Yazılar

Da Vittorio’nun yaz mönüsü devam ediyor!

Da Vittorio’nun yaz mönüsü devam ediyor!

 Sermet’in Karnesi

Her ne kadar mevsiminler birbirine girmiş olsa da bizlere öğretilen yazın en son ayının Ağustos olduğu değil midir?  

Öyleyse buyurun Eylül’de başlayacak şehir hengamesinde uzakta geçireceğimiz bu son aya dair karne notlarıma…

da vittorio ristorante italiano

Da Vittorio’nun yaz mönüsü devam ediyor!

Mövenpick Hotel Istanbul Bosphorus’un roof’unda bulunan İstanbul’un eşsiz Boğaz manzarasına ev sahipliği yapan İtalyan restoranı Da Vittorio Ristorante Italiano, yeni menüsüyle yaza damgasını vurmaya devam ediyor.

Şef Vittorio Sindoni

Benzersiz bir ambiyans eşliğinde enfes İtalyan lezzetlerini deneyiminize sunan şef Vittorio Sindoni yaz mevsimini yeni menüsüyle taçlandırdı.

Pecorino peyniri ve özel sosu ile Ev Yapımı Tagliatelle, Katalan Usulü Ilık Karides, Limon Soslu Deniz Levreği gibi daha birçok yeni lezzetin yanı sıra yaz sıcaklarında içinizi serinletecek buz gibi imza kokteyller de bu gastronomi şöleninin eşlikçisi adeta.

longosphere

Dünyanın sayılı ve en büyük “Glamping” tesislerinden  Longhospere

Açıldığı yıldan beri gitmek istiyordum daha yeni kısmet oldu İğneada’daki Longosphere’ye gidip, konaklamak.

Cidden de “Trakya’nın saklı cenneti” olarak nitelendirilen İğneada Longoz Ormanları, yılın her mevsiminde ayrı güzelliğe bürünen doğası ile benzerine az rastlanacak bir coğrafya.

LONGOSPHERE

Kamp hayatının lüks versiyonunu yaşıyorsunuz burada. 

Sincap, Kaplumbağa ve Kaplumbağa Plus adı verilen ahşap çadırlarda konaklarken Longoz ağaçlarının arasından gündüz gökyünü, gece ise yıldızları seyrediyorsunuz.

Dünyanın en büyük üçüncü Longoz Ormanının kalbinde yer alan Longosphere Glamping’in  ağaç kesmeden yerleştirilmiş çadırları oldukça da konforlu.

Longoz Ormanlarının dokusuna uygun olarak yerleştirilen çadırların çoğunda klima, duş – tuvalet ve buzdolabı mevcut.

LONGOSPHERE

Unutmadan söyleyeyim; tesis “pet friendly”…

İsterseniz sürekli yayılarak isterseniz de macera ve eğlence dolu aktivitelere katılarak geçireceğiniz Longosphere konaklamanızda Yin-Yang Bar’da imza bir kokteyl içmeyi ya da Food & Wood Restaurant’da yöresel bir şeyler atıştırmayı da atlamamak lazım.

Ayrıca bisiklet, UTV, Doğa Yürüyüşü, Mantar Turu gibi çeşitli aktivitelerle doğaya dokunabilir ve Happy Sapiens Macera Parkı’nda sınırlarınızı zorlayabilirsiniz.

Açık yüzme havuzu, Kasaba Alışveriş Sokağı, Barbekü Alanı ve şahane personelinin üst çıta hizmet anlayışı ile çok farklı bir tatil deneyimleyeceğinizden emin olabilirsiniz.

Magna Manastır

Magna Manastır Hotel Bodrum

Bodrum’un günümüzdeki halini unutun ve havalimanının bile olmadığı 30 küsur yıl öncesine uzanın.

Bırakın zincir otelleri ve tatil köylerini; doğru düzgün konaklama yapabileceğiniz otellerin sayısının bile bir düzineyi geçmediği yıllara…

İşte o yıllardan günümüze uzana bir miras Magna Manastır Hotel.

Bu otelde hemen hemen 3 kuşağın da mutlaka bir Bodrum anısı vardır demak yalan olmaz.

Zira 1986 yılından bu güne Bodrum’un yaz kış açık olan en köklü oteli.

Yıllarca Manastır otel olarak hizmet veren otel, Erciyes dağına ve kış turizmine bambaşka bir boyut kazandıran Magna otel zincirinin çatısı altına girdi ve “Magna Manastır Hotel” adını aldı iki sene evvel.

Magna Manastır

Özüne sadık kalarak ufak tefek renevasyonlar geçiren otel eski şaşaalı günlerini tekrar yaşıyor son yıllarda.

İkonik takı ile adeta Bodrum’un terasındaymış hissi yaşatan restoranı ve havuzuyla yine çok çekici Magna Manastır Hotel.

Adını aldığı eski şapeliyle, mimari karakteriyle, yüzlerce yıllık çamlarıyla, eşsiz manzarası ve muhteşem gün batımıyla bu terasta romantizm adeta ruhunuza işliyor diyebilirim.

Hürrem Sultan Hamamı

Hürrem Sultan Hamamı’nda zaman yolculuğu

“Bu sıcakta ne hamamı Sermet?” dediğinizi duyar gibiyim.

Hararetimizi dindirsin diye çay içen bir milletin evladı olarak özellikle böyle havalarda da hamam ve sauna gibi ritüellere devam edilmesinden yana olanlardanım.

Ölü derilerimizden arınmak ve gözeneklerimizi açmak adına cidden yararlı hamam ve sauna.

Neyse, İstanbul’da “hamam” deyince akla gelen ilk adres hiç şüphesiz Hürrem Sultan Hamamı.

Hürrem Sultan Hamamı İstanbul’un tarihi yarımadasında, Sultanahmet ve Ayasofya Camileri arasında eşsiz bir konumda bulunan bu hamam sunduğu hamam, masaj ve bakımlarla cidden de misafirlerine benzersiz bir deneyim yaşatıyor.

Hürrem Sultan’ın isteğiyle Mimar Sinan tarafından 1556 yılında yapılan beş yüz yıllık hamamın kurulduğu dönemin ritüellerine sadık kalan masaj ve özel bakım uygulamaları denemeye değer.

Türkiye’nin en büyük tarihi hamamı olan ‘Hürrem Sultan Hamamı’nda “Pir-ü Pak, Keyf-i Hamamı”, “Zevk-i Sefa, Ab-ı Hayat Hamamı”, “Gelin Hamamı” ve “Damat Hamamı” gibi uygulamalardan birini mevsim ne olursa olsun denemenizi öneririm.