Yazılar

Yeni terasında misafirlerini ağırladı

Yeni terasında misafirlerini ağırladı

The Peninsula Istanbul’un yeni teras bahçesi “Herb Garden” misafirlerine kapılarını özel bir davetle açtı.

The Peninsula şeflerinin leziz ikramları ve gurme yazar Elif Edes’in teras bahçeden toplanan malzemeler ile hazırladığı renkli kokteyller misafirlerin beğenisine sunuldu.

The Peninsula Istanbul’un YALI Balo Salonu binasının çatı terasında yer alan Herb Garden, şehir bahçeciliğinin en güzel örneklerinden birini sunuyor. Komşuköy işbirliğinde hayata geçen bu benzersiz teras bahçesi, The Peninsula mutfağına günlük taze ürünler sağlarken misafirlerin en özel davetlerine de ev sahipliği yapıyor.

Devrim Erbil’in sergisi “Yatay Derinlik” sanatseverlerle buluştu

Devrim Erbil’in sergisi “Yatay Derinlik” sanatseverlerle buluştu

Çağdaş resmin yaşayan efsanesi, resmin şairi Devrim Erbil’in tüm zamanlarından eserlerini içeren ‘‘Yatay Derinlik’’ sergisi sanatseverlerle buluştu.

Titanic Luxury Collection Hotel, MAJİ Art Gallery Bodrum’da gerçekleşen sergiye Bodrum’da tatil yapan sanatseverler katıldı.

“Yatay derinlik” sergisi usta sanatçının tüm dönemlerine ait eserlerde kullanmış olduğu tüm uygulama tekniklerinin eşsiz sunumu ile Uğur Batı’nın küratörlüğünde gerçekleşti. “Yatay Derinlik”, Devrim Erbil’in sanat hayatında eşi görülmemiş bir sergi olarak sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Sanatseverler, bu eşsiz deneyimle sanatta derin bir yolculuğa çıktı.

Tarabya İngiliz Okulları 11.yılını kutladı

Tarabya İngiliz Okulları 11.yılını kutladı

Tarabya İngiliz Okulları, kuruluşunun 11. Yılında İngiliz Konsolosluğu bahçesinde bir davet düzenledi. Coşkulu bir ortamda gerçekleşen etkinlikte  arabya İngiliz Okulları’nın kurucusu Mehmet Gültekin ve eşi Emel Gültekin ev sahipliği yaptı. Davette iş ve cemiyet hayatından konuklar, öğrenciler ve veliler bir araya geldi.

Tarabya İngiliz Okulları Direktörü Darren Hugill, dünya standartlarında bir eğitim ile dünya klasmanının en tepesindeki üniversitelerden kabul alan öğrenciler mezun etmenin gururunu taşıdıklarını ifade etti.

Gecede konuklar Mustafa Sandal  konseri ve DJ Burak Yeter’in performansı ile coşkulu saatler geçirdi.

Hyundai, Ege Denizi’ni atıklardan arındıracak

Hyundai, Ege Denizi’ni atıklardan arındıracak

Hyundai, Uluslararası Sağlıklı Denizler Derneği (Healthy Seas) ile birlikte ortaklaşa olarak dünyanın dört bir yanındaki denizleri ve okyanusları atıklardan arındırmaya çalışıyor.

IONIQ modelleriyle başlayan ve tüm model gamına yayılan sürdürülebilirlik, araçların dış ve iç taraflarındaki aksamlarının geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmasına olanak sağlıyor.

Denizlerden her yıl düzenli olarak plastik, cam, balık ağları ve çöp çıkaran Hyundai, bu atık malzemeleri geri dönüşüm yoluyla yine ürettiği otomobillerinde kullanarak döngüsel ekonomiye de can vermiş oluyor.

Hyundai’nin geçtiğimiz yıl denizlerden çıkardığı atık miktarı ise 42 tondan fazla ve bu miktarın 11 tonu balık yetiştirme ağlarından oluşuyor. Sağlıklı Denizler Derneği ile yapılan ortaklığın dördüncü yılında Ege Denizi’ni temizlemeye karar veren Hyundai, 2024 yılında da Yunanistan kıyılarından başlayarak özellikle büyük balık çiftliği ağları ve çeşitli plastikleri toplayacak.

Denizlerden alınacak tonlarca atık, IONIQ 5, IONIQ 6 ve Yeni SANTA FE için Econyl ipliğinden yapılan paspaslar gibi yeni ürünlere dönüştürülecek.

Bacağa vuran bel fıtığı ağrısı yaşıyorsanız…

Bacağa vuran bel fıtığı ağrısı yaşıyorsanız…

Günümüzde sık görülen “bacağa vuran bel fıtığı ağrısı”, halk arasındaki adıyla ‘’siyatik ağrısı’’ kişiyi hastane hastane gezdiren, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve iş gücü kaybına yol açabilen bir rahatsızlık olarak biliniyor. Yüksek miktarda ağrı kesici kullanımının dünyada önde gelen sebepleri arasında yer alan ‘’bacağa vuran bel fıtığı ağrısı’’ daha çok ofis çalışanlarını, ağır iş kollarında görevli olanları ve ileri yaşa rağmen hayatını tek başına sürdürenleri hedef alıyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ercan Hassa, son yıllarda sık uygulanan ve ‘’selektif sinir bloğu’’ adı verilen tedavi yöntemiyle ağrısı bacağa vuran bel fıtığının önemli bir kısmının ameliyatsız olarak tedavi edilebildiğini belirterek, konuyla ilgili bilgi verdi.

Doç. Dr. Ercan Hassa

Doç. Dr. Ercan Hassa

Ağrıdan kurtulmak mümkün olabiliyor

Bel fıtığı rahatsızlığında bazı hastalarda ağrı bel ile sınırlı kalırken, bazılarında ise bacaklara yayılım gösterebilmektedir. Omurgamıza esneklik sağlayan bel omurlarımız hareket yeteneğini içi sıvı dolu disklerden alır. Ancak söz konusu diskler kişi yaş aldıkça genetik faktörlere, uygun olmayan sportif faaliyetlere ve ağır yük kaldırma gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak yıllar içerisinde deformasyona uğrayıp, özelliklerini yitirebilmektedir. Bu da bazı hastalarda bel ağrılarına neden olurken, bazılarında ise beraberindeki fıtıklaşmayla birlikte sinirlere bası yaparak bacağa yayılan ağrılara sebebiyet vermektedir. Ancak bacağa vuran bel fıtığı ağrısına her zaman bel ağrısı eşlik etmek zorunda değildir.

Hayatı olumsuz etkileyen bel fıtığı ağrılarından kurtulmak için doktor doktor gezen hastaların bazıları ameliyat olmak istemeyebilir. ‘Selektif sinir bloğu’ ismini verilen bir tedavi yöntemi ile özellikte bacakta güç kaybı gelişmemiş hastalarda ağrının giderilmesi yüksek oranlarda mümkün olabilmektedir.

Ameliyathane koşullarında özel iğneler yardımıyla gerçekleşen ağrısız tedavi

İşlem sırasında kullanılan özel iğneler yardımıyla, bel bölgesindeki belirli kemik aralıklarından ağrıya neden olan ilgili sinir köküne ulaşılmaktadır. Aynı anda kullanılan ileri görüntüleme yöntemleri ile de uygulama seviyesi sürekli olarak teyit edilmektedir. Hafif sedasyon verilen hastaya enjekte edilen steril opak maddeler sayesinde blokaj uygulanacak kök belirgin hale gelmektedir. Final olarak uzman hekim tarafından ameliyathane koşullarında gerçekleşen kısa süreli bu işlemde ağrı odağı olan köklere ilaç uygulanır. Lokal ağrı kesiciler ve lokal ödem gidericilerden oluşan kombine ilaç sayesinde hasta uygulama sonrası önemli ölçüde rahatlama hissetmektedir. Asıl yüz güldürücü sonuçlar ise bir haftanın sonunda ortaya çıkmaktadır.

Selektif sinir bloğu tedavisi için yaş sınırlaması yok

Genç hastalarda selektif sinir bloğu tedavisinin etkisi çok uzun soluklu olabilmektedir. Hatta kişinin ameliyat gereksinimini ortadan kalkabilir. Ameliyat olamayan ve cerrahi dışı bir seçenek düşünen ileri yaş hastalarda da bu tedavi sayesinde ciddi bir konfor sağlanmaktadır. Tıpkı genç hastalar gibi bu kişiler de tedavi sonrası günlük faaliyetlerini yapabilir duruma gelmektedir. Ancak genç hastaların aksine ileri yaş grubunda bir yıl içerisinde ikinci kez selektif sinir bloğu tedavisi önerilebilir. Unutulmamalıdır ki, bazı durumlarda ise bel fıtığının ameliyatsız çözümü mümkün değildir. Bu tür hastalarda izlenecek olan en uygun tedavi şekline omurga konusunda deneyimli uzman cerrahların karar verdiği hatırlanmalıdır.

Amerika’nın yeni trendi şimdi Türkiye’de

Amerika’nın yeni trendi şimdi Türkiye’de

Amerika’nın en çok satan ten ürünü olan L’Oréal Paris Lumi Glotion Türkiye’ye geldi! “Işıldamaya Hazır Mısın?” mottosuyla makyaj rutinine ışıltı katmak için mükemmel seçenek sunuyor.

L’Oréal Paris’ten yeni Lumi Glotion, cilde ışıltı veren formülü ile aydınlık ve sağlıklı bir görünüm sağlıyor.

Üç farklı renk seçeneği olan Lumi Glotion, cilde doğal bir ışıltı vererek yaz makyajlarınızın vazgeçilmezi haline geliyor.

Cilde doğal ışıltı kazandıran Lumi Glotion, çok yönlü kullanım seçenekleriyle makyaj rutininizi zenginleştiriyor. Tek başına uygulandığında tüm yüze ışıltılı bir görünüm sağlarken, fondötenle karıştırıldığında doğal ve hafif bir ışıltı katıyor. Fondöten öncesinde makyaj bazı olarak kullanıldığında ise nemlendirici ve aydınlatıcı etkisiyle cildinizi hazırlıyor. Koyu ve açık renk seçenekleriyle yüzü aydınlatmak ve şekillendirmek için ideal olan Lumi Glotion, çok yönlü kullanımıyla dikkat çekiyor.

Hakkasan Bodrum yeni sezona merhaba dedi

Hakkasan Bodrum yeni sezona merhaba dedi

Bodrum’da Mandarin Oriental, Bodrum’un içinde konumlanan Hakkasan, bu yaz da misafirlerine unutulmaz deneyimler sunuyor.

Çin’e özgü lezzetli yemek menüsü ve özenle oluşturulmuş kokteyl seçenekleriyle dikkat çeken restoran, misafirlerine özgün ve imza lezzetlerin yanında eğlence de vaat ediyor. Michelin listesine girmiş bir restoran zinciri olan Hakkasan modern Kanton mutfağını lüks dokunuşlarla sunuyor.

Hakkasan

Menü:

Menünün başlangıç olarak Hakkasan imzalı lezzetlerin yanında Suprem Dim Sum, Çıtır Yumuşak Kabuklu Yengeç dikkatleri çekiyor. Ana yemeklerde wokta kızarmış istakoz, Trüf Soslu Izgara Siyah Morina Balığı, Tuzlu Biberli Ördek, en beğenilen lezzetleri arasında. Tatlı içinse yine Hakkasan imzalı Spikey Limon büyüleyici lezzetiyle, yemeğin en güzel finali olmaya aday.

Hakkasan

Kokteyl:

Hakkasan Bodrum, farklı ve tılsımlı lezzet deneyimleri yarattığı kokteyl seçenekleri gerek lezzetleri gerekse sunumlarıyla fark yaratıyor. Mezcal, çarkıfelek meyvesi, togarashi, kırmızı biber ve limon otundan oluşan Don Julio Blanco, romantik tatların birleşimden oluşan Wildflower, klasik ve imzalı geleneksel tatlardan oluşan The Hakka, damaklarda unutulmaz bir lezzet şöleni yaşatıyor.

Hakkasan Bodrum; saat 19:00-01:00 arasında hizmet veriyor.

Bilgi: +90 549 823 65 22

Otoyol hipnozu nedir?

Otoyol hipnozu nedir?

Gözlerimizin açık ancak içimizin uyuduğu zamanlar en çok risk taşıyan anlarımızdır. Yemek yaparken, bisiklet sürerken veya araba kullanırken içinizin uyuduğunu hissettiğiniz an mutlaka kendinize bir es vermelisiniz. Özellikle “ben gece çok iyi araç kullanırım” deyip, beynin uyku sinyalleri verdiği zamanlarda uzun yola çıkmak tehlike sebebi olacağından gece sürüşlerinden uzak durmalı ya da kontrollü bir şekilde yolculuğunuzu gerçekleştirmelisiniz. Çünkü bu zamanlarda beyinden gelen mesaj uyku olduğu için otoyol hipnozu yaşamanız kaçınılmaz olacaktır. Bununla birlikte boş bir yolda da beyaz çizgileri takip ederek gidiyor olmanız yine siz de hipnoz etkisi yaratacaktır. Peki bu durumda ne yapmalısınız? Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Öztürk, otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki farkı anlatarak otoyol hipnozu konusunda önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Otoyol hipnozu (Beyaz çizgi ateşi) nedir ve nasıl önlenebilir?
Hiç yola çıkıp varacağınız yere geldiğinizde ve oraya nasıl geldiğinizi hatırlamadığınız oldu mu? Eğer cevabınız evetse, otoyol hipnozu yaşadınız demektir.

Otoyol hipnozu bir kişinin aracı normal ve güvenli bir şekilde sürdüğü ancak bunu nasıl yaptığını hatırlamadığı trans benzeri bir durumdur. Otoyol hipnozu yaşayan sürücüler kısa mesafelerde ya da daha uzun kilometrelerce kendilerinden geçebilirler.

Otoyol hipnozu fikri ilk olarak 1921 tarihli bir makalede “yol hipnotizması” olarak ortaya atılmış, “otoyol hipnozu” terimi ise 1963 yılında G.W. Williams tarafından kullanılmıştır.

1920’lerde araştırmacılar, sürücülerin gözleri açıkken uykuya daldıklarını ve araçları normal bir şekilde yönlendirmeye devam ettiklerini gözlemlemişlerdir. 1950’lerde bazı psikologlar, başka türlü açıklanamayan otomobil kazalarının otoyol hipnozundan kaynaklanabileceğini öne sürmüşlerdir. Ancak yeni çalışmalar, yorgunken araç kullanma ile otomatik sürüş arasında bir fark olduğunu göstermektedir.

Yorgun sürüşe karşı otoyol hipnozu

  • Otoyol hipnozu, otomatiklik olgusunun bir örneğidir.
  • Otomatiklik, eylemleri bilinçli olarak düşünmeden gerçekleştirme yeteneğidir.
  • İnsanlar; yürümek, bisiklete binmek gibi öğrenilmiş ve denenmiş bir beceriyi her zaman otomatik olarak gerçekleştirir. Bu beceride ustalaşıldığında ise diğer görevlere odaklanırken bu beceriyi hala gerçekleştirmek mümkündür. Örneğin, araba sürme konusunda yetenekli bir kişi araba sürerken kafasında akşam planlarını gözden geçirebilir. Bilinç akışı diğer göreve yönlendirildiğinden, araba sürerken geçirilen zamanın kısmen veya tamamen farkındalıktan çıkması söz konusu olabilir.
  • Otomatik sürüş tehlikeli görünse de bu durum aslında profesyonel veya yetenekli sürücüler için bilinçli sürüşten daha üstün olabilir. Bir işte yetenekli olan hiç kimse dikkatini sürekli rutin işlere vermek zorunda değildir. Eğer bunu yaparsa, iş bozulmaya meyilli olabilir. Sürüş bağlamında, gerçekleştirilen eylemler hakkında çok fazla düşünmek beceriyi kötüleştirebilir.

Otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki fark nedir?
Otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki fark, tamamen uyanıkken otomatiklik deneyimi yaşamanın mümkün olmasıdır. Yorgunken araç kullanmak ise direksiyon başında uykuya dalmaya neden olabilir. Tehlikeli olan da budur.

Direksiyon başında uyanık kalma önerileri
İster otoyol hipnozu fikrinden korkuyor olun, isterseniz de yorgun ve direksiyon başında uyanık kalmaya çalışıyor olun, odaklanmanızı ve uyanıklığınızı artırmak için yapabileceğiniz şeyler vardır.

Gün ışığında araç kullanın: Gündüz saatlerinde araç kullanmak yorgun sürüşü önlemeye yardımcı olur, çünkü insanlar ışıklı ortamlarda doğal olarak daha uyanık olurlar. Ayrıca, etraf daha az monotondur, bu nedenle çevrenin farkında olmak daha kolaydır.

Kahve için: Kahve veya başka bir kafeinli içecek içmek sizi birkaç farklı şekilde uyanık tutmaya yardımcı olur. İlk olarak, kafein beyindeki adenozin reseptörlerini bloke ederek uykululukla savaşır. Uyarıcı metabolizmayı artırır ve karaciğeri kan dolaşımına glikoz salmaya yönlendirir. Bu da beyninizi besler. Kafein aynı zamanda idrar söktürücü olarak da işlev görür, yani araç kullanırken çok içerseniz daha sık tuvalet molası vermeniz gerekecektir. Ayrıca çok sıcak ya da çok soğuk bir içecek tüketmek dikkatinizi toplayacaktır.

Bir şeyler yiyin: Atıştırmalıklar size anında enerji verir ve sizi görevinizi yerine getirmeye yetecek dikkati sağlar.

İyi bir pozisyon alın: İyi bir duruş, vücuttaki kan akışını en üst düzeye çıkararak konsantrasyonunuzu korumanıza yardımcı olur.

Klimayı açın: Rahatsızsanız uykuya dalmanız veya transa geçmeniz daha zor olacaktır. Bununla birlikte aracın içini soğuk hale getirmeniz, kışın camı açmanız yine işe yarayacaktır.

Müzik dinleyin: Hoşunuza giden müzikler sizi rahatlatırken, sevmediğiniz melodiler rahatsızlığa neden olur ve uyuyacak kadar rahatlamanızı engeller.

Konuşan insanları dinleyin: Yanınızda birisi varsa sohbete katılmak veya radyoda sohbet programı dinlemek müzik dinlemekten daha fazla konsantrasyon gerektirir.

Durun ve mola verin: Yorgun araç kullanıyorsanız, kendiniz ve başkaları için tehlikelisiniz demektir. Bazen en iyi hareket tarzı yana çekmek ve biraz dinlenmektir!

Önlem alın: Uzun mesafe, gece veya kötü hava koşullarında araç kullanmak zorundaysanız yolculuğa başlamadan önce iyi dinlenmiş olduğunuzdan emin olun. Günün ilerleyen saatlerinde başlayan yolculuklardan önce biraz kestirin. Sizi uykulu yapan ilaçları almaktan kaçının.

Reggae Sumfest

Reggae Sumfest

Montego Körfezi, Jamaika 14 – 20 Temmuz

Reggae festivali Reggae Sumfest , her yıl yaz aylarında,  temmuz ayının ortasında, Jamaika’nın Montego Körfezi’nde düzenlenir . Bu sadece Jamaika’nın en büyük müzik festivali değil, aynı zamanda dünyanın en büyük reggae festivallerinden biridir.

Reggae Sumfest ilk kez 1993 yılında düzenlendi ve aralarında Jimmy Cliff, Damian Marley, Ziggy Marley, Stephen Marley ve Toots & The Maytals’ın da bulunduğu dünyanın en iyi reggae sanatçılarından bazılarına ev sahipliği yaptı.

Festivalde her gece canlı performanslar yer alıyor ve Colorfest Plaj Partisi, Serbest Sokak Dansı ve Partisi, All White Partisi ve Blitz Partisi gibi ek partiler de yer alıyor.

İkonik Karl Lagerfeld tarzı Boyner’de

İkonik Karl Lagerfeld tarzı Boyner’de

Boyner, Karl Lagerfeld’in eşsiz tasarımlarıyla bu yaz da ilham vermeye devam ediyor. İkonik tasarımlarıyla zarafeti öne çıkaran Karl Lagerfeld yaz koleksiyonu, çanta ve ayakkabı modelleri ile kadınları şık bir tarzla buluşturuyor.

Karl Lagerfeld ayakkabı ve çanta koleksiyonunda minimalist çizgilerle payetli detaylar göze çarpıyor. Kırmızı, yeşil, siyah renkleriyle tasarlanan ve “Karl Lagerfeld” portreli, zincir detaylı asimetrik çantalar, günlük yaşamda veya yaz partilerinde kurtarıcı rolü üstlenirken, modern ve çekici görünümleriyle dikkat çeken topuklu ayakkabılar, kendinden emin ve sofistike bir tarz sunuyor.