibrit modelde dört farklı dış renk ve siyah kumaş iç renk seçeneği ile satışa sunuluyor. İç mekanda üst düzey bir oturma düzenin sunan otomobilde tam 9 kişilik kapasite bulunuyor. Ön taraftaki yolcular, diledikleri zaman ortadaki koltuğu yatırarak ekstra bir alan elde edebiliyor. Direksiyon arkasına yerleştirilen kulakçıklarla da kontrol edilebilen şanzımanın vites kolu da yok ve diğer Hyundai modellerinden olduğu gibi tuşlu olarak (e-shift by wire) olarak sunuluyor. “Kablosuz Akıllı Telefon Şarj Sistemi, 6 hoparlörlü müzik sistemi ve anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemiyle” kullanıcılarına kolaylık sağlayan STARIA’nın dört bir köşesinde “USB Type-C Girişleri” de var.

Hibrit versiyonla beraber yakıt tüketimi ortalama olarak 7,6 lt verilen Hyundai STARIA, Türkiye’de Elite donanım seviyesi ve 4×2 çekiş sistemiyle 1.895.000 TL’ye satılıyor.

Jeep’ten “Jeep Link” teknolojisi

Jeep, bağlantılı araç uygulaması “Jeep Link” ile kullanıcılarının otomobilleriyle olan deneyimlerini ayrıcalıklı bir boyuta taşıyor.

Renegade, Compass ve Avenger’da kullanıma sunulan Jeep Link hayat kurtaran güvenlik özelliklerinin yanı sıra birçok avantaj ve kolaylık da sunuyor.

Jeep Link ile mobil uygulama üzerinden araç kapı kilit durumu ile el freni durumu uzaktan görülebiliyor, yakıt ve batarya seviyesi anlık olarak takip edilebiliyor.

Jeep kullanıcıları ayrıca, Jeep Link’in Sürüş Performansı Analizi ve Oyunlaştırma Modülü ile kullanım verilerini takip ederek sürüş deneyimlerini geliştirebiliyorlar.

Jeep, kapsamlı bağlantılı araç uygulaması Jeep Link’i kullanıcılarla buluşturuyor. Jeep Renegade, Compass ve Avenger’da kullanıma sunulan “Jeep Link”, acil durumlarda hayat kurtaran güvenlik özelliklerinin yanı sıra günlük hayatta da kullanıcılarına kolaylık sunuyor.

Jeep Link’in Araç Konum Takibi özelliği sayesinde kullanıcılar, araçlarının konumunu anlık olarak harita üzerinden takip edebiliyor. Aracın çekilmek üzere olduğu durumlarda da Link uygulaması kullanıcıya, anında bildirim göndererek uyarıyor. Jeep Link ayrıca araç seyir halindeyken devreye giren Kaza Kara Nokta bildirimi ile riskli bölgelere yaklaşıldığında kullanıcısını daha dikkatli ve güvenli bir şekilde araç kullanması amacıyla uyarıyor.

Uygulama; kaza anında alınan çarpışma verisiyle ilgi merkezine anında uyarı iletiyor. Jeep Müşteri İlgi Merkezine ulaşan çağrı sonrasında ise kullanıcı aranıyor. Gerekli durumlarda acil yol yardımı alabilmeleri sağlanırken; kullanıcıdan yanıt alınamayan durumlarda ambulans yönlendirmesi yapılıyor.

Renegade, Compass ve Avenger sahipleri “Jeep Link”i vergiler hariç 4.625 TL’lik bedel ile Jeep® bayilerinden talep ederek, kullanmaya başlayabiliyor.

Rolls-Royce Cullinan Series II şimdi Türkiye’de

Rolls-Royce, dünyadaki önde gelen süper lüks SUV modeli Cullinan’ın cesur evrimi Cullinan Series II’yi Türkiye’de tanıttı.

Bu yeni model, lüks anlayışına ve gelişen müşteri beklentilerine hitap eden teknolojiler ve tasarım güncellemeleriyle dikkat çekiyor. Rolls-Royce, “Bespoke” hizmetiyle kişisel ifade için de yenilikçi fırsatlar sunuyor.

Cullinan Series II, Boğaz’daki yeni showroom’da düzenlenen özel bir medya resepsiyonu ve ardından akşam saatlerinde gerçekleştirilen müşteri sunumuyla Türkiye’de ilk kez görücüye çıktı.

Rolls-Royce Cullinan Seriesi II

6 yıllık, cesur bir evrim

Altı yıl önce lansmanı yapılan orijinal Cullinan, dünyadaki en zorlu ortam ve koşullarına yetecek off-road yeteneklerine sahip olmalıydı. Aynı zamanda, her türlü arazide markanın eşsiz konforunu ve kendine özgü sihirli halı sürüşünü sunmalıydı. Her yerde zahmetsizce ve kusursuz yol alabilen süper lüks SUV tanımının karşılığı olmalıydı.

Cullinan’ın eşi benzeri görülmemiş başarısı üzerine inşa edilen Cullinan Series II, cesur bir evrimi temsil ediyor. Rolls-Royce tarihindeki en kapsamlı Seri II geliştirmesini temsil eden yeni tasarımıyla, Cullinan’ın popülaritesini destekleyen temel niteliklere sadık kalırken, değişen lüks tanımına ve gelişen kullanım alışkanlıklarına yanıt veriyor.

Rolls-Royce’un ayrıştırıcı ikincil kişiliği olarak Black Badge, Cullinan’da zirveye ulaşarak, kendini en cesur biçimde ifade etmek isteyen müşterilere hitap eden kararlı ve tavizsiz bir tutum sergiliyor.

Bu müşteri grubu için marka, yalnızca daha belirgin estetik dokunuşlarla değil, aynı zamanda özgün mühendislik öğeleriyle de dikkati çekerek, cesur ve etkileyici Black Badge Cullinan Series II’yi piyasaya sunuyor.

Rolls-Royce Cullinan Seriesi II

Çok yönlülük ve kullanım kolaylığı

İlk müşteri teslimatlarından bu yana Cullinan, sahibini daha önce bir Rolls-Royce ile keşfedilmemiş yerlere götürebilen, son derece başarılı bir off-road otomobili olarak amacını yerine getirdi. Bununla birlikte, çok yönlülük ve kullanım kolaylığı da Cullinan’ı birçok kullanıcı için bir ‘günlük sürücü’ haline getirdi.

Cullinan’ın giderek daha fazla ev sahipliği yaptığı mega şehirlerdeki ışıklı gökdelenlerini hatırlatan önemli bir dış tasarım teması olan dikeylik en çok kendini yeni ön far tasarımında belirgin bir şekilde gösteriyor. Cullinan Series II’nin ön kısmı, sade hatlar ve keskin bitimlerden oluşurken otomobilin kusursuz oranlarını ve güçlü duruşunu sergileyen pürüssüz, yekpare yüze görünümüne odaklanıyor.

Merkezde aydınlatmalı Pantheon ızgaraya, gündüz farları arasında yatay yer alan cilalı ve parlak bir ‘ufuk çizgisi’ hattı eşlik ediyor.

Profilden bakıldığında Cullinan Series II’nin dış görünümünde daha fazla değişiklik göze çarpıyor. Stop lambalarından jant göbeklerindeki ‘RR’ amblemine kadar uzanan tasarımsal çizgiler, ince bir koniklik ve hareket izlenimi yaratarak, estetiği dinamizmle buluşturuyor.

Arka görünümdeki değişiklikler, egzoz tasarımından başlayarak paslanmaz çelik koruyucu plakaya dek uzanıyor.

Otomobilin iç geometrisindeki en önemli değişiklik, gösterge panelinin üst kısmındaki sütundan sütuna uzanan cam ön panel – zarif ve çok yönlü bir tasarım öğesi olan, aydınlatılmış bir Cullinan logosu ve benzersiz bir şehir manzara grafiği içeriyor. Dünyanın mega kentlerinin gökdelenlerin gece manzaralarından ilham alınarak

tasarlanan bu grafik, 7.000 öğeden oluşuyor. Müşteriler ayrıca markanın Bespoke tasarımcılarıyla birlikte kendi ışıklı ön panel motiflerini de yaratabilirler.

Ön panelin yolcu tarafında, hem analog bir saat hem de paslanmaz çelikten yapılan üstten aydınlatmalı Rolls Royce ikonik amblemi Spirit of Ecstasy bulunuyor. Dört yıllık tasarımsal bir gelişim sürecinin ürünü olan bu heykel figürü, analog ve dijital zanaatkarlar arasında eşsiz bir iş birliğini gözler önüne sererken dramatik ve odaklı bir ışık hüzmesi de oluşturuyor.

Rolls-Royce Cullinan Seriesi II

Ferahlık ve sağlamlık hissi

 Black Badge Cullinan Series II, Rolls-Royce deneyiminin daha  duyulara hitap eden bir yorumunu arayanlar için tasarlandı. Black Badge karakterinin temelini oluşturan koyu renk dokunuşlar, dış tasarımda da vurgulanarak modelin oturaklı ve tavizsiz duruşunu destekliyor.

Black Badge için ön ızgara, serinin alametifarikası olan siyah renk ile tamamlanıyor. Gümüş ‘ufuk çizgisi’ otomobilin dikey gündüz farlarını çerçevelerken, ferahlık ve sağlamlık hissi yaratıyor.

İkonik amblem Spirit of Ecstasy de dahil olmak üzere tüm dış gövde detayları ve parlak yüzeyler siyah renk ile tamamlanıyor.

İç içe geçmeli tellerin orkestrasyonunda 23 inç jantlar, parlak ve cilalı görselliğiyle dış tasarımın göz alıcılığını artırıyor. Black Badge disk fren kaliperleri, imza niteliğindeki rengiyle net görünümünü gözler önüne seriyor.

Black Badge’in koyu renk ambiyansı, kendine özgü teknik karbon bitimler ve iç mekan metal dokunuşlarla ayrışıyor. Ön panel ve arka kabinde karartılmış havalandırma çerçeveleri kullanılan Black Badge Cullinan Series II tasarımında ayrıca, pruvada oturan bir figürü anımsatan, siyah renkli Spirit of Ecstasy ikonlu yeni saat kabinine de yer veriyor.

Black Badge Cullinan Series II sadece estetik tasarımıyla değil, aynı zamanda onu destekleyen özgün mühendislik özellikleriyle de tanımlanıyor. Black Badge Cullinan’ın ilk versiyonunu tanımlayan, gövde salınımını hafifletmek için daha yüksek kapasiteli hava yayları ve daha da büyük motor güç birimlerinin eklenmesi gibi özellikler Black Badge Cullinan Series II için de korundu. Çift turbo-şarjlı 6.75 litrelik V12 motor toplamda 600PS güç ve 900Nm tork üretirken otomobilin zahmetsiz sihirli halı sürüşü deneyiminden ödün vermiyor.

31 yıl sonra “Kadınlık Bizde Kalsın-Sevme Beni”

Yılmaz Erdoğan’ın 1993 yılında yazdığı ve sahnelendiği yıllarda rekor düzeyde seyirci sayısına ulaşan oyunu, 31 yıl sonra “Kadınlık Bizde Kalsın-Sevme Beni” adıyla tiyatro sahnesine geri döndü!

Erdoğan’ın yeni skeçler ekleyerek yeniden kaleme aldığı oyunun başrolünü, daha önce de olduğu gibi usta oyuncu Yasemin Yalçın üstleniyor. İlk çağlardan bu yana “kadın olma” sorunlarını hem güldüren hem de düşündüren bir dille sahneye taşıyan “Kadınlık Bizde Kalsın-Sevme Beni”, 2025’in ilk ayında İstanbul, Eskişehir, Bursa, Çorlu, Denizli, İzmir ve Çanakkale’de tiyatroseverlerle buluşacak.

“Kadınlık Bizde Kalsın-Sevme Beni” 8 Ocak’ta Beylikdüzü Atatürk Kültür Sanat Merkezi’nde, 11 Ocak’ta Eskişehir Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde, 13 Ocak’ta Bursa Tayyare Kültür Merkezi’nde, 15 Ocak’ta İstanbul’da Leyla Gencer Opera Sanat Merkezi’nde, 22 Ocak’ta Çorlu Ünal Baysan Kültür Merkezi’nde, 24 Ocak’ta Denizli Nihat Zeybek Kültür Merkezi’nde, 25 Ocak’ta İzmir’de Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu’nda, 31 Ocak’ta ise Çanakkale Belediyesi Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluşacak. Tüm oyunların biletleri Biletix’ten, BuBilet’ten ve BiletiniAl’dan temin edilebilir.

KÜNYE

Yazan:         Yılmaz Erdoğan

Yöneten:      Özer Arslan

Oyuncular:   Yasemin Yalçın, İlyas İlbey, Eylül İlbey, Cenk Tunalı, Sertaç Akkaya, Deniz İnanç, Yağmur Sevgi Koysal, Yasemin Çıtak

Müzikler:      Çiğdem Erken

Tohum Otizm Vakfı’nın geleneksel yılbaşı alışveriş festivali gerçekleşti

Tohum Otizm Vakfı’nın gelenekselleşen ve büyük ilgi gören Yılbaşı Alışveriş Festivali, bu yıl 3 Aralık’ta Divan Kuruçeşme’de düzenlendi. Otizmli bireylerin yararına düzenlenen festivalde, ziyaretçiler yeni yıl öncesi sevdikleri için hediyeler alırken, aynı zamanda otizmli çocukların eğitimlerine de katkıda bulundular.

Festival öncesi Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları’nda öğrenim gören çocuklarla bir araya gelerek özel bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Atölyede hazırlanan sürpriz yılbaşı hediyelikleri otizmli çocukların eğitim burslarına destek sağlamak amacıyla festivalde satışa sunuldu.

Tohum Otizm Vakfı kurucuları ile iş dünyasından önemli isimlerin hazırladığı özel tasarım yılbaşı hediye sepetleri otizmli çocukların yararına bağışa dönüştürülmek üzere satışa sunuldu.

Tohum Otizm Vakfı Onursal Başkanı Mine Narin, festivalin önemine ilişkin duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Otizmli çocuklarımızın eğitimine destek olmak amacıyla geleneksel olarak düzenlediğimiz Yılbaşı Alışveriş Festivalimizi busene de büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Eğitim bekleyen çocuklarımız ve aileleri adına verilen tüm katkılar için içtenlikle teşekkür ediyoruz. Bugüne kadar Yılbaşı Alışveriş Festivalimizden elde edilen gelir ile 717otizmli çocuğun bir senelik eğitim bursunu karşıladık. Sizlerin desteğiyle, bu yıl da otizmli çocuklarımızın eğitim yolculuğuna ışık tutmaya devam etmekten büyük mutluluk ve şükran duyuyoruz.”

Bu yıl festivalin co-sponsoruMaximiles Black, destek sponsorları ise Tüpraş ve Otokar oldu.

Cova Pasticceria kapılarını davet ile açtı

Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu, İtalya’nın köklü pastacılık geleneğini İstanbul’a taşıyan Cova Pasticceria’nın Türkiye’deki ilk şubesini seçkin konukların katıldığı özel bir davetle açtı.

Milano’dan dünyaya yayılan bu prestijli marka, İstinyePark’ta zarif atmosferi, eşsiz lezzetleri ve kusursuz hizmet anlayışıyla misafirlerini ağırladı.

1817’den bu yana İtalyan mükemmeliyetinin simgesi olan Cova Pasticceria, Türkiye’deki ilk şubesinin açılışını görkemli bir davetle kutladı. LVMH Grubu’nun dünya çapında gurur kaynağı olan bu prestijli pastane, davetlilere unutulmaz bir deneyim yaşattı.

Cova Pasticceria Yönetim Kurulu Başkanı Paola Faccioli, “Burada bulunmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. İstanbul, büyüleyici güzelliğiyle öne çıkan bir şehir ve Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu, Cova’yı Türkiye’ye kazandırmak için ideal bir ortak oldu.” diyerek markanın Türkiye pazarına girişinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Citiport otobüsler Çanakkale yollarında

Anadolu Isuzu, 5 adet yüksek teknolojiye sahip Citiport modelini, Çanakkale Belediyesine teslim etti.

Düzenlenen teslimat törenine; Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Başkan Yardımcıları Zeynep Özleyiş Çetin ve Emrah Eroğlu, Anadolu Isuzu Otobüs Satış Müdürü Murat Küçük ve pek çok sayıda davetli katıldı.

Şehir içi ulaşımda rahatlık, konfor ve güvenli ulaşım olanakları sunan Citiport otobüsler Çanakkale Belediyesi’ne geniş katılımlı bir teslimat töreni ile teslim edildi.

Ünlü tenor Mario Frangoulis İstanbul’a geliyor

Dünyanın en etkileyici tenorlarından biri olan Mario Frangoulis, Piu Entertainment organizasyonuyla 14 Aralık’ta Volkswagen Arena’da sevenleriyle buluşacak.

Sanatçı opera, pop, rock ve dünya müziğini beş farklı dilde bir araya getirerek sahnede büyüleyici bir atmosfer yaratıyor.

Sahnede 35. yılını kutlayacak olan Mario Frangoulis, toplamda 6 milyonun üzerinde albüm satışı ile en sevilen klasik crossover sanatçılarından birisi. Billboard listelerinde Andre Bocelli ile birlikte 50 hafta boyunca 2. sırada yer alan Frangoulis, Luciano Pavorotti’den Placido Domingo’ya, Jose Carreras’tan Lara Fabian’a,  Sarah Brightman’dan Klaus Mine’a dünyanın en önemli sesleriyle  ve dünyaca ünlü orkestralarla konserler verdi.

Destek olduğu pek çok sosyal sorumluluk projesi ile de övgüler kazanan ve Unicef İyi Niyet Elçisi olan Mario Frangoulis, genç müzisyenlerin desteklenmesi, kanserle mücadele, yoksunluğun önlenmesi gibi pek çok konuda uluslararası kuruluşlara destek oluyor.