Alya “Duygularımı uçlarda yaşayan biriyim”

Alya “Duygularımı uçlarda yaşayan biriyim”

Alya “Duygularımı uçlarda yaşayan biriyim”

Güçlü ve kadife gibi bir sesin sahibi…  Gücünün kaynağı sadece güzel sesi ya da fiziksel güzelliği değil. Müzik eğitimi de aynı oranda iddialı. Sahnede ışık ışık duruşu, dansı, repertuarı kendisini de sahnesini de fark edilir bir yıldıza dönüştürüyor. Sahne aldığı mekânlarda yer bulmak zor… Bunların hiç biri tesadüf değil elbette ABD’de ses mühendisliği müzik eğitimi almış. Ülkemizde klasik müzik eğitimiyle yetişmiş genç sanatçıyı dev bir orkestra önünde solist olarak çalarken görürseniz de şaşırmayın… Pause derginin Eylül kapak konuğu; Bodrum’da yaza güzel sesi ve sahnesi ile damgasını vuran sanatçı sevgili Alya…  Kendisi ile sizler için keyifli bir röportaj yaptık. adını çıkarın…

Avrupa’da ve ülkemizde konservatuvar, yarışmalar, dereceler…  Sizi biraz tanıyabilir miyiz?  

Mimar Sinan’da yan flüt eğitimi aldım. Dediğiniz gibi daha çok yarışmalara odaklı ve orkestramla çalarak yaşıyordum. Daha çok klasik müzik üzerine bir hayatım vardı. Çok güzel konserler veriyorduk. Hatta hiç unutmam, bir gün Aspendos’ta konser vermiştik, harikaydı.  Orkestra önünde solist olarak çaldığımda olmuştur, ama bir türlü klasik müzik tek başına yeterli olmadı benim için. Boşlukları doldurmam gerekiyordu.

Klasik müzik eğitim almanıza rağmen sahne tarzınız farklı… Nasıl bir geçiş ya da karar oldu sizin için?  

İçimde bir yerlerde müziğin sakin değil de, çılgın bölümüne doğru hep bir çekilmişliğim vardı. Bu yüzden Amerika’ya yerleştim, Los Angeles’ta ses mühendisliği ve müzik prodüktörlüğü eğitimi aldım. Üniversite projesi olarak birine albüm hazırlamam gerekiyordu, ’Bu kişi neden kendim olmayayım?’’ derken, bir baktım küçük bir albümüm var elimde ve Capitol Records şarkılarımla ilgileniyor. Yapmak istediğimin gerçekte ne olduğunu işte o zaman anladım ve ‘’Tamam’’ dedim.

 İngilizce şarkılar söyleyebilen ve sesine de yakışan bir sese sahipsiniz.  Bu alanda ilerlemeyi düşünüyor musunuz? İngilizce  albüm, klip vb.?

Benim yazdığım ve yaptığım şarkıların neredeyse tamamı İngilizce. Kesinlikle şarkılarımı değerlendirmeyi ve beğenilere sunmayı planlıyoruz. Amerika’dan ilk döndüğümde Türkiye’de İngilizce bir şarkım çıkmıştı. Bunun devamını kesinlikle getireceğiz. Ben de çok istiyorum.

Oyunculuk eğitiminiz var. Hatta ünlü komedyen Cem Yılmaz ile bir reklam filminde rol almışlığınız da var. Bu deneyim nasıldı? Ya da oyunculuğunuzu kendiniz nasıl buldunuz? Yine düşünür müsünüz? Var mı bu tarz yeni ek planlar?

Oyunculuk da sanatın bir dalı… Tabi ki bana uyan bir projede yer almak isterim. Kendime meydan okumayı, sınırları zorlamayı seven bir yapım var. Nitekim müzikle ilgilendiğim, konservatuar okuduğum zamanlar Cem Yılmaz ile reklam filmini çekmiştik. O zamanlar bir kaç dizide de rol alıyordum. Amerika’ya taşınmasaydım belki kariyerim o yöne doğru evrilirdi, kim bilir…

Şarkılarınız, sahneniz çok beğeniliyor. Repertuarınızı nasıl belirliyorsunuz? Enerji düzeyi yüksek parçalar olduğu için mi? Nedir bu sahnenin sırrı?…

Benim repertuvarım tamamıyla nabza göre şerbet üzerine kuruludur. Artık seyircimi tanıyorum, ne istediklerini hissediyorum ve kalbimden gelenin doğru olduğuna inanıp ona göre seçiyorum şarkıları. İnanır mısın sahneye çıktığımızda başlangıç ve bitiş şarkımız dışında hiç bir sıralamamız yok. İşin sırrı sanırım beraber eğlenebilmekte. Kocaman bir partiymiş, hepimiz arkadaşmışız gibi beraber gülüp eğleniyoruz. Gerçi artık çoğu arkadaşım oldu.

Dünyada dijital devrim ile haksız bir rekabet söz konusu… Satın alarak elde edilen beğeniler, tıklanmalar, gerçek olmayan rakamlar. Trend videolar listesine girmek, müzik platformlarında üst sırlarda bulunmak gibi… Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Mikro influencer dönemi başlıyormuş.Yani artık takipçi sayısından ziyade kendi kitlene ne kadar hitap edebildiğin önemli olacakmış. Hep beklediğimiz dönem bu sanırım. Ben kitleme ne kadar hitap edebildiğime bakarım, satın alınarak hissedilen bir duygu ne kadar samimi ve başarılı hissettirebilir ki?

Nasıl bir insansınız yani hassas mı, tutkulu mu, kinci mi?

Çok duygusal ve duygularımı uçlarda yaşayan biriyim. Üzüldüğümde bir daha ayağa kalkamayacakmışım gibi, mutluyken de dünyanın tepesindeymişim gibi hissediyorum. Bu sahne hayatımda bir lütuf olsa da, özel hayatımda biraz yorucu olabiliyor. Çok kolay biri olduğum söylenemez ama pozitif ve çevreme sevgi veren biri olduğumu düşünüyorum.

İş dışında kendinize zaman ayırdığında neler yaparsınız?

Resim yapmayı seviyorum, pek başarılı olmasam da playstation oynamayı çoook severim! Saatlerimi geçirebilirim bir oyun başında.

Şu anki kariyer gidişatınızdan memnun musunuz?

Evet, çok memnunum. Olması gereken hızda, emin adımlarla ilerlediğimize inanıyorum. Şans, bana göre; hayatın karşına çıkarttığı fırsatlara hazır olduğun anlardır. Benim karşıma da hep ihtiyacım olanı çıkartıyor bu sıralar. Murat Dalkılıç’la çalışmaya başladık. Kendisi projemizin yapımcılığını üstlendi. Bitmiş 3 şarkımız var. Ve durmadan üretmeye devam ediyoruz. Bana inandığı ve hayalime ortak olduğu için çok mutluyum.

Rol modeliniz var mı?

Beyonce gibi bir entertainer olmak istiyorum. Hala daha koşu bandında Beyonce’nin iki saatlik konserini açıp, şarkılarını söyleyip koşarak idman yapıyorum. Sahnede yorulmamayı buna borçlu olabilirim sanırım. Benim için sahnede göze, kulağa ve duygulara aynı anda hitap etmek önemli. Birde minik serçemiz Sezen Aksu gibi şarkılar yazabilmek isterdim.

Basında kimi zaman adınız iş dışında,  özel hayatınız ile de anılıyor? Aşk da yazılıyor.  Ne yapıyorsunuz? Nasıl karşılıyorsunuz bu tip haberleri?

Kimi zaman doğruluğunu inkar edemesem de kimi zaman saptırılmış haberlerle de karşılaşıyorum. Benim için önemli olan hayatımdaki değer verdiğim insanların nasıl hissettiği, ben çok takılmıyorum yazılanlara. Tek istediğim sevdiklerimin üzülmemesi oluyor bir haber okuduğumda. Hayatımı göz önünde yaşama fikri beni rahatsız etmiyor.

Hem yüzü hem de fiziği güzel bir insan olarak nelere dikkat edersiniz? Beslenme, spor?

Bir yemek diyetim var ama kilo vermek için değil, sesime zarar gelmemesi için. Tam tersine biraz kilo almaya çalışıyorum diyebilirim. Sahnede ve dans derslerinde yeterince spor yaptığımı düşünüyorum. Biraz genetik, biraz da çalışma hayatı, bir de biraz bakımlı olmak diyebiliriz.

 Sizce başarının sırrı nedir? 

Bir yerde okumuştum; “Başarının sırrı amaca sadakattir”. İstikrar, inanmak, ve vazgeçmemek… Biraz da şans; Hayat fırsat getirdiğinde, hazır olmak yani…

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir