SABAHATTİN YAKUT “EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞIM AİLEM”

SABAHATTİN YAKUT “EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞIM AİLEM”

Başarılı oyuncu Sabahattin Yakut, dijital platformlardaki özgür çalışma ortamından tiyatrodaki senaristlik ve yönetmenlik projelerine kadar kariyerinde çeşitliliği ön plana çıkarıyor. Yakut, “Oyunculukta sınırsız bir alan var; içimdeki çocuk gibi her rolü oynamak istiyorum” diyor.

NAZAN ORTAÇ

nazanortac@outlook.com.tr

Sabahattin Yakut

Yeni projeniz “Mavi Mağara” filmine nasıl dahil oldunuz?

Tabii ki Kerem Bürsin sayesinde. Onunla uzun zamandır tanışıyoruz. İçtenliğine, samimiyetine ve dünya görüşüne saygı duyuyorum. Kerem’in yazdığı senaryonun da kendisi gibi ortalamanın dışında olması sebebiyle, hiç düşünmeden kabul ettim.

Filmdeki karakterinizi biraz anlatabilir misiniz? Bu role hazırlanırken nasıl bir süreç izlediniz?

Cem’in en yakın arkadaşı ve bir SAT komandosu olan eğlenceli, muzip birini canlandırıyorum. Cem kadar deli biri olmasa da olaylara karşı daha temkinli. Sualtı sahneleri olduğu için özel eğitim aldık, hatta bir keresinde gözlerim suyun altında uzun süre kaldığı için kısa süreli bir rahatsızlık yaşadım, ama neyse ki kalıcı bir problem olmadı.

Sabahattin Yakut

Son yıllarda dijital platformlarda sıkça rol alıyorsunuz. Dijital projelerde çalışmakla geleneksel televizyon dizilerinde çalışmak arasında sizce en büyük farklar neler?

Dijital platformlarda daha fazla enstrüman kullanabiliyorsunuz. Ulusal kanalların belirli matematikleri ve reklam kaygıları var. Bu, işlerin daha maddi gelirlere endeksli olmasına neden oluyor. Dijitalde ise yazar, yönetmen ve oyuncular olarak daha özgürüz. Bu, yaratıcılığı daha fazla ön plana çıkarıyor.

Dijital işlerdeki artış oyunculara ve sektöre sizce nasıl bir etkide bulunuyor? Daha yaratıcı işlerin çıkmasına katkıda bulunduğunu düşünüyor musunuz?

Evet, kesinlikle. Dijital platformlarda daha konsantre ve özgür bir süreç var. Ulusal kanallarda olduğu gibi belli kalıplara girmek zorunda değiliz. Bu, yazarlık, yönetmenlik ve oyunculuk açısından herkese katkı sağlıyor. Seyirci de daha seçici olabiliyor, bu da daha kaliteli işlerin ortaya çıkmasını teşvik ediyor.

Sabahattin Yakut

“ÖĞRENCİLİK HEYECANIM HİÇ BİTMİYOR”

Projelerinizde çeşitliliği gözlemliyoruz hem sinema hem dizi hem de dijital platform işlerinde yer alıyorsunuz. Sizi bu kadar farklı türlerde projeler çekmeye ne motive ediyor?

Oynamanın sınırı ve alanı yok. Kendimi çocuk samimiyetinde görüyorum. Bir çocuk nasıl her oyunu oynamak isterse, ben de her role varım. Oyunculuğun bu tarafı beni motive ediyor.

İleriye yönelik projelerinizden bahsedebilir misiniz? Yakın zamanda üzerinde çalıştığınız ya da hedeflediğiniz bir rol var mı?

Evet, dijital platformda yayınlanacak bir dizi ve sinema filmi projem var. Çekimleri devam ediyor. Ayrıca şu an vizyona girmiş iki filmim var: “Mavi Mağara” ve “Dengeler”. Dijital platformda yayınlanacak bir dizideki rolüm için de hazırlık yapıyorum.

Bir oyuncu olarak kariyerinizde en çok gurur duyduğunuz an nedir?

Yaptığım işin rolün ereğine ulaşması benim için en büyük gurur kaynağı. Kendimi beğenmesi zor biriyim, bu yüzden kendimi ikna etmem kolay olmuyor. Ama başarıya ulaştığım anlar, gurur duyduğum anlar oluyor.

Oyunculuk dışında herhangi bir sanatsal ya da yaratıcı proje üzerinde çalışıyor musunuz? Örneğin yönetmenlik ya da senaristlik gibi…

Evet, tiyatroda yazarlık ve yönetmenlik yapıyorum. Yazıp yönettiğim oyunlar var. Ayrıca bir dizi senaryosu yazdım. İlk kısa filmimi de çekmeye hazırlanıyorum. Şu sıralar Erçin Karabulut’tan (Dengeler’in görüntü yönetmeni) ders alıyorum. Öğrencilik heyecanı yaşıyorum!

Oyunculuk kariyerinize ilk adım attığınız zamanlardan bugüne kadar en büyük ilham kaynağınız ne oldu?

Ailem, en büyük ilham kaynağım oldu. Doğudan batıya göç eden bir ailenin en küçük bireyi olarak, onların yaşam biçimi, hayat mücadeleleri ve duruşları bana hep ilham verdi. Özellikle annemden dinlediğim hikayeler…

Sabahattin Yakut

Hangi oyuncular veya yönetmenlerle çalışmak istersiniz? Hayran olduğunuz isimler kimler?

İsimlerden çok niyet beni daha fazla ilgilendiriyor. Bana yeni fikirler kazandıran herkese açığım. Ama Coen kardeşler gerçekten idolümdür. Hikâye anlatımları ve sinematografileri harika. Tarantino da benim için ayrı bir dünya. Ayrıca Michael Haneke ile çalışmak da harika olurdu. Türkiye’den ise Altan Dönmez, Çağatay Tosun, Reha Erdem ve son dönemde çalıştığım Süleyman Mert Özdemir’i “en iyiler” olarak sayabilirim. Oyunculukta ise Şener Şen benim için vazgeçilmez.

Yoğun bir çekim takviminiz olduğunda rahatlamak için neler yapıyorsunuz? Boş zamanlarınızda neler yapmaktan keyif alırsınız?

Her sabah uyanır uyanmaz kahvemi alıp sayfalarca yazı yazarım, ne yazdığımın hiç önemi yok. Bu beni her gün tazeler. Ayrıca yeni taşındığım evimin bahçesiyle ilgileniyorum, bahçeme gelen hayvanlarla vakit geçirmek en rahatlatıcı şeylerden biri. Teşekkürler.