Okyanusa açılan kapı Cebelitarık
Gibraltar yani Cebelitarık… Dünya’nın en önemli boğazlarından biri olan ve birçok defa savaşlara sahne olmuş Cebelitarık şimdilerde Britanya bağlı bir minik yarımada devleti… Büyük Okyanusa açılan kapı olan Cebelitarık, gezilmesi gereken ender ülkeler arasında.
Cebelitarık, Akdeniz’in girişinde, İber Yarımadası’nın güney ucunda yer alan Britanya Denizaşırı toprağıdır.
Antik çağdaki adı Calpe’dir. Endülüs fâtihi Tarık bin Ziyad’ın 711 yılında ordusuyla birlikte ilk ayak bastığı ve askeri karargâh olarak kullandığı yer olması sebebiyle İslam kaynaklarında “Cebelü Târık” (Tarık’ın Dağı) diye adlandırılmıştır. Bu isim İtalyancaya Gibilterra, öteki Avrupa dillerine de Gibraltar şeklinde geçmiştir.
Cebelitarık oldukça küçük bir ülke. Bu nedenle eğer yürümeyi ve dik yokuşları seviyorsanız araç kullanmaya gerek kalmadan, 2 günde gezebilirsiniz. Cebelitarık’ın ünlü kayasında bulunan Mağribi Kalesi, kuşatma tünelleri, maymun sığınağı, St. Michael mağarası, O’hara bataryası için bir günlük tur yeterli olacaktır. Cebelitarık kayası doğal koruma alanı olarak kabul edilir. Girişte bilet alırken her yere girmenizi sağlayan indirimli kombo biletlerden almanız daha iyi olacaktır. Merkezde bulunan turizm bilgi ofisinden ücretsiz harita ve detaylı bilgiler de alabilirsiniz.
Ülkenin para birimi İngiliz Sterlini ve yemek, içmek, konaklama oldukça pahalı. Bu yüzden İspanya’nın güneyindeki La Linea kentinde konaklayıp günübirlik Cebelitarık ziyareti yapmayı da tercih edebilirsiniz. Bunun için ekstra Şengen Vizesi gerektiğini unutmayın.
Cebelitarık bir ülkeden çok bir kasabayı andırır. Ana caddesi ülkenin merkezi konumundadır. Ana caddeye gelir gelmez sağlı sollu dükkanlar hemen dikkatinizi çekecektir. Bunlar Avrupa’nın vergi cenneti Cebelitarık’ın zenginlik kaynakları arasındadır. Elektronikten oyuncağa, parfümden çikolataya, alkol ve sigaradan hediyelik eşyalara kadar hemen hemen her şeyi vergi avantajı ile uygun fiyata bulabileceğiniz dükkanlarda sıkı pazarlık yapmayı unutmayın.
Cebelitarık’ta göreceğiniz hemen hemen her yer gibi St. Michael mağarası da efsanelere konu olmuştur. Bir zamanlar bu Katedral Mağarası’nın derinliklerinin sonsuzluğa uzandığı ve mağarada bulunan oyukların Hades’in Geçidi olduğuna inanılmaktaydı. Gerçekte ise yağmur sularının binlerce yıl boyunca aşındırdığı kireçtaşı sebebiyle bu muazzam büyüklükteki ve etkileyici yapıdaki mağara oluşmuş.
Avrupa noktası kıtanın en uzak ucunu işaretlemek amacıyla yapılmış. Aracınız olmadan buraya ulaşmak biraz zorlu olabilir fakat buranın manzarası tüm yorgunluğunuza değecektir. Eğer şansınız yaver gider ve hava açık olursa, Afrika kıtasını, Fas’ın Rif dağlarını, İspanya kıyılarını ve Cebelitarık boğazını tek bir noktadan görme zevkine erişebilirsiniz.
Ferhat Kaan Şahin
ferhatks@gmail.com
Instagram: fksahin

