Çağlar Solmaz, Zoru görmeden kolaya ulaşmak diye bir olgu yok

Solmaz Group A.Ş Çağlar Solmaz

 

 

Solmaz Group A.Ş  Çağlar Solmaz

 

Zoru görmeden kolaya ulaşmak diye bir olgu yok bana göre. Kendi işimi yapmayı seviyorum. Zoru seviyorum, insanlara çalışma alanları oluşturabilme, ülke ekonomisine, istihdamına katkıda bulunabilme benim önceliklerimden.

Yaptığım iş ne olursa olsun; çobanlık veya yönetim kurulu başkanlığı, kurucu, girişimci ne olursa olsun beni tutku ile meşgul etmesi önemli. Daha da önemlisi kendi kaderini kendi çabanla kendin belirliyorsun. Bu harika bir duygu…

 

Girişimci olmak onun için bir tutku.. Kolayı seçmiyor. Risk almayı seviyor. O’nun için cesaretli olmanın en iyi yanı “kendini ve potansiyel alanlarını keşfetmesine izin vermesi”. Bulunduğu sektörlerde yaptığı işe olan tutkusu,  zor durumlarda direncini ve esnekliğini yeniden keşfetmesini sağlıyor. Karakteristik yapısını ve hayata bakışını kısaca yukarıdaki cümlelerle tanımlayan Çağlar Solmaz yeni bir alana daha Solmaz Gruop A.Ş olarak imzasını atıyor ve diyor ki; “bu yaz herkes Lourean mayo giyinecek”…

Kendi işinizi yapmayı seviyorsunuz? Riskli değil mi? Şimdi tekstil sektörü ve hem son derece iddialı bir alan? Neden?

Zoru görmeden kolaya ulaşmak diye bir olgu yok bana göre. Kendi işimi yapmayı seviyorum. Zoru seviyorum, insanlara çalışma alanları oluşturabilme, ülke ekonomisine, istihdamına katkıda bulunabilme benim önceliklerimden. Ayrıca; bu şekilde iş hayatında varlık gösterdiğimde her zaman ilerleme kaydedebileceğimi hissediyorum, başardığım zaman kendime hissettiklerimi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Ciddi bir motivasyon bu benim için. Yaptığım iş ne olursa olsun; çobanlık veya yönetim kurulu başkanlığı, kurucu, girişimci ne olursa olsun beni tutku ile meşgul etmesi önemli. Daha da önemlisi kendi kaderini kendi çabanla kendin belirliyorsun. Bu harika bir duygu…

Tekstil sektörüne yatırım yapmak böyle bir dönemde ürkütmedi mi sizi?

Babam 2008 yılında piyasa şartlarından dolayı battı. 2010 yılında birikimimle baba mesleğim olan demir doğrama işine girdim. Hem restoran, hem servis şoförlüğü, hem demir doğrama üç iş devam etti. Demir doğrama işinde büyük firmalara taşeronluk yapmaya başladım.  2011 yılında şu andaki firmamı Solmazlar Group’u kurdum. Kendi işini kurmanın, risk almanın ne demek olduğunu, neler gerektirdiğini çok iyi biliyorum. Bilmek, deneyimli olmak güçtür. Bu gücü hissederseniz ki; girişimci olmanın en iyi yanı bir şeyi sıfırdan oluşturabilmek, ne ürkersiniz ne de cesaretsiz kalırsınız… Bilgi ve tecrübe en az cesaret ve mücadele kadar gerekliliktir. Aslında Girişimcinin süper gücüdür. Hem kendi hem kurumsal özgüvenidir. Bu varsa ürkmeye yer yok.

 

Kurumsal olarak Solmazlar A.Ş’den bahsedelim mi? Neler yapıyorsunuz?

Şöyle anlatayım. Mücadeleci bir yapım var ve kolay vazgeçmiyorum. Hayalini kuruyor ve hayata geçiriyorum. Kendime ve ekibimdeki profesyonellere inancım yüksek. 2012 de restoranı devrettim, servisçiliği de bıraktım ve en en iyi bildiğim iş olan demir doğramaya yöneldim. Bir yıl önce kurduğum Solmazlar Group bünyesinde 4 ayrı şirket kuruluş var. Çelik konstrüksiyon konusunda ülkemizin önde gelen bir firmasıyız. 6 yıl içinde 250 çalışanı ile 10 bin metrekareye kurulmuş bir demir çelik fabrikası ve yine satış ile alakalı olan bin metrekare bir showroomumuz var.

 

Neler yapılıyor burada biraz daha açarsanız örneğin yaptığınız çalışmaların,  projelerin isimlerini verebilirsiniz..

Elbette… Solmazlar Group, proje üreten bir firması. Gelen projeleri kendi bünyemizde mühendislerimiz detaylı şekilde inceledikten sonra; projeye göre imalatı yapılıp, yerinde montaj dahil, çelik konstrüksiyon yapıyoruz. Yurt içi ve yurt dışı birçok önemli projeye imza attık. Birçok spor merkezi, AVM, Karayolu üst geçidi, 3. Havalimanı PTT Kargo binası, 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Müzesi’nde markamızın adı var.

 

Şimdi de yeni bir marka, yeni bir projenin girişimi içindesiniz. Çok da iddialısınız “ bu yaz herkes Lourean Mayo giyinecek “ diyorsunuz. Çalışmalarınız ne aşamada?

Giyinecek. Plaj modası önemli, pazarda kaliteli işlere ve farklı çizgilere ihtiyaç var. Araştırtma yapıp insanların beklentisini karşılayacak şekilde tasarım geliştirmek, AR- GE çalışmalarını izlemek önemli.  Çizimlerimiz, modellerimiz tasarılarımız tamamlandı. Numunelerimiz çıktı. Üretime geçtik. Yüksek derecede tempolu dinamik, müşteri odaklı bir marka olarak yola çıktık. Miami, Phuket ve Bali’de mayo mankenleri ile anlaşmalarımızı yaptık. Önümüzdeki ay çekimlerimizi sürpriz bir sahilde yapacağız. İstanbul, İzmir, Ankara ve Monetnegro’da düzenleyeceğimiz defilelerde ilgi çekecek iddialı çalışmalarımız sunulacak. Bu defileler ile önce Türkiye’de sonra ülkemizi markaların yarıştığı küresel dünyada ülkemiz adına temsil edeceğiz. 2019 yaz sezonunda dünya plajlarında Lourean markasını herkes görecek. Almanya, İtalya, Rusya, Dubai ile görüşmelerimiz başladı. Hedefimiz dünya plajlarına markamızla açılmak. Pazar araştırmalarımızı titizlikle yapıyoruz.

Tüketici ya da müşteri önemli?

Tüketici önemlidir. Tüketici araştırmaları yapan dünyaca ünlü araştırmacılar tüketici için şunu söyler; “ tüketiciyi, müşterinizi önemseyin çünkü o kimi zaman siz kimi zaman ailenizden insanlar”…  Doğru. Dünya aslında özünde tüketim toplumu… Moda ve veya diğer teknoloji, yaşam başlığı altında toplanabilecek tüm başlıklar tüketime hizmet eder. Üretim önemlidir ama tüketim çizgileri, gidişata yön verir.  Bu manada fikir ve modayı, sanatı kararak güzel çalışmalar hazırladık. Bu yaza; Solmaz Group A.Ş adına tekstil sektöründe plaj modasında imzamızı atacağız. İddialıyız.

 

 

İnsanların ihtiyaç duyduğu;  detayları bulabileceğiz diyebilir miyim?

İhtiyaçları moda, trend ve şıklıkla bütünleştirip, doğa dostu, çevre dostu ürünler ile çalışmalar hazırladık. Memnuniyeti de ölçümleyeceğiz elbette. Her ürünün kendi çizgileri ve hassasiyetleri var neticede. Bu işi de profesyonellerle hazırlıyoruz. İhtiyaç ve beklentileri beğenileri üçlü etki için eşit dengede hazırlamak, sunmak ve kullanıcıların görüşlerini memnuniyetlerini ölçmek bizim için önemli.

 

Motivasyonunuz çok yüksek. Bunu konuşurken benden dilinizden fark ediyorum. Nedir bu enerjinin sırrı?

Bir iş yönetmek, yani başka insanların durumlarından ve gelirlerinden sorumlu olmak bana dünyanın en çalışkan insanı olma motivasyonunu ve disiplinini her bir hücremde hissettiriyor. Sorumluluk duygusu. Ülkeme faydalı olabilmek, tanıtımına olumlu katkı sağlamak fikri kadar insanı yaşama bağlayan bir motivasyon kaynağı daha yok. Sıkı çalışmanızı sağlıyor. Üstelik bunun mükafatını da muhakkak alırsınız.

 

Sizce başarının sırrı ne?

Girişimci olmak, tutku ve cesaretle, disiplinle çalışmak başarının bendeki sırrı… Tanımı. Bir masa başında belirli bir süre oturmam, belli bir sayıda proje üstünde çalışmam ve aylık bir hedefi tutturmam gerekmiyor. Asıl gereken sınırları kaldırıp çıtayı her gün daha yukarıya çekmeyi kendime kanıtlıyor olmam. Karar alama mekanizmanız hızlı olmalı. Çağımız bilimsel kanıta dayalı belge çağı. Araştırma yaptırarak geleceğe stratejik açıdan sağlam öngörüyle bakmak önemli. İç görüleri okumak büyük datayı yönetmek yenilen bilgi ile olur. Ölçerek, beklentiler ve beğenileri doğru okumak, stratejik güçlü yatırım yapmak için iyi izlemek önemli. Dünyayı yarınları görmek istediğiniz gibi hayal edin ve bu hedefiniz için çalışın.

 

Bir grubun kurucusu olmanın sizce en güzel yanı nedir?

Benim değerlerimi destekleyen bir kültür ortamı, istihdam, markalaşma, ülke ekonomisine üretim ayağında katkı sağlamak diyebilirim. Bir başka olumlu tarafı da kendinizi istediğiniz gibi üretim için zihninizde serbest bırakabilirsiniz. Bu zihin serbestliği çabalama gücünüzü, yılmamanızı inanılmaz derecede körüklüyor. Seviyorum bu duyguları.

 

Sosyal medya ile aranız nasıl?

Sosyal ortamları takip etmek gerekiyor. Dünyanın paylaşımını kolaylıkla takip etme imkanınız oluyor. Paylaşımlar; göründükleri gibi değil çoğu görülmesi, istedikleri gibi paylaşımlar… hepsi için geçerli olmasa da bir çoğu için böyle… Bu yıl dijitalde fake haber sayısı dünya rekoru kırdı.

 

Spor yapıyor musunuz?

Fırsat buldukça… Çocuk yaşlarımdan beri ilgi alanıma giren ve severek yaptığım şey futbol oynamaktır. Beşiktaş’ın alt yapısında 14-16 yaş seçmelerini kazandım ve oynadım. Gol krallığı kupalarım var. Ancak iş ve okul hayatım sebebiyle futbol bende bir keyif ve zevk olarak kaldı. Fırsat buldukça oynarım. İzlerim. Takım olarak Galatasaray taraftarıyım. Ayrıca yüzmeyi çok severim.

 

İşinizin en keyifli kısmı nedir?

Bulunduğum sektörlerde yaptığım işlerin tüm yönleriyle bilmek, bilmediğiniz alanlarda profesyonellerden, uzman kişilerden yardım almak, fikirlerinizin filizlenmesini izlemek en keyifli kısmı.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir